Abdulkadir Albayrak
Köşe Yazarı
Abdulkadir Albayrak
 

Dünya’yı “Güven” içerisinde ağırlamak!

Dünya’nın tüm dinamiklerini bir araya getirecek NATO'nun 36’ncı zirvesi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve ev sahipliğinde yapılacak bu zirve, Türkiye'nin güvenlik altyapısını ve organizasyon gücünü tüm dünyaya gösterecektir. Bu zirve Ankara'da olsa da yükünü yalnızca “Başkent” taşımayacaktır. Türkiye'nin birçok şehri de bu sürecin doğal paydaşları arasında yer alacak. İşte Bursa, tam da bu noktada öne çıkıyor. Uluslararası misafirlerin konakladığı otelleri, alışveriş merkezleri, tarihi çarşıları ve kültürel dokusuyla Bursa; Türkiye'nin en önemli şehirlerinden olması sebebiyle sürecin ziyaret rotalarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak günümüzde bir şehrin önemi; sadece güzelliği ile değil, güvenliği ile de ölçülüyor! Bu sebeple Türkiye Cumhuriyeti Devleti; “Dünya’yı Güven içerisinde ağırlamak” zorunda… “Güven” Şehrin Kimliğidir Bir şehrin turizmdeki başarısı yalnızca tarihi eserleriyle, doğal güzellikleriyle ya da konaklama kapasitesiyle ölçülmez. Asıl başarı, misafirine ne kadar güven verebildiğiyle ortaya çıkar. Bursa'da bu anlayışın yansımasında, İl Kültür ve Turizm Müdürümüz Sayın Dr. Kamil Özer'in ortaya koyduğu önemli bir pay bulunuyor. Bursa'da; otellerden AVM'lere, tarihi mekânlardan yoğun ziyaretçi alanlarına kadar birçok noktada güvenlik ve acil durum hazırlıkları titizlikle ele alınan büyük bir şehir olarak öne çıkıyor. Kurumlar arası koordinasyon sayesinde misafirlerin kendilerini güvende hissedeceği sağlam bir altyapı her gün yeni baştan oluşturuluyor. Ve bu konuda başta İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olmak üzere tüm otoriteler en özel hassasiyet ile görevinin başında durmaksızın çalışıyor. Elbette bu noktada “güvenlik” kelimesinden öncelikle bahsederken Bursa Valiliği öncülüğünde Bursa İl Emniyet Müdürlüğü, Bursa İl Jandarma Komutanlığı ve diğer tüm İl Müdürlüklerini de unutmamak gerekiyor… Bursa’nın refleksleri hazır… Şehrin afet ve acil durum yönetimindeki dönüşümünde Bursa Valiliği'nin belirleyici bir rolü bulunuyor. Bursa Valimiz Sayın Erol Ayyıldız'ın öncülüğünde afetlere hazırlık kapasitesi önemli ölçüde yükseltildi. Bu sürecin koordinasyon ayağında ise Bursa Vali Yardımcımız Sayın Salih Altun'un başarılı ve titiz çalışmaları öne çıkıyor. İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu toplantılarında ortaya konulan iş birliği modeli, Bursa'nın afet yönetiminde örnek gösterilen şehirlerden biri haline gelmesinde belirleyici pay sahibi. Ve elbette göç koordinasyonunu da atlamamak gerekiyor. Bugün Bursa'da ortaya konulan hazırlıklar yalnızca bir şehrin güvenlik refleksi olarak görülmemelidir. Bursa’da hayata geçirilen tüm hazırlıklar aslında büyük bir devlet olmanın gerekliliğinin tarihsel gerçekliklerin kalbi ile özdeştir. Bu sebeple Bursa’nın refleksleri her türlü olağanüstü duruma karşı hazır. “Kadim medeniyetlerin ve sırların kapılarını araladığı bir dönemde; Bursa ve Türkiye, daha doğrusu Anadolu, yeni başlangıçlara ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor” diyen bir üstadın sözünün ay ışığında olduğumuz bir dönemden geçmekteyiz. Dünya’nın kilitlendiği “NATO Zirvesi” kadar değerli olan bir diğer husus ise; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin savunma sanayinden lojistiğe uzanan güçlü ve tarihsel hamleleridir.  