Ömer Küçükkaya
Köşe Yazarı
Ömer Küçükkaya
 

Türkiye’nin Kader Kavşağı: Geçim, Seçim ve Bursa Projeksiyonu

Türkiye’nin içerisinde bulunduğu yüksek enflasyon ve ekonomik krizin ağır yıkım bilançosunu, tek başına Adalet ve Kalkınma Partisi üzerine yıkarak bir sonuca varamayacağımız gibi mevcut şartların iyileştirilmesi ve toplumsal refahın sağlanması için tek çıkış, yine AK Parti diyen bir toplum ile yüz yüzeyiz. Türkiye, bir yandan yüksek enflasyon ve ekonomik daralmanın getirdiği ağır fatura ile mücadele ederken, diğer yandan 2027 yılına odaklanan bir seçim takvimini konuşmaya başladı. Ancak mevcut tabloyu sadece AK Parti üzerine yıkmak bir çözüm üretmediği gibi; iyileşme ve toplumsal refah için yine mevcut siyasi iradenin "Türkiye Yüzyılı" vizyonu tek çıkış yolu olarak duruyor. Bu siyasi ve ekonomik denklemin çözüldüğü ana merkez ise tarihsel misyonuyla yine Bursa…   Siyasetin Yeni Rotası ve Adaylık Tartışmaları Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in 2027 yılı Ekim ayında seçim olacağına yönelik söylemleri ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin CHP’ye dair “pozitif ikazları” ışığında görmekteyiz ki; ülkenin genelinde yaşanan “geçim sıkıntıları”, hem “seçim” takvimini hem de seçim ittifakını doğrudan etkilemektedir. Bir yanda 75 yaşındaki, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yeniden “Cumhurbaşkanı Adayı” olacağına dair iddialar öte yanda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Cumhurbaşkanı Adayı” olacağına dair hazırlıklar yoğunluğunda, Ali Babacan ismini parlatmaya çalışanların lobi faaliyetlerini gözlemlerken, geçim ve seçim yarışını sessizce takip etmekteyiz. Ve görmekteyiz ki; bahse konu siyasi düğümün çözüleceği yer sahadır yani Bursa’dır. Türkiye Yüzyılı projeksiyonunda; ülkenin resmi sınırlarının doğal sınırlarına ulaşması neticesinde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin özellikle son dönemde küresel bir yayılımcılık gösteren “Türk Savunma Sanayi” iştirak ve ürünleri ile yayıldığı coğrafyayı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Üs Komutanlıklarını değerlendirdiğimizde; “Türkiye Süper Güç olmuştur” diyebiliriz. Bu minvalde gün yüzüne çıkan projeler, gün yüzüne çıkacakların ışığıdır… Bursa’nın Siyasi ve Bürokratik Ağırlığı Elbette tüm bu bölgesel ve küresel değişkenlikler ile dengeler içerisinde vatandaşın geçim, siyasetin ise seçim gündemi olmasına rağmen Bursa; en hassas denge belirleyici olarak gücünü korumaya devam ediyor. Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2 yıl gibi uzun bir dönemdir gelmediği Bursa’ya, önümüzdeki hafta 2 günlük dev bir program için gelecek olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un yoğun programı kritik değerde önemlidir. Bursa; uzun bir aradan sonra en üst düzeyde, ulusal vitrinde boy gösterecektir. Ve bu fırsatın kaçırılmaması hayati derecede önemlidir… Ticaret ve sanayi şehri Bursa’nın yaşadığı ağır ekonomik buhranlara rağmen kırdığı ihracat rekorlarını küçümseyemeyiz. Otomotiv, tekstil, tarım, turizm, teknoloji, enerji ve savunma sanayi şehri olan Bursa’nın gücüne güç katan unsurlardan biriside Ankara’daki güçlü kozları diyebiliriz. Son dönemde Ankara’da elini hızla güçlendiren Bursa, aslında Bursalıların farkında olmadığı kadar güçlü bir sinerji ile Türkiye’nin kalbi olduğu gerçeğini tüm dünyaya yüksek bir frekans gücü ile haykırıyor. "Geçim" ile "Seçim" Arasındaki Denge Bursa’nın hayati fırsatlarından birisi olarak sessizce şehri şekillendiren Bursa Milletvekili Efkan Ala;  4 dönem Milletvekili olması ötesinde siyasi ve bürokratik tecrübeleri ile şehrin en önemli fırsatı diyebiliriz. İçişleri Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı’nda ki çeşitli bürokratik görevlerinden sonra önce Batman sonra Diyarbakır Valiliği ile yükselişe geçen Bursa Milletvekili Efkan Ala; Başbakanlık Müsteşarlığı, iki dönem İçişleri Bakanlığı ve AK Parti Genel Başkan Vekilliği görevleri ile şehrin mihmandarı olmayı başarmış bir isim. Küresel coğrafyada “Türkiye’nin derin aklı” olarak tanımlanan Bursa Milletvekili Efkan Ala; siyasi rakiplerine göre hem genç yaşı, hem de dinamik ve hareketli kişiliği ile iktidarın vizyonuna ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi misyonuna güç katan hamleler ile Bursa’yı oyun kurucu bir konuma taşıdı. Yaşayarak görmekteyiz ki; Bursa Milletvekili Efkan Ala, "oyun kurucu" ve "devlet aklı" rolü ile Bursa’nın Ankara nezdinde ki temsil gücünü simgeliyor. İşte bu sebeple “geçim” ile “seçim” arasındaki dengenin belirleyicilerinden olan AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Bursa Milletvekili olarak hükümetin elindeki en kritik koz diyebiliriz. Sonuç itibariyle Bursa; Türkiye’nin en büyük ihracat ve üretim üssü olarak, hükümetin “Türkiye Yüzyılı Reformları” için rol model olacak şehirlerin öncüsü olmaya adaydır. Ve Bursa, tüm başarıları ile lider şehir olduğunu her defasında kanıtlamıştır. Bursa’nın Bürokratik Gücü ve Gelecek Vizyonu Türkiye’nin geçim ve seçim takvimi içerisinde önemli bir rol model olarak önümüzde duran Bursa; Emniyet Genel Müdürlüğü ötesinde büyük şehir tecrübeleri bulunan Vali Erol Ayyıldız liderliğinde gücüne her geçen gün güç katarken, yatırımlarında sağlıklı bir şekilde hayata geçirilmesini sağlıyor. Ve yine önceki dönem Bursa Valilerinden Yakup Canbolat’ın Ankara Valisi olması ile birlikte elini üç kat daha güçlendiren Bursa; artık büyük şehir olduğunun bilinci ile kritik hamleler yapmak zorunda.  İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere birçok Bakanlık bünyesindeki “Genel Müdürlük” makamlarında daha fazla “Bursa markalı” bürokrat, Vali Yardımcısı ve İl Müdürü görmek istediğimiz bir dönemde, Bursa Milletvekillerinin Efkan Ala fırsatını AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan ile birlikte çok iyi değerlendirmeleri gereken bir dönemden geçmekteyiz. Adalet ve Kamu Yatırımları Adalet Bakanı Akın Gürlek; Bursa’nın acilen yapımına ihtiyaç duyduğu “Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adalet Kampüsü” ile “Cezaevi Kampüsleri” konusunda önemli bir fırsat olarak başarılı işlere imza atarken, başta Bursa Milletvekili Avukat Mustafa Yavuz olmak üzere hukukçu Milletvekillerinin Ankara lobilerindeki kulislerini hızlandırmasında fayda olduğunu belirtmek isterim. Burada belirtmek isterim ki; Bursa Milletvekillerinin lobi faaliyetleri, şehrin fiziksel altyapısının siyasi nüfuzla dikey yürümesi açısından önemlidir. Bu şekli ile belirtmek isterim ki; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı alanlarında Ankara’ya kazandırılacak önemli