Ayşegül Çaltek
Köşe Yazarı
Ayşegül Çaltek
 

Acıdan doğan ışığın rehberliği bilge yapar

Acılarımızın bizi karanlığın içinde bıraktığını hissederiz. Pencereden dahi içeri ışığın sızmadığı karanlık bir odada öylece duruyoruzdur. Ne gideceğimiz yön bellidir ne de yol.                                                           Karanlık zihni ele geçirir ancak ışığın yolu ruhun yoludur ve ruh ışığı bulmak için rehberlik eder. Her ışık bizi doğru ışığa ulaştırmaz. Rehber, doğru ışığa ulaşmak için yollar arar. Bu yol öyle kolay yürünen bir yol da değildir üstelik. Karanlığın ele geçirdiği zihin ile doğru ışığa ulaşmak isteyen ruhun savaşıdır bu. Kazanmak için kendini feda etmesi gerektiğini düşünen ruh, zihnin karanlık tarafına geçerek sorgulamaya başlar. Bilir ki o karanlığın içinde kendini sorgulamadan doğru ışığı yani kendi ışığını bulamayacaktı. Doğru ışığa giden yol aslında bizi bize götüren yoldur. Peki ben size soruyorum. Karanlık tarafa geçmek korkutur mu yoksa yolumuzu bulmamız için cesaret mi verir?  O acı güçsüz mü hissettirir daha çok güç mü verir?   Ya ışığın kendisi karanlığın kendisi ise ve yapmamız gereken sadece o suya atlayıp karanlığa doğru yüzmek ise… Bu yazımda bir yazarın sözünden değil beni çok etkileyen bir dizi sahnesinden alıntı yapmak istedim. Belki sizlere de yol gösterir. Yüzüklerin Efendisi dizisinden Galadriel ile abisinin diyaloğu… ABİSİ: ‘’Neden gemi yüzer ama taş batar bilir misin?’’ Çünkü taş sadece aşağıyı görür. Suyun karanlığı engin ve çekicidir. Fakat geminin bir sırrı vardır. Taşın aksine o aşağı değil yukarı bakar. Ona rehber olan ışığı düşünür. Karanlığın asla bilemeyeceği büyük şeyleri fısıldar. GALADRİEL: ‘’ Ama bazen ışık suyun içinde de tıpkı gökyüzünde olduğu gibi ışıl ışıl yansır. Hangi ışığa doğru gideceğimi nereden bileceğim? ABİSİ: ‘’ Bazen öğrenmek için karanlığa dokunmak gerekir.’’ Galadriel gemi ile yol aldıkları bir sahnede sorgulayarak bakar ve suya atlayarak kendini suyun karanlığına bırakır. Böylece karanlığa dokunarak kendi ışığının yolunu bulmaya çalışır.   Bilgelik kendi ışığını bulmak için karanlık suya atlamaktır...
Ekleme Tarihi: 04 Temmuz 2026 -Cumartesi
Ayşegül Çaltek

Acıdan doğan ışığın rehberliği bilge yapar

Acılarımızın bizi karanlığın içinde bıraktığını hissederiz. Pencereden dahi içeri ışığın sızmadığı karanlık bir odada öylece duruyoruzdur. Ne gideceğimiz yön bellidir ne de yol.                                                          

Karanlık zihni ele geçirir ancak ışığın yolu ruhun yoludur ve ruh ışığı bulmak için rehberlik eder.

Her ışık bizi doğru ışığa ulaştırmaz. Rehber, doğru ışığa ulaşmak için yollar arar. Bu yol öyle kolay yürünen bir yol da değildir üstelik. Karanlığın ele geçirdiği zihin ile doğru ışığa ulaşmak isteyen ruhun savaşıdır bu. Kazanmak için kendini feda etmesi gerektiğini düşünen ruh, zihnin karanlık tarafına geçerek sorgulamaya başlar. Bilir ki o karanlığın içinde kendini sorgulamadan doğru ışığı yani kendi ışığını bulamayacaktı. Doğru ışığa giden yol aslında bizi bize götüren yoldur. Peki ben size soruyorum. Karanlık tarafa geçmek korkutur mu yoksa yolumuzu bulmamız için cesaret mi verir?  O acı güçsüz mü hissettirir daha çok güç mü verir?  

Ya ışığın kendisi karanlığın kendisi ise ve yapmamız gereken sadece o suya atlayıp karanlığa doğru yüzmek ise…

Bu yazımda bir yazarın sözünden değil beni çok etkileyen bir dizi sahnesinden alıntı yapmak istedim. Belki sizlere de yol gösterir. Yüzüklerin Efendisi dizisinden Galadriel ile abisinin diyaloğu…

ABİSİ: ‘’Neden gemi yüzer ama taş batar bilir misin?’’ Çünkü taş sadece aşağıyı görür. Suyun karanlığı engin ve çekicidir. Fakat geminin bir sırrı vardır. Taşın aksine o aşağı değil yukarı bakar. Ona rehber olan ışığı düşünür. Karanlığın asla bilemeyeceği büyük şeyleri fısıldar.

GALADRİEL: ‘’ Ama bazen ışık suyun içinde de tıpkı gökyüzünde olduğu gibi ışıl ışıl yansır. Hangi ışığa doğru gideceğimi nereden bileceğim?

ABİSİ: ‘’ Bazen öğrenmek için karanlığa dokunmak gerekir.’’

Galadriel gemi ile yol aldıkları bir sahnede sorgulayarak bakar ve suya atlayarak kendini suyun karanlığına bırakır. Böylece karanlığa dokunarak kendi ışığının yolunu bulmaya çalışır.
 

Bilgelik kendi ışığını bulmak için karanlık suya atlamaktır...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ekosektor.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.