Türkiye; yeni dönemde sadece bölgesel bir aktör değil, küresel güç boyutunda oyun kurucu bir makro merkez haline geldi. Şehirlerin güvenliği, afetlere hazırlığı ve kriz anlarında göstereceği koordinasyon artık yalnızca “yerel bir mesele” değil, “Türkiye'nin uluslararası itibarı” ile de doğrudan ilişkilidir. Bursa'nın ortaya koyduğu hazırlık anlayışı da bu büyük vizyonun şehir ölçeğindeki yansımalarından biri olarak okunmalı ve değerlendirmelidir. Unutulmamalıdır ki; Bursa, tarihsel köklerinden aldığı güç ile anılıyor olsa bile yaklaşık 2 yıldır “Emniyet Genel Müdürü” tecrübesi bulunan kadim bir Vali tarafından yönetilmektedir… Bursa; Türkiye için 7/24 hazır… Olağanüstü ve acil durumlara dair şehrin sahadaki kurumsal omurgasını ise “Bursa AFAD” oluşturuyor. Bursa AFAD İl Müdürümüz Sayın Mehmet Buldan yönetimindeki ekipler, Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi'nde 7 gün 24 saat esasıyla çalışmalarını sürdürüyor. Arama kurtarma kapasitesi ve koordinasyon mekanizmaları sürekli güncellenerek olası afetlere karşı hazırlık aralıksız devam ediyor. Yerel yönetimlerle, başta Yıldırım Belediyesi olmak üzere yürütülen yakın istişareler ve ortak projeler de bu yapının en takdire şayan boyutlarından birini oluşturuyor. Son günlerde ülkemizin çeşitli bölgelerinde yaşanan sel ve su baskınları, afet ve acil durumların yalnızca deprem veya yangından ibaret olmadığını bir kez daha göstermiştir. Birkaç saat içerisinde hayatı durma noktasına getirebilen bu olaylar, hazırlığın ve koordinasyonun önemini tüm halkımıza yeniden hatırlatmıştır. İşte bu nedenle Bursa'da yürütülen afet ve acil durum hazırlık çalışmaları, sadece bugünün değil yarının risklerini de dikkate alan bir anlayışla sürdürülmektedir. Bursa’nın özellikle 6 Şubat depremlerinde gösterdiği derin ve güçlü devlet refleksini hatırlamanızda fayda görmekteyim. Bursa; Türkiye için 7 gün 24 saat hazır bir şehir olarak ülkenin kalbi olmaya devam ediyor. Bursa “örnek şehir” ilan edilmelidir… Yerel yönetimler de bu tabloya değerli katkılar sunuyor. İstanbul ve İzmir gibi mega kentlerde yönetişim sorunlarının zaman zaman kamuoyuna olumsuz ve telafisi imkansız olaylarla yansıdığı bir ortamda, Yıldırım Belediyesi başta olmak üzere Bursa Büyükşehir Belediyesi ve tüm yerel yönetimler ile kurum ve kuruluşlar afetlere hazırlık, risk azaltma ve toplumun bilinçlendirilmesi konularında uzun süredir istikrarlı bir çizgide ilerliyor. Güvenliğin olmadığı yerde zirveler yapılamaz, turizm gelişmez, ekonomi güçlenemez ve istikrar sağlanamaz… Afet ve acil durumlara hazır olunan tüm şehirlerde “huzur” vardır. Bursa'nın ortaya koyduğu hazırlık anlayışı şehrin geleceği için yapılan uzun vadeli bir yatırım anlayışıdır. İşte bu sebeple “NATO Zirvesi” örneğinden yola çıkarak belirtmek istedim ki; Bursa, tüm Dünya’yı ağırlayabilecek ve birçok büyük sorunu göğüsleyebilecek güçte mega bir şehir hatta medeniyettir. Bu sebeple Bursa, birçok konu başlığında “örnek şehir ilan edilmelidir…” Her ne kadar yapılan hazırlıklar ve organizasyonlar vatandaşların pek fazla gözüne sokulmuyor olsa bile aslında Bursa, birçok olağanüstü ve acil duruma hazır bir şehir olduğunu 112 komuta merkezinde her gün alınan ihbarlara yönelik yürütülen başarılı operasyonlar ile kanıtlamıştır. Bursa; polis, jandarma, sağlık birimleri, itfaiye, afad birimleri ve gönülleri başta olmak üzere tüm kurum, kuruluş ve vatandaşları ile Dünya’yı ağırlayabilecek bir kapasite ve hazırlık içerisinde her gün güne yeniden başlamaktadır. Bursa’nın bu kadar güvenli olduğu bir Türkiye’de, Başkent Ankara’nın tedbirsiz ve güvensiz olabileceğini elbette düşünemeyiz. Lakin Bursa’nın her daim başta “Başkent Ankara” başta olmak üzere Türkiye’nin hizmetine hazır olduğunu hatırlatmanın faydalı olacağını düşünerek bir yazı kaleme aldım. Haziran ayının bolluk, bereket, sağlık ve güzellikler getirmesi dileklerim ile esen kalın…
Ekleme Tarihi: 01 Haziran 2026 -Pazartesi
Abdulkadir Albayrak

Dünya’yı “Güven” içerisinde ağırlamak!