bürokratları ve İl Müdürleri olan Bursa; Savunma Bakanlığı bünyesinde şehirde görev yapan komuta kademesinde ki isimlerin üst rütbelere yükselme fırsatlarını kaçırmamalıdır. Özellikle şehre önemli değerler katan başta Osmangazi Kaymakamı Ali Partal olmak üzere Kaymakam ve Vali Yardımcılarından çevre şehirlere “Vali” ve Ankara’da önemli pozisyonlara “Genel Müdür” ve “Başkan” atamaları gerçekleştirilmesi, Türkiye’nin kalbi Bursa’nın daha sağlıklı ve daha güçlü ekonomiler üretmesi açısından hayati öneme sahip ataklar olacaktır.   Bursa; son dönemde Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’in şehre olan yatırım hamleleri ile 2025 yılından bugüne önemli başarılara imza atarken, İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer kadar önemli değerler katan Vali Yardımcısı Kadir Sertel Otcu’yu unutmamak gerekir. Ve yine şehrin önemli sorunlarından olan göç, afet risk durumu, kentsel dönüşüm ve çevre ile şehircilik gibi alanlarında olduğu kadar basın ve halkla ilişkiler hususları dâhil başarılı işlere imza atan Vali Yardımcısı Salih Altun ismi de İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin gözünden kaçmayacaktır kanaatindeyim. Ekonomik Buhran ve "KOBİ" Odaklı Kurtuluş Reçetesi Türkiye’nin geçim ve seçim takviminde siyasi başarının yolunun bürokratik atamalar ve güçlenmelerden geçtiğini unutmamak gerekiyor. Son 4 yıldır net bir şekilde görmekteyiz ki; hem esnafın hem de iş dünyasının sorunları ile ilgilenen, şehre ekonomik ve sosyolojik anlamda çözüm üreten en etkili kurumların başında “Bursa Ticaret ve Sanayi Odası” gelmektedir. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın üst üste ve defalarca Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat başta olmak üzere onlarca defa Bakan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ağırladığı ortadayken, Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odalar Birliği’nin şehrin yükünü alamadığını hatta üye aidatlarını “garanti” altına almanın ötesine geçemediğini de hatırlatmak zorundayız. 90 bin üyesi ile adeta ihtiyarlar kulübüne dönen Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odalar Birliği başta olmak üzere Ticaret Bakanlığı’nın “Esnaf” kavramını küresel boyutta güncelleyerek süreci “Kobi” olarak çözümlemesi elzemdir. Kendi işyerine çırak bulamayan bir esnaf örgütlenmesiyle modern ekonomi yürütülemez! Bu minvalde esnaf ve kobi dinamiklerini bilen ve hayatının tüm aşamalarında süreçleri yaşayarak konuya dair kritik tecrübeler kazanan Bursa Milletvekili Refik Özen, çok doğru bir referans ve belirleyici olacaktır. Bursa esnafının kurtuluşu, “Kobi” olmakta saklıdır. Milletvekili Refik Özen’in bu husustaki rehberliği, Bursa esnafının kurtuluş anahtarıdır. Ticaret Bakanlığının bu hususta tüm süreci, kurumsal altyapısı sağlam olan “Ticaret ve Sanayi Odaları” üzerinden yeniden şekillendirmesinde; hem ekonomik hem de sosyolojik faydanın önemine bir kere daha vurgu yapmak istiyorum. Üye aidatını garantiye almanın ötesine geçemeyen, 14 yıllık BESOB Başkan Vekilliği ve 4 yıllık Başkanlık döneminde Çataltepe Sanayi Bölgesi’nin çürümesinde vebali olanların yetersizliğini görmek ve kabul etmek zorundayız. Ve yine üyesi esnaflarını çaresizliğe itenlerin, hem şehre hem de ülkeye verdikleri sosyoekonomik zararı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a rapor etme zamanı gelmişte geçmektedir. Fayda üretmeyen her kişi ve kurum, hem Milli zararın hem de Milli iflasın sebebidir! Kendi işyerlerine bile “çırak” bulamayan esnaf örgütleri ile Türkiye ekonomisinin ilerleme şansı maalesef yoktur! İşi, ustalarına ve büyüklere bırakma zamanı gelmiştir… Payitahtın "Türkiye Yüzyılı" Rolü Bursa; Türkiye’nin kalbidir! Bursa’nın sorunlarını ve sorunlu kurum ile kuruluşlarını görerek, Türkiye Yüzyılında ülkenin gücüne güç katacak reformları hızla hayata geçirebiliriz. Çözümün değil, sorunun parçası olanlar ile farklı ajandaları seçim takvimlerinde net olarak ortaya koyanlar ile ne Bursa, ne de Türkiye bir arpa boyu ilerleyemez, ilerleyememektedir. Tarih bize “YILDIRIMHAN Füzesi” ile bir kere daha göstermiştir ki; Türk İslam coğrafyasının kaderini yeni yüzyılda yine “Payitaht Bursa” tayin edecektir. Geçiminde, seçiminde çözümü Bursa’dır, Bursa’dadır… Türkiye’nin olağan şartlarda 2027 yılı içerisinde seçime gideceğini muhalefetinde net bir dille ifade ettiği bir dönemde, hem iktidarın hem muhalefetin daha fazla Bursa öznesi ile hareket etmesinde “Milli Fayda” gördüğümü belirtmek isterim. Bursa; hem iş, hem işçi hem de işveren şehridir. Bursa; hayata esnaf olarak başlayıp fabrikatör olan dev işletmelerin ve işverenlerin şehridir. Bursa; kaybedenlerin değil, azim ve kararlılık ile kazananların şehridir. Bursa; Şampiyon Bursaspor’un ve yine Türk Milli Takımlarına başarılı sporcular veren zeki gençlerin şehridir. Bursa; üniversiteler ve üretim şehirdir. Bursa; ipek yolunun yaşam merkezidir… İnanıyorum ki; 2027 yılı seçim takvimi içerisinde Bursa, geçim sorunlarının çözümü içinde doğru projeleri ülkenin genelinde hayata geçirecek lokomotif şehir olacaktır. Bursa Valisi Erol Ayyıldız başta olmak üzere Bursa Milletvekilleri ve iş dünyası, Türkiye Yüzyılı’na ışık tutacak tecrübeye ve vizyona sahiptir. İnşallah; “yeni kabine de Bursa; Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Bakanlar ile daha güçlü temsil edilir” diyerek Genel Müdürler ve Valiler kararnamesi konusunda Bursa’nın yetkin bürokratlarının ve bürokratik geçmişi olan siyasilerinin unutulmamasını temenni ediyorum. Değerli okurlarım; ip yine Bursa’da düğümlenmektedir. Bursa; 2027’ye giden yolda sadece bir oy deposu değil, bir yönetim merkezidir. TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un ziyareti ve sonrasındaki Valiler ve Genel Müdürler kararnamesi ile bürokratik atamalar, Bursa’nın Ankara’daki "frekans gücünü" test edeceği bir dönemeç olacaktır. Bursa’nın hak ettiği "Bakanlar ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı" ile temsil edilme arzusu, şehrin ekonomik büyüklüğüyle doğru orantılı bir siyasi taleptir. Bursa'nın bu "hayati fırsatları" değerlendirip değerlendiremeyeceğini hep birlikte izleyeceğiz. 2027 seçim takvimine girilirken, Bursa’nın sorunlarını ve çözüm üretemeyen kurumlarını ayıklamak bir "Milli Fayda" meselesidir. Yeni kabinede daha güçlü bir temsiliyet, Cumhurbaşkanı Yardımcılığı ve Bakanlık düzeyinde Bursa imzası görmek, sadece bir şehrin değil Türkiye’nin de şahlanışı olacaktır. “Geçimin de seçimin de çözümü Bursa’dadır” diyerek hepimizi Allah’a emanet ediyorum…
Ekleme Tarihi: 06 Mayıs 2026 -Çarşamba
Ömer Küçükkaya

Türkiye’nin Kader Kavşağı: Geçim, Seçim ve Bursa Projeksiyonu

Türkiye’nin içerisinde bulunduğu yüksek enflasyon ve ekonomik krizin ağır yıkım bilançosunu, tek başına Adalet ve Kalkınma Partisi üzerine yıkarak bir sonuca varamayacağımız gibi mevcut şartların iyileştirilmesi ve toplumsal refahın sağlanması için tek çıkış, yine AK Parti diyen bir toplum ile yüz yüzeyiz.

Türkiye, bir yandan yüksek enflasyon ve ekonomik daralmanın getirdiği ağır fatura ile mücadele ederken, diğer yandan 2027 yılına odaklanan bir seçim takvimini konuşmaya başladı. Ancak mevcut tabloyu sadece AK Parti üzerine yıkmak bir çözüm üretmediği gibi; iyileşme ve toplumsal refah için yine mevcut siyasi iradenin "Türkiye Yüzyılı" vizyonu tek çıkış yolu olarak duruyor. Bu siyasi ve ekonomik denklemin çözüldüğü ana merkez ise tarihsel misyonuyla yine Bursa…  

Siyasetin Yeni Rotası ve Adaylık Tartışmaları

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in 2027 yılı Ekim ayında seçim olacağına yönelik söylemleri ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin CHP’ye dair “pozitif ikazları” ışığında görmekteyiz ki; ülkenin genelinde yaşanan “geçim sıkıntıları”, hem “seçim” takvimini hem de seçim ittifakını doğrudan etkilemektedir.

Bir yanda 75 yaşındaki, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yeniden “Cumhurbaşkanı Adayı” olacağına dair iddialar öte yanda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Cumhurbaşkanı Adayı” olacağına dair hazırlıklar yoğunluğunda, Ali Babacan ismini parlatmaya çalışanların lobi faaliyetlerini gözlemlerken, geçim ve seçim yarışını sessizce takip etmekteyiz. Ve görmekteyiz ki; bahse konu siyasi düğümün çözüleceği yer sahadır yani Bursa’dır.

Türkiye Yüzyılı projeksiyonunda; ülkenin resmi sınırlarının doğal sınırlarına ulaşması neticesinde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin özellikle son dönemde küresel bir yayılımcılık gösteren “Türk Savunma Sanayi” iştirak ve ürünleri ile yayıldığı coğrafyayı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Üs Komutanlıklarını değerlendirdiğimizde; “Türkiye Süper Güç olmuştur” diyebiliriz. Bu minvalde gün yüzüne çıkan projeler, gün yüzüne çıkacakların ışığıdır…

Bursa’nın Siyasi ve Bürokratik Ağırlığı

Elbette tüm bu bölgesel ve küresel değişkenlikler ile dengeler içerisinde vatandaşın geçim, siyasetin ise seçim gündemi olmasına rağmen Bursa; en hassas denge belirleyici olarak gücünü korumaya devam ediyor. Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2 yıl gibi uzun bir dönemdir gelmediği Bursa’ya, önümüzdeki hafta 2 günlük dev bir program için gelecek olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un yoğun programı kritik değerde önemlidir. Bursa; uzun bir aradan sonra en üst düzeyde, ulusal vitrinde boy gösterecektir. Ve bu fırsatın kaçırılmaması hayati derecede önemlidir…

Ticaret ve sanayi şehri Bursa’nın yaşadığı ağır ekonomik buhranlara rağmen kırdığı ihracat rekorlarını küçümseyemeyiz. Otomotiv, tekstil, tarım, turizm, teknoloji, enerji ve savunma sanayi şehri olan Bursa’nın gücüne güç katan unsurlardan biriside Ankara’daki güçlü kozları diyebiliriz. Son dönemde Ankara’da elini hızla güçlendiren Bursa, aslında Bursalıların farkında olmadığı kadar güçlü bir sinerji ile Türkiye’nin kalbi olduğu gerçeğini tüm dünyaya yüksek bir frekans gücü ile haykırıyor.

"Geçim" ile "Seçim" Arasındaki Denge

Bursa’nın hayati fırsatlarından birisi olarak sessizce şehri şekillendiren Bursa Milletvekili Efkan Ala;  4 dönem Milletvekili olması ötesinde siyasi ve bürokratik tecrübeleri ile şehrin en önemli fırsatı diyebiliriz. İçişleri Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı’nda ki çeşitli bürokratik görevlerinden sonra önce Batman sonra Diyarbakır Valiliği ile yükselişe geçen Bursa Milletvekili Efkan Ala; Başbakanlık Müsteşarlığı, iki dönem İçişleri Bakanlığı ve AK Parti Genel Başkan Vekilliği görevleri ile şehrin mihmandarı olmayı başarmış bir isim. Küresel coğrafyada “Türkiye’nin derin aklı” olarak tanımlanan Bursa Milletvekili Efkan Ala; siyasi rakiplerine göre hem genç yaşı, hem de dinamik ve hareketli kişiliği ile iktidarın vizyonuna ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi misyonuna güç katan hamleler ile Bursa’yı oyun kurucu bir konuma taşıdı. Yaşayarak görmekteyiz ki; Bursa Milletvekili Efkan Ala, "oyun kurucu" ve "devlet aklı" rolü ile Bursa’nın Ankara nezdinde ki temsil gücünü simgeliyor. İşte bu sebeple “geçim” ile “seçim” arasındaki dengenin belirleyicilerinden olan AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Bursa Milletvekili olarak hükümetin elindeki en kritik koz diyebiliriz. Sonuç itibariyle Bursa; Türkiye’nin en büyük ihracat ve üretim üssü olarak, hükümetin “Türkiye Yüzyılı Reformları” için rol model olacak şehirlerin öncüsü olmaya adaydır. Ve Bursa, tüm başarıları ile lider şehir olduğunu her defasında kanıtlamıştır.

Bursa’nın Bürokratik Gücü ve Gelecek Vizyonu

Türkiye’nin geçim ve seçim takvimi içerisinde önemli bir rol model olarak önümüzde duran Bursa; Emniyet Genel Müdürlüğü ötesinde büyük şehir tecrübeleri bulunan Vali Erol Ayyıldız liderliğinde gücüne her geçen gün güç katarken, yatırımlarında sağlıklı bir şekilde hayata geçirilmesini sağlıyor. Ve yine önceki dönem Bursa Valilerinden Yakup Canbolat’ın Ankara Valisi olması ile birlikte elini üç kat daha güçlendiren Bursa; artık büyük şehir olduğunun bilinci ile kritik hamleler yapmak zorunda.  İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere birçok Bakanlık bünyesindeki “Genel Müdürlük” makamlarında daha fazla “Bursa markalı” bürokrat, Vali Yardımcısı ve İl Müdürü görmek istediğimiz bir dönemde, Bursa Milletvekillerinin Efkan Ala fırsatını AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan ile birlikte çok iyi değerlendirmeleri gereken bir dönemden geçmekteyiz.

Adalet ve Kamu Yatırımları

Adalet Bakanı Akın Gürlek; Bursa’nın acilen yapımına ihtiyaç duyduğu “Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adalet Kampüsü” ile “Cezaevi Kampüsleri” konusunda önemli bir fırsat olarak başarılı işlere imza atarken, başta Bursa Milletvekili Avukat Mustafa Yavuz olmak üzere hukukçu Milletvekillerinin Ankara lobilerindeki kulislerini hızlandırmasında fayda olduğunu belirtmek isterim. Burada belirtmek isterim ki; Bursa Milletvekillerinin lobi faaliyetleri, şehrin fiziksel altyapısının siyasi nüfuzla dikey yürümesi açısından önemlidir.

