Nuh Muaz Kapan
Köşe Yazarı
Nuh Muaz Kapan
 

Hafızayı Biriktirmek: Sözden Yazıya, Yazıdan Koleksiyona

Bir şeylerin koleksiyonunu yapmak, yalnızca nesneleri korumak değil; hatırlama biçimlerini de muhafaza etmektir. İnsanlar yaşadıklarını anlatır, sözlü tarih bu anlatılarla canlı kalır. Ancak söz uçucu, zaman ise acımasızdır. Yazılı tarih, kayda geçtiği ölçüde kalıcılık kazanır. Koleksiyonculuk, sözlü tarih ile yazılı tarih arasında kurulan sabırlı ve uzun soluklu bir köprüdür. Dergiler ve gazeteler, yazılı tarihin en canlı ve en sahici kaynaklarıdır. Resmî metinlerin mesafeli dilinden farklı olarak, dönemin gündelik hayatını, fikrî tartışmalarını ve toplumsal hassasiyetlerini yansıtırlar. Bir köşe yazısında dile gelen itiraz, bir haber satırında hissedilen endişe ya da bir ilan metnine sinmiş gündelik ayrıntı; sözlü tarihte anlatılanların yazıya dönüşmüş hâlidir. Bu yönüyle süreli yayınlar, yalnızca bilgi taşımaz, bir çağın ruhunu da muhafaza eder. Balkanlar’dan Anadolu’ya, Ankara’dan İstanbul’a, Bursa’ya ve farklı pek çok merkeze uzanan Osmanlıca dergi ve gazeteler, ortak bir kültür dünyasının farklı coğrafyalardaki yansımalarını ortaya koyar. Aynı meselelerin farklı şehirlerde nasıl ele alındığını, düşüncenin nasıl dolaşıma girdiğini bu yayınlar üzerinden takip etmek mümkündür. Tek tek bakıldığında yerel olan bu metinler, bir araya geldiklerinde geniş bir tarihsel ve kültürel hafızanın parçası hâline gelir. Bu noktada Prof. Dr. Mustafa Kara’nın koleksiyonculuk emeği özel bir anlam kazanır. Basılı yayın materyali alanında farklı başlıklarda oluşturduğu çok sayıda koleksiyon, ömür boyu süren titiz bir takibin ve istikrarlı bir hafıza bilincinin ürünüdür. Uzun yıllar boyunca dergileri, gazeteleri ve nadir yayınları sabırla bir araya getiren bu emek, tesadüfî bir birikimden ziyade bilinçli bir koruma ve aktarma iradesine dayanır. Tasavvuf alanında Türkiye sathında kazandığı ilmî ve entelektüel ününe ilaveten, Prof. Dr. Mustafa Kara bu koleksiyonculuk yönüyle de Bursa’ya her dönemde değer katmaya devam etmektedir. İlmi çalışmalarla inşa edilen düşünsel miras, koleksiyonlar aracılığıyla somut bir kültür hafızasına dönüşmekte; geçmişle bugün arasında kalıcı bağlar kurulmaktadır. Bu yönüyle hoca, yalnızca bir akademisyen ya da araştırmacı değil, aynı zamanda şehrin hafızasını besleyen önemli bir kültür taşıyıcısıdır. Bursa’nın fethinin 700. yılı vesilesiyle düzenlenen Osmanlıca Dergi ve Gazete Sergisi, bu uzun soluklu emeğin kamusal alanda görünürlük kazandığı önemli bir durak niteliğindedir. Mustafa Kara Koleksiyonu’ndan seçilen ve tamamı birinci sayılardan oluşan 41 dergi ile 140 gazete; Balkanlar’dan Anadolu’nun farklı şehirlerine uzanan geniş bir coğrafyanın yazılı hafızasını Bursa’da buluşturmaktadır. Sergi, geçmişi yalnızca sergilenen bir nesne olarak değil, yeniden okunacak ve yeniden düşünülecek bir miras olarak ele almayı teklif etmektedir. Osmanlıca Dergi ve Gazete Sergisi, 16–24 Şubat tarihleri arasında Bursa Heykel’de bulunan Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde ziyaret edilebilir. Yazılı hafızayla yüzleşmek, farklı memleketlerin sesini aynı mekânda duymak isteyen herkes için bu sergi önemli bir davet niteliği taşımaktadır.
Ekleme Tarihi: 16 Şubat 2026 -Pazartesi
Nuh Muaz Kapan

Hafızayı Biriktirmek: Sözden Yazıya, Yazıdan Koleksiyona

Bir şeylerin koleksiyonunu yapmak, yalnızca nesneleri korumak değil; hatırlama biçimlerini de muhafaza etmektir. İnsanlar yaşadıklarını anlatır, sözlü tarih bu anlatılarla canlı kalır. Ancak söz uçucu, zaman ise acımasızdır. Yazılı tarih, kayda geçtiği ölçüde kalıcılık kazanır. Koleksiyonculuk, sözlü tarih ile yazılı tarih arasında kurulan sabırlı ve uzun soluklu bir köprüdür.

Dergiler ve gazeteler, yazılı tarihin en canlı ve en sahici kaynaklarıdır. Resmî metinlerin mesafeli dilinden farklı olarak, dönemin gündelik hayatını, fikrî tartışmalarını ve toplumsal hassasiyetlerini yansıtırlar. Bir köşe yazısında dile gelen itiraz, bir haber satırında hissedilen endişe ya da bir ilan metnine sinmiş gündelik ayrıntı; sözlü tarihte anlatılanların yazıya dönüşmüş hâlidir. Bu yönüyle süreli yayınlar, yalnızca bilgi taşımaz, bir çağın ruhunu da muhafaza eder.

Balkanlar’dan Anadolu’ya, Ankara’dan İstanbul’a, Bursa’ya ve farklı pek çok merkeze uzanan Osmanlıca dergi ve gazeteler, ortak bir kültür dünyasının farklı coğrafyalardaki yansımalarını ortaya koyar. Aynı meselelerin farklı şehirlerde nasıl ele alındığını, düşüncenin nasıl dolaşıma girdiğini bu yayınlar üzerinden takip etmek mümkündür. Tek tek bakıldığında yerel olan bu metinler, bir araya geldiklerinde geniş bir tarihsel ve kültürel hafızanın parçası hâline gelir.

Bu noktada Prof. Dr. Mustafa Kara’nın koleksiyonculuk emeği özel bir anlam kazanır. Basılı yayın materyali alanında farklı başlıklarda oluşturduğu çok sayıda koleksiyon, ömür boyu süren titiz bir takibin ve istikrarlı bir hafıza bilincinin ürünüdür. Uzun yıllar boyunca dergileri, gazeteleri ve nadir yayınları sabırla bir araya getiren bu emek, tesadüfî bir birikimden ziyade bilinçli bir koruma ve aktarma iradesine dayanır.

Tasavvuf alanında Türkiye sathında kazandığı ilmî ve entelektüel ününe ilaveten, Prof. Dr. Mustafa Kara bu koleksiyonculuk yönüyle de Bursa’ya her dönemde değer katmaya devam etmektedir. İlmi çalışmalarla inşa edilen düşünsel miras, koleksiyonlar aracılığıyla somut bir kültür hafızasına dönüşmekte; geçmişle bugün arasında kalıcı bağlar kurulmaktadır. Bu yönüyle hoca, yalnızca bir akademisyen ya da araştırmacı değil, aynı zamanda şehrin hafızasını besleyen önemli bir kültür taşıyıcısıdır.

Bursa’nın fethinin 700. yılı vesilesiyle düzenlenen Osmanlıca Dergi ve Gazete Sergisi, bu uzun soluklu emeğin kamusal alanda görünürlük kazandığı önemli bir durak niteliğindedir. Mustafa Kara Koleksiyonu’ndan seçilen ve tamamı birinci sayılardan oluşan 41 dergi ile 140 gazete; Balkanlar’dan Anadolu’nun farklı şehirlerine uzanan geniş bir coğrafyanın yazılı hafızasını Bursa’da buluşturmaktadır. Sergi, geçmişi yalnızca sergilenen bir nesne olarak değil, yeniden okunacak ve yeniden düşünülecek bir miras olarak ele almayı teklif etmektedir.

Osmanlıca Dergi ve Gazete Sergisi, 16–24 Şubat tarihleri arasında Bursa Heykel’de bulunan Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde ziyaret edilebilir. Yazılı hafızayla yüzleşmek, farklı memleketlerin sesini aynı mekânda duymak isteyen herkes için bu sergi önemli bir davet niteliği taşımaktadır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ekosektor.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.