Dünya’nın tüm dinamiklerini bir araya getirecek NATO'nun 36’ncı zirvesi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve ev sahipliğinde yapılacak bu zirve, Türkiye'nin güvenlik altyapısını ve organizasyon gücünü tüm dünyaya gösterecektir. Bu zirve Ankara'da olsa da yükünü yalnızca “Başkent” taşımayacaktır. Türkiye'nin birçok şehri de bu sürecin doğal paydaşları arasında yer alacak. İşte Bursa, tam da bu noktada öne çıkıyor. Uluslararası misafirlerin konakladığı otelleri, alışveriş merkezleri, tarihi çarşıları ve kültürel dokusuyla Bursa; Türkiye'nin en önemli şehirlerinden olması sebebiyle sürecin ziyaret rotalarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak günümüzde bir şehrin önemi; sadece güzelliği ile değil, güvenliği ile de ölçülüyor! Bu sebeple Türkiye Cumhuriyeti Devleti; “Dünya’yı Güven içerisinde ağırlamak” zorunda…

“Güven” Şehrin Kimliğidir

Bir şehrin turizmdeki başarısı yalnızca tarihi eserleriyle, doğal güzellikleriyle ya da konaklama kapasitesiyle ölçülmez. Asıl başarı, misafirine ne kadar güven verebildiğiyle ortaya çıkar. Bursa'da bu anlayışın yansımasında, İl Kültür ve Turizm Müdürümüz Sayın Dr. Kamil Özer'in ortaya koyduğu önemli bir pay bulunuyor. Bursa'da; otellerden AVM'lere, tarihi mekânlardan yoğun ziyaretçi alanlarına kadar birçok noktada güvenlik ve acil durum hazırlıkları titizlikle ele alınan büyük bir şehir olarak öne çıkıyor. Kurumlar arası koordinasyon sayesinde misafirlerin kendilerini güvende hissedeceği sağlam bir altyapı her gün yeni baştan oluşturuluyor. Ve bu konuda başta İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olmak üzere tüm otoriteler en özel hassasiyet ile görevinin başında durmaksızın çalışıyor. Elbette bu noktada “güvenlik” kelimesinden öncelikle bahsederken Bursa Valiliği öncülüğünde Bursa İl Emniyet Müdürlüğü, Bursa İl Jandarma Komutanlığı ve diğer tüm İl Müdürlüklerini de unutmamak gerekiyor…

Bursa’nın refleksleri hazır…

Şehrin afet ve acil durum yönetimindeki dönüşümünde Bursa Valiliği'nin belirleyici bir rolü bulunuyor. Bursa Valimiz Sayın Erol Ayyıldız'ın öncülüğünde afetlere hazırlık kapasitesi önemli ölçüde yükseltildi. Bu sürecin koordinasyon ayağında ise Bursa Vali Yardımcımız Sayın Salih Altun'un başarılı ve titiz çalışmaları öne çıkıyor. İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu toplantılarında ortaya konulan iş birliği modeli, Bursa'nın afet yönetiminde örnek gösterilen şehirlerden biri haline gelmesinde belirleyici pay sahibi. Ve elbette göç koordinasyonunu da atlamamak gerekiyor. Bugün Bursa'da ortaya konulan hazırlıklar yalnızca bir şehrin güvenlik refleksi olarak görülmemelidir. Bursa’da hayata geçirilen tüm hazırlıklar aslında büyük bir devlet olmanın gerekliliğinin tarihsel gerçekliklerin kalbi ile özdeştir. Bu sebeple Bursa’nın refleksleri her türlü olağanüstü duruma karşı hazır.

“Kadim medeniyetlerin ve sırların kapılarını araladığı bir dönemde; Bursa ve Türkiye, daha doğrusu Anadolu, yeni başlangıçlara ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor” diyen bir üstadın sözünün ay ışığında olduğumuz bir dönemden geçmekteyiz. Dünya’nın kilitlendiği “NATO Zirvesi” kadar değerli olan bir diğer husus ise; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin savunma sanayinden lojistiğe uzanan güçlü ve tarihsel hamleleridir.  Türkiye; yeni dönemde sadece bölgesel bir aktör değil, küresel güç boyutunda oyun kurucu bir makro merkez haline geldi. Şehirlerin güvenliği, afetlere hazırlığı ve kriz anlarında göstereceği koordinasyon artık yalnızca “yerel bir mesele” değil, “Türkiye'nin uluslararası itibarı” ile de doğrudan ilişkilidir. Bursa'nın ortaya koyduğu hazırlık anlayışı da bu büyük vizyonun şehir ölçeğindeki yansımalarından biri olarak okunmalı ve değerlendirmelidir. Unutulmamalıdır ki; Bursa, tarihsel köklerinden aldığı güç ile anılıyor olsa bile yaklaşık 2 yıldır “Emniyet Genel Müdürü” tecrübesi bulunan kadim bir Vali tarafından yönetilmektedir…

Bursa; Türkiye için 7/24 hazır…

Olağanüstü ve acil durumlara dair şehrin sahadaki kurumsal omurgasını ise “Bursa AFAD” oluşturuyor. Bursa AFAD İl Müdürümüz Sayın Mehmet Buldan yönetimindeki ekipler, Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi'nde 7 gün 24 saat esasıyla çalışmalarını sürdürüyor. Arama kurtarma kapasitesi ve koordinasyon mekanizmaları sürekli güncellenerek olası afetlere karşı hazırlık aralıksız devam ediyor. Yerel yönetimlerle, başta Yıldırım Belediyesi olmak üzere yürütülen yakın istişareler ve ortak projeler de bu yapının en takdire şayan boyutlarından birini oluşturuyor. Son günlerde ülkemizin çeşitli bölgelerinde yaşanan sel ve su baskınları, afet ve acil durumların yalnızca deprem veya yangından ibaret olmadığını bir kez daha göstermiştir. Birkaç saat içerisinde hayatı durma noktasına getirebilen bu olaylar, hazırlığın ve koordinasyonun önemini tüm halkımıza yeniden hatırlatmıştır. İşte bu nedenle Bursa'da yürütülen afet ve acil durum hazırlık çalışmaları, sadece bugünün değil yarının risklerini de dikkate alan bir anlayışla sürdürülmektedir. Bursa’nın özellikle 6 Şubat depremlerinde gösterdiği derin ve güçlü devlet refleksini hatırlamanızda fayda görmekteyim. Bursa; Türkiye için 7 gün 24 saat hazır bir şehir olarak ülkenin kalbi olmaya devam ediyor.

Bursa “örnek şehir” ilan edilmelidir…

Yerel yönetimler de bu tabloya değerli katkılar sunuyor. İstanbul ve İzmir gibi mega kentlerde yönetişim sorunlarının zaman zaman kamuoyuna olumsuz ve telafisi imkansız olaylarla yansıdığı bir ortamda, Yıldırım Belediyesi başta olmak üzere Bursa Büyükşehir Belediyesi ve tüm yerel yönetimler ile kurum ve kuruluşlar afetlere hazırlık, risk azaltma ve toplumun bilinçlendirilmesi konularında uzun süredir istikrarlı bir çizgide ilerliyor. Güvenliğin olmadığı yerde zirveler yapılamaz, turizm gelişmez, ekonomi güçlenemez ve istikrar sağlanamaz…

Afet ve acil durumlara hazır olunan tüm şehirlerde “huzur” vardır. Bursa'nın ortaya koyduğu hazırlık anlayışı şehrin geleceği için yapılan uzun vadeli bir yatırım anlayışıdır. İşte bu sebeple “NATO Zirvesi” örneğinden yola çıkarak belirtmek istedim ki; Bursa, tüm Dünya’yı ağırlayabilecek ve birçok büyük sorunu göğüsleyebilecek güçte mega bir şehir hatta medeniyettir. Bu sebeple Bursa, birçok konu başlığında “örnek şehir ilan edilmelidir…”

Her ne kadar yapılan hazırlıklar ve organizasyonlar vatandaşların pek fazla gözüne sokulmuyor olsa bile aslında Bursa, birçok olağanüstü ve acil duruma hazır bir şehir olduğunu 112 komuta merkezinde her gün alınan ihbarlara yönelik yürütülen başarılı operasyonlar ile kanıtlamıştır. Bursa; polis, jandarma, sağlık birimleri, itfaiye, afad birimleri ve gönülleri başta olmak üzere tüm kurum, kuruluş ve vatandaşları ile Dünya’yı ağırlayabilecek bir kapasite ve hazırlık içerisinde her gün güne yeniden başlamaktadır.

Bursa’nın bu kadar güvenli olduğu bir Türkiye’de, Başkent Ankara’nın tedbirsiz ve güvensiz olabileceğini elbette düşünemeyiz. Lakin Bursa’nın her daim başta “Başkent Ankara” başta olmak üzere Türkiye’nin hizmetine hazır olduğunu hatırlatmanın faydalı olacağını düşünerek bir yazı kaleme aldım. Haziran ayının bolluk, bereket, sağlık ve güzellikler getirmesi dileklerim ile esen kalın…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ekosektor.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.