Bu şekli ile belirtmek isterim ki; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı alanlarında Ankara’ya kazandırılacak önemli bürokratları ve İl Müdürleri olan Bursa; Savunma Bakanlığı bünyesinde şehirde görev yapan komuta kademesinde ki isimlerin üst rütbelere yükselme fırsatlarını kaçırmamalıdır. Özellikle şehre önemli değerler katan başta Osmangazi Kaymakamı Ali Partal olmak üzere Kaymakam ve Vali Yardımcılarından çevre şehirlere “Vali” ve Ankara’da önemli pozisyonlara “Genel Müdür” ve “Başkan” atamaları gerçekleştirilmesi, Türkiye’nin kalbi Bursa’nın daha sağlıklı ve daha güçlü ekonomiler üretmesi açısından hayati öneme sahip ataklar olacaktır.  

Bursa; son dönemde Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’in şehre olan yatırım hamleleri ile 2025 yılından bugüne önemli başarılara imza atarken, İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer kadar önemli değerler katan Vali Yardımcısı Kadir Sertel Otcu’yu unutmamak gerekir. Ve yine şehrin önemli sorunlarından olan göç, afet risk durumu, kentsel dönüşüm ve çevre ile şehircilik gibi alanlarında olduğu kadar basın ve halkla ilişkiler hususları dâhil başarılı işlere imza atan Vali Yardımcısı Salih Altun ismi de İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin gözünden kaçmayacaktır kanaatindeyim.

Ekonomik Buhran ve "KOBİ" Odaklı Kurtuluş Reçetesi

Türkiye’nin geçim ve seçim takviminde siyasi başarının yolunun bürokratik atamalar ve güçlenmelerden geçtiğini unutmamak gerekiyor. Son 4 yıldır net bir şekilde görmekteyiz ki; hem esnafın hem de iş dünyasının sorunları ile ilgilenen, şehre ekonomik ve sosyolojik anlamda çözüm üreten en etkili kurumların başında “Bursa Ticaret ve Sanayi Odası” gelmektedir.

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın üst üste ve defalarca Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat başta olmak üzere onlarca defa Bakan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ağırladığı ortadayken, Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odalar Birliği’nin şehrin yükünü alamadığını hatta üye aidatlarını “garanti” altına almanın ötesine geçemediğini de hatırlatmak zorundayız. 90 bin üyesi ile adeta ihtiyarlar kulübüne dönen Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odalar Birliği başta olmak üzere Ticaret Bakanlığı’nın “Esnaf” kavramını küresel boyutta güncelleyerek süreci “Kobi” olarak çözümlemesi elzemdir. Kendi işyerine çırak bulamayan bir esnaf örgütlenmesiyle modern ekonomi yürütülemez!

Bu minvalde esnaf ve kobi dinamiklerini bilen ve hayatının tüm aşamalarında süreçleri yaşayarak konuya dair kritik tecrübeler kazanan Bursa Milletvekili Refik Özen, çok doğru bir referans ve belirleyici olacaktır. Bursa esnafının kurtuluşu, “Kobi” olmakta saklıdır. Milletvekili Refik Özen’in bu husustaki rehberliği, Bursa esnafının kurtuluş anahtarıdır.

Ticaret Bakanlığının bu hususta tüm süreci, kurumsal altyapısı sağlam olan “Ticaret ve Sanayi Odaları” üzerinden yeniden şekillendirmesinde; hem ekonomik hem de sosyolojik faydanın önemine bir kere daha vurgu yapmak istiyorum. Üye aidatını garantiye almanın ötesine geçemeyen, 14 yıllık BESOB Başkan Vekilliği ve 4 yıllık Başkanlık döneminde Çataltepe Sanayi Bölgesi’nin çürümesinde vebali olanların yetersizliğini görmek ve kabul etmek zorundayız. Ve yine üyesi esnaflarını çaresizliğe itenlerin, hem şehre hem de ülkeye verdikleri sosyoekonomik zararı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a rapor etme zamanı gelmişte geçmektedir. Fayda üretmeyen her kişi ve kurum, hem Milli zararın hem de Milli iflasın sebebidir! Kendi işyerlerine bile “çırak” bulamayan esnaf örgütleri ile Türkiye ekonomisinin ilerleme şansı maalesef yoktur! İşi, ustalarına ve büyüklere bırakma zamanı gelmiştir…

Payitahtın "Türkiye Yüzyılı" Rolü

Bursa; Türkiye’nin kalbidir! Bursa’nın sorunlarını ve sorunlu kurum ile kuruluşlarını görerek, Türkiye Yüzyılında ülkenin gücüne güç katacak reformları hızla hayata geçirebiliriz. Çözümün değil, sorunun parçası olanlar ile farklı ajandaları seçim takvimlerinde net olarak ortaya koyanlar ile ne Bursa, ne de Türkiye bir arpa boyu ilerleyemez, ilerleyememektedir. Tarih bize “YILDIRIMHAN Füzesi” ile bir kere daha göstermiştir ki; Türk İslam coğrafyasının kaderini yeni yüzyılda yine “Payitaht Bursa” tayin edecektir. Geçiminde, seçiminde çözümü Bursa’dır, Bursa’dadır…

Türkiye’nin olağan şartlarda 2027 yılı içerisinde seçime gideceğini muhalefetinde net bir dille ifade ettiği bir dönemde, hem iktidarın hem muhalefetin daha fazla Bursa öznesi ile hareket etmesinde “Milli Fayda” gördüğümü belirtmek isterim.

Bursa; hem iş, hem işçi hem de işveren şehridir. Bursa; hayata esnaf olarak başlayıp fabrikatör olan dev işletmelerin ve işverenlerin şehridir. Bursa; kaybedenlerin değil, azim ve kararlılık ile kazananların şehridir. Bursa; Şampiyon Bursaspor’un ve yine Türk Milli Takımlarına başarılı sporcular veren zeki gençlerin şehridir. Bursa; üniversiteler ve üretim şehirdir. Bursa; ipek yolunun yaşam merkezidir…

İnanıyorum ki; 2027 yılı seçim takvimi içerisinde Bursa, geçim sorunlarının çözümü içinde doğru projeleri ülkenin genelinde hayata geçirecek lokomotif şehir olacaktır. Bursa Valisi Erol Ayyıldız başta olmak üzere Bursa Milletvekilleri ve iş dünyası, Türkiye Yüzyılı’na ışık tutacak tecrübeye ve vizyona sahiptir. İnşallah; “yeni kabine de Bursa; Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Bakanlar ile daha güçlü temsil edilir” diyerek Genel Müdürler ve Valiler kararnamesi konusunda Bursa’nın yetkin bürokratlarının ve bürokratik geçmişi olan siyasilerinin unutulmamasını temenni ediyorum.

Değerli okurlarım; ip yine Bursa’da düğümlenmektedir. Bursa; 2027’ye giden yolda sadece bir oy deposu değil, bir yönetim merkezidir. TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un ziyareti ve sonrasındaki Valiler ve Genel Müdürler kararnamesi ile bürokratik atamalar, Bursa’nın Ankara’daki "frekans gücünü" test edeceği bir dönemeç olacaktır. Bursa’nın hak ettiği "Bakanlar ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı" ile temsil edilme arzusu, şehrin ekonomik büyüklüğüyle doğru orantılı bir siyasi taleptir. Bursa'nın bu "hayati fırsatları" değerlendirip değerlendiremeyeceğini hep birlikte izleyeceğiz. 2027 seçim takvimine girilirken, Bursa’nın sorunlarını ve çözüm üretemeyen kurumlarını ayıklamak bir "Milli Fayda" meselesidir. Yeni kabinede daha güçlü bir temsiliyet, Cumhurbaşkanı Yardımcılığı ve Bakanlık düzeyinde Bursa imzası görmek, sadece bir şehrin değil Türkiye’nin de şahlanışı olacaktır. “Geçimin de seçimin de çözümü Bursa’dadır” diyerek hepimizi Allah’a emanet ediyorum…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ekosektor.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.