Ömer Küçükkaya
Köşe Yazarı
Ömer Küçükkaya
 

Yeşil Beyaz Gri Bursa…

Türkiye’nin her yeni yılı, bir önceki yeni yıldan daha zor ve kötü koşullar içerisinde geçiyor. Sanki bir bilgisayar oyununda oynarken her geçtiğiniz seviyenin bir öncekinden daha zor olması gibi bir durum ile karşı karşıyayız. Hem Türkiye hem de Bursa, bu oyuna ve seviyelerine alıştı. Artık bu oyundan da sıkıldı diyebiliriz. Türkiye’nin ve Bursa’nın yeni oyunlara, yeni oyun kuruculara ve yeni oyun kuralları ile oyun sahalarına ihtiyacı olduğunu kabul etmeliyiz. Bursa; Türkiye Süper Ligi’nde var olmak isterken, Türkiye’nin artık Avrupa lideri olduğunu ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’ye söz geçiremediğini görmek zorundayız. Türkiye gibi Bursa’da artık sınırlarını aştı. Şimdi sıra yeni oyun kurucuları, yeni oyuncuları ve yeni kuralları yeni oyun sahalarında sahaya sürmekte. Peki; hem Türkiye hem de Bursa bunu başarabilecek mi? Türkiye ve Bursa antrenörleri ile sponsorlarını değiştirebilecek mi? Bursa’da erken seçim süreci, hem iktidar kanadında hem muhalefet kanadında başladı. Kabul etmeliyiz ki; önümüzdeki erken seçim sürecinde bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde olan dört siyasi partinin de ciddi oy kayıpları yaşayacakları bir süreç ile karşılaşacağız. Adalet ve Kalkınma Partisi; emeklilerden dolayı mevcut potansiyelinden yüzde 30’a varan bir güç kaybı ile karşı karşıya diyebiliriz. Ve bununla birlikte asgari ücretliler ile kamu çalışanlarını unutmamamız gerekiyor. Kamu çalışanlarının özlük ve maaş haklarının ötesinde mobing, kötü çalışma koşulları, liyakatsiz idareciler ve devlete güven konusunda ciddi sorunları ve ikilemleri ile iktidara güven kaybı içerisinde oldukları bir süreci gözlemliyoruz. Evet; Amerika, Türkiye’de Maduro kurgusunu uygulayamaz ama Türkiye’nin Libya olma süreci hız kazandı diyebiliriz. İktidarın içerisinde; güçten ve yetkiden, gayri resmi veyahut illegal olarak beslenenlerin yaşadıkları korku ve panik sosyal medyanın ötesinde sokağa yansımış durumda. Toplum sokağa inmek için bir kıvılcım beklerken, şehirleri gezen ve meydanları boş bırakmamakta ısrarcı olan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “erken seçim istiyoruz”, “sandık halkın önüne gelsin” çıkışları toplumda ciddi oranda karşılık buluyor. Kabul etmeliyiz ki; bir arabanın mazotunun 2 Bin TL’ye dolmadığı Türkiye’de, emeklilere verilen 2 Bin TL zam bardağı taşırdı. Çok yakın bir gelecekte emekli vatandaşların anormal ve bireysel veyahut mini kitleler halinde gerçekleştirecekleri sokak eylemlerine ne kadar hazırız? Sosyologlar toplumun tepkisizleştiği konusunda yanılıyor. Toplum çıldırmış durumda ve her an en vahşi sokak olayları ile yüzleşebiliriz. Dikkatli ve tedbirli olmak zorundayız! Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in AK Parti’ye geçme konusunda son yaptığı açıklamaları değerlendirdiğimizde görmekteyiz ki; Bozbey, iktidarın gücünün Bursa’da çok fazla eridiğinin farkında ve yine CHP içerisinde alternatifi olmadığı gibi sokakta çok ciddi bir oy karşılığı olduğunