Abdulkadir Albayrak
Köşe Yazarı
Abdulkadir Albayrak
 

Bursa'nın Kapalı Çarşı Yangınları ile Sınavı

Geçtiğimiz günlerde Bursa'mızın tarihi kalbi olan Kayhan Mahallesi'nde meydana gelen yangın, bir kez daha hepimizin yüreğini ağzına getirdi. Birçok işletmenin ve ahşap yapının zarar gördüğü bu üzücü hadise, şehrimizin kültürel dokusunun yangınlara ve afetlere karşı ne kadar kırılgan olabileceğini bizlere acı bir şekilde yeniden hatırlattı. Ki, biz bu hususta geçtiğimiz günlerde bir köşe yazımızda konunun hassasiyetini gündeme taşımıştık. Elbette en başta Kayhan yangınından etkilenen tüm esnafımıza ve bölge halkına geçmiş olsun dileklerimi iletirken, Bursa halkına da geçmiş olsun diyorum… Afet ve acil durumlarda krizin yönetildiği yer masa başı değil, sahanın tam merkezidir! Kayhan'da meydana gelen yangında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Şahin Biba'nın hızla olay yerine intikal ederek yetkili amirden anlık bilgi alması ve süreci bizzat takip etmesi, kriz yönetiminde "sahada olma" ilkesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Aynı şekilde, Yıldırım Belediye Başkanımız Sayın Oktay Yılmaz'ın da her zaman ve her zorlukta halkın içinde yer alması, kriz anlarında vatandaşına omuz veren yönetim anlayışı, afetlerle mücadelede bizlere ve vatandaşlara büyük bir güven veriyor. Elbette afet ve yangınlar ile mücadele sadece yerel yönetimlerin ve dinamiklerin liderliğinde yürümez. Bu konuda en önemli otorite ve güç sahibi her zaman olduğu gibi devlettir. Bursa Vali Yardımcımız Salih Altun’un son dönemde hem yerel yönetimler ile başarılı koordinasyonu hem de AFAD ile yürütülen ortak işbirlikleri sayesinde şehir, birçok açıdan daha güvenli bir döneme girdi. Bu yönden bakıldığında görmekteyiz ki; Bursa’da üst seviyede oluşturulan koordinasyonu hızla kurumsal altyapılara entegre ederek sıfır hataya ulaşmalıyız. Elbette liderlerin ateşin düştüğü yerde vatandaşla göz göze gelmesi ve omuz omuza olması sadece operasyonel bir gereklilik değil aynı zamanda toplumun psikolojik direncini ayakta tutan en güçlü unsurdur. Bursa'nın tarihi, ne yazık ki alevlerle sınandığı büyük acılarla doludur. Kayhan'da yitirdiğimiz ahşap yapılar, akıllara hemen Bursa Kapalı Çarşı Yangınlarını getirmektedir. Özellikle 1958 yılında yaşanan ve Kapalı Çarşının büyük bir bölümünü küle çeviren o devasa yangın, şehrin hem ekonomik hem de mimari hafızasında derin yaralar açmıştı. Kronolojiye baktığımızda bu tehlikenin hiç geçmediğini yakın tarihimiz de doğruluyor. 2015 yılında Mobilyacılar Çarşısında meydana gelen, yaklaşık 40 işyerinin alevlere teslim olduğu o büyük felaket, şehrimizin ticari kalbine çok ağır darbeler vurmuştu. Yıllarını itfaiye teşkilatına ve afet risk yönetimine vermiş biri olarak şu gerçeğin altını ısrarla ve endişeyle çizmek isterim; Eğer gerekli önlemler alınmazsa, bir sonraki felaketin adresi Kapalı Çarsıda bulunan Alt Çarşı olabilir ve buradaki bir yangının sonuçları, şehrimiz için çok daha ağır ve çok daha yıkıcı olacaktır. Alt Çarşıdaki düzensiz malzeme yerleşimleri, tekstilden plastiğe kadar yanıcı maddelerin yoğunluğu ve en önemlisi ara koridorların aşırı dar olması büyük bir tehdittir. Bu dar koridorların dahi esnafımızın malzeme yığınlarıyla adeta kapatılmış olması, olası bir panik anında kaçışı imkânsız kılacağı gibi, itfaiye ekiplerinin müdahalesini de tamamen felç edecektir. Umuyorum ki bu hayati konu hem esnafımız hem de yetkililer tarafından en ciddi şekilde ele alınır; aksi takdirde küçücük bir kıvılcımla tüm Tarihi Çarşıyı tek bir yangında tamamen kaybetme olasılığımız ne yazık ki çok yüksek… Yangın yönetimi sadece yangını söndürmek değil; şehrin ekonomisini, esnafın emeğini ve geleceğini de ayakta tutabilme mücadelesidir. Kayhan ve Kapalı Çarşı örneklerinde gördüğümüz üzere kül olan her yapı, sadece birer taş ve ahşap yığını değil, bu şehrin ekonomik ve kültürel bağımsızlığından kopan birer parçadır. Yanan her işyerinin arkasındaki ekonomik yıkımı devlet-millet dayanışmasıyla aşarken, bir yandan da bilimin ve teknolojinin tüm imkanlarını sahaya sürmek zorundayız. Bizler dijital dünyada şehirlerin ikizlerini çıkarıp riskleri sıfıra indirmeye çalışırken, yerel yöneticilerimizin sahadaki bu sarsılmaz desteği en büyük gücümüz. Bursa’mızı geçmişin acı finansal ve kültürel kayıplarından korumanın yolu; dirençli bir altyapı, ileri teknoloji ve sahada dertle dertlenen bir yönetim anlayışından geçer. Gelin, tarihin bu pahalı derslerini unutmayalım ve Bursa’nın geleceğini el birliğiyle yangınlara karşı korunaklı kılalım. Bir itfaiyeci, bir afet ve acil durum yöneticisi gözüyle, Kayhan'da ve Kapalı Çarşı'da hemen hayata geçirilebilecek en pratik ve maliyetsiz tedbirleri şöyle sıralayabiliriz: Elektrik Tesisatlarının Yenilenmesi: Tarihi çarşılardaki yangınların büyük bir bölümü eski kablolardan ve aşırı yüklenmeden çıkar. Eski elektrik tesisatları yenilenmeli ve sigorta kutuları yangın önleyici kaçak akım röleleriyle değiştirilmelidir. Dar Sokaklara Sabit Yangın Dolapları:İtfaiye araçlarının giremediği dar sokakların başına ve ortasına, belediye eliyle doğrudan su şebekesine bağlı, içinde hazır hortumu bulunan sabit yangın dolapları yerleştirilmeli ve çoğaltılmalıdır. Yangın anında esnaf vanayı açıp hemen müdahale edebilir. Mevcut Yangın Tüplerinin Denetimi: Her işyerinde yangın tüpü var ama çoğu bakımsız, tarihi geçmiş veya ulaşılamaz durumda. Zabıta ve itfaiye ekipleriyle çarşılarda düzenli bir "yangın tüpü ve ilk müdahale ekipmanı" denetimi seferberliği başlatılmalıdır. Mal Kabul ve Depolama Düzeni: Özellikle işyerlerinin bodrum katlarına veya çatılara yanıcı karton kutular, plastik kasalar, yanıcımalzemeler ve ambalaj istifleniyor. Bu durum küçücük bir sigara izmaritiyle veya elektrik kontağından dolayı meydana gelen şase sonucu binanın tutuşmasına yol açıyor. Çarşı genelinde depolama düzeni getirilmeli ve kontrolleri sağlanmalıdır. Klima Dış Üniteleri ve Motor Kontrolleri: Çarşılarda en büyük yangın risklerinden biri de dükkanların içini soğuturken dışarıya, özellikle dar koridorların tavanlarına ya da ahşap saçağın altına konumlandırılan klima motorlarıdır. Bu motorlar tozlanır, bakımsız kalır ve aşırı sıcakta şase yapar. Çarşıdaki tüm klimaların dış ünite bakımlarının yapılması ve çevrelerindeki yanıcı malzemelerin (karton, naylon) temizlenmesi zorunlu kılınmalıdır. Esnafa Basit Yangın Eğitimi: Esnaf yangın tüpünün nasıl pimini çekip kullanacağını pratikte bilmiyor olabilir.Çalışanlara uygulamalı "yangın tüpü kullanma ve temel yangın" eğitimleri verilmelidir. İşte bu basit ama hayat kurtaran önlemler, belediye başkanlarımızın sahada kurduğu o güçlü koordinasyonla birleştiğinde, büyük mali kayıpların önüne geçecek en gerçekçi kalkandır. Tarihimizi korumak, sadece yananı restore etmekle değil, onu gelecekteki afetlere, yangınlara karşı hazırlıklı kılmakla mümkündür. Sahada ter döken, zor zamanlarda halkıyla omuz omuza veren yöneticilerimizin iradesi ve bilimin rehberliğinde, Bursa'mızı daha dirençli yarınlara taşımak hepimizin en büyük sorumluluğudur.
Ekleme Tarihi: 04 Temmuz 2026 -Cumartesi
Abdulkadir Albayrak

Bursa'nın Kapalı Çarşı Yangınları ile Sınavı

Geçtiğimiz günlerde Bursa'mızın tarihi kalbi olan Kayhan Mahallesi'nde meydana gelen yangın, bir kez daha hepimizin yüreğini ağzına getirdi. Birçok işletmenin ve ahşap yapının zarar gördüğü bu üzücü hadise, şehrimizin kültürel dokusunun yangınlara ve afetlere karşı ne kadar kırılgan olabileceğini bizlere acı bir şekilde yeniden hatırlattı. Ki, biz bu hususta geçtiğimiz günlerde bir köşe yazımızda konunun hassasiyetini gündeme taşımıştık. Elbette en başta Kayhan yangınından etkilenen tüm esnafımıza ve bölge halkına geçmiş olsun dileklerimi iletirken, Bursa halkına da geçmiş olsun diyorum…

Afet ve acil durumlarda krizin yönetildiği yer masa başı değil, sahanın tam merkezidir! Kayhan'da meydana gelen yangında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Şahin Biba'nın hızla olay yerine intikal ederek yetkili amirden anlık bilgi alması ve süreci bizzat takip etmesi, kriz yönetiminde "sahada olma" ilkesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Aynı şekilde, Yıldırım Belediye Başkanımız Sayın Oktay Yılmaz'ın da her zaman ve her zorlukta halkın içinde yer alması, kriz anlarında vatandaşına omuz veren yönetim anlayışı, afetlerle mücadelede bizlere ve vatandaşlara büyük bir güven veriyor. Elbette afet ve yangınlar ile mücadele sadece yerel yönetimlerin ve dinamiklerin liderliğinde yürümez. Bu konuda en önemli otorite ve güç sahibi her zaman olduğu gibi devlettir. Bursa Vali Yardımcımız Salih Altun’un son dönemde hem yerel yönetimler ile başarılı koordinasyonu hem de AFAD ile yürütülen ortak işbirlikleri sayesinde şehir, birçok açıdan daha güvenli bir döneme girdi. Bu yönden bakıldığında görmekteyiz ki; Bursa’da üst seviyede oluşturulan koordinasyonu hızla kurumsal altyapılara entegre ederek sıfır hataya ulaşmalıyız. Elbette liderlerin ateşin düştüğü yerde vatandaşla göz göze gelmesi ve omuz omuza olması sadece operasyonel bir gereklilik değil aynı zamanda toplumun psikolojik direncini ayakta tutan en güçlü unsurdur.

Bursa'nın tarihi, ne yazık ki alevlerle sınandığı büyük acılarla doludur. Kayhan'da yitirdiğimiz ahşap yapılar, akıllara hemen Bursa Kapalı Çarşı Yangınlarını getirmektedir. Özellikle 1958 yılında yaşanan ve Kapalı Çarşının büyük bir bölümünü küle çeviren o devasa yangın, şehrin hem ekonomik hem de mimari hafızasında derin yaralar açmıştı. Kronolojiye baktığımızda bu tehlikenin hiç geçmediğini yakın tarihimiz de doğruluyor. 2015 yılında Mobilyacılar Çarşısında meydana gelen, yaklaşık 40 işyerinin alevlere teslim olduğu o büyük felaket, şehrimizin ticari kalbine çok ağır darbeler vurmuştu.

Yıllarını itfaiye teşkilatına ve afet risk yönetimine vermiş biri olarak şu gerçeğin altını ısrarla ve endişeyle çizmek isterim; Eğer gerekli önlemler alınmazsa, bir sonraki felaketin adresi Kapalı Çarsıda bulunan Alt Çarşı olabilir ve buradaki bir yangının sonuçları, şehrimiz için çok daha ağır ve çok daha yıkıcı olacaktır.

Alt Çarşıdaki düzensiz malzeme yerleşimleri, tekstilden plastiğe kadar yanıcı maddelerin yoğunluğu ve en önemlisi ara koridorların aşırı dar olması büyük bir tehdittir. Bu dar koridorların dahi esnafımızın malzeme yığınlarıyla adeta kapatılmış olması, olası bir panik anında kaçışı imkânsız kılacağı gibi, itfaiye ekiplerinin müdahalesini de tamamen felç edecektir. Umuyorum ki bu hayati konu hem esnafımız hem de yetkililer tarafından en ciddi şekilde ele alınır; aksi takdirde küçücük bir kıvılcımla tüm Tarihi Çarşıyı tek bir yangında tamamen kaybetme olasılığımız ne yazık ki çok yüksek…

Yangın yönetimi sadece yangını söndürmek değil; şehrin ekonomisini, esnafın emeğini ve geleceğini de ayakta tutabilme mücadelesidir. Kayhan ve Kapalı Çarşı örneklerinde gördüğümüz üzere kül olan her yapı, sadece birer taş ve ahşap yığını değil, bu şehrin ekonomik ve kültürel bağımsızlığından kopan birer parçadır.

Yanan her işyerinin arkasındaki ekonomik yıkımı devlet-millet dayanışmasıyla aşarken, bir yandan da bilimin ve teknolojinin tüm imkanlarını sahaya sürmek zorundayız. Bizler dijital dünyada şehirlerin ikizlerini çıkarıp riskleri sıfıra indirmeye çalışırken, yerel yöneticilerimizin sahadaki bu sarsılmaz desteği en büyük gücümüz.

Bursa’mızı geçmişin acı finansal ve kültürel kayıplarından korumanın yolu; dirençli bir altyapı, ileri teknoloji ve sahada dertle dertlenen bir yönetim anlayışından geçer. Gelin, tarihin bu pahalı derslerini unutmayalım ve Bursa’nın geleceğini el birliğiyle yangınlara karşı korunaklı kılalım.

Bir itfaiyeci, bir afet ve acil durum yöneticisi gözüyle, Kayhan'da ve Kapalı Çarşı'da hemen hayata geçirilebilecek en pratik ve maliyetsiz tedbirleri şöyle sıralayabiliriz:

Elektrik Tesisatlarının Yenilenmesi: Tarihi çarşılardaki yangınların büyük bir bölümü eski kablolardan ve aşırı yüklenmeden çıkar. Eski elektrik tesisatları yenilenmeli ve sigorta kutuları yangın önleyici kaçak akım röleleriyle değiştirilmelidir.

Dar Sokaklara Sabit Yangın Dolapları:İtfaiye araçlarının giremediği dar sokakların başına ve ortasına, belediye eliyle doğrudan su şebekesine bağlı, içinde hazır hortumu bulunan sabit yangın dolapları yerleştirilmeli ve çoğaltılmalıdır. Yangın anında esnaf vanayı açıp hemen müdahale edebilir.

Mevcut Yangın Tüplerinin Denetimi: Her işyerinde yangın tüpü var ama çoğu bakımsız, tarihi geçmiş veya ulaşılamaz durumda. Zabıta ve itfaiye ekipleriyle çarşılarda düzenli bir "yangın tüpü ve ilk müdahale ekipmanı" denetimi seferberliği başlatılmalıdır.

Mal Kabul ve Depolama Düzeni: Özellikle işyerlerinin bodrum katlarına veya çatılara yanıcı karton kutular, plastik kasalar, yanıcımalzemeler ve ambalaj istifleniyor. Bu durum küçücük bir sigara izmaritiyle veya elektrik kontağından dolayı meydana gelen şase sonucu binanın tutuşmasına yol açıyor. Çarşı genelinde depolama düzeni getirilmeli ve kontrolleri sağlanmalıdır.

Klima Dış Üniteleri ve Motor Kontrolleri: Çarşılarda en büyük yangın risklerinden biri de dükkanların içini soğuturken dışarıya, özellikle dar koridorların tavanlarına ya da ahşap saçağın altına konumlandırılan klima motorlarıdır. Bu motorlar tozlanır, bakımsız kalır ve aşırı sıcakta şase yapar. Çarşıdaki tüm klimaların dış ünite bakımlarının yapılması ve çevrelerindeki yanıcı malzemelerin (karton, naylon) temizlenmesi zorunlu kılınmalıdır.

Esnafa Basit Yangın Eğitimi: Esnaf yangın tüpünün nasıl pimini çekip kullanacağını pratikte bilmiyor olabilir.Çalışanlara uygulamalı "yangın tüpü kullanma ve temel yangın" eğitimleri verilmelidir.

İşte bu basit ama hayat kurtaran önlemler, belediye başkanlarımızın sahada kurduğu o güçlü koordinasyonla birleştiğinde, büyük mali kayıpların önüne geçecek en gerçekçi kalkandır.

Tarihimizi korumak, sadece yananı restore etmekle değil, onu gelecekteki afetlere, yangınlara karşı hazırlıklı kılmakla mümkündür. Sahada ter döken, zor zamanlarda halkıyla omuz omuza veren yöneticilerimizin iradesi ve bilimin rehberliğinde, Bursa'mızı daha dirençli yarınlara taşımak hepimizin en büyük sorumluluğudur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ekosektor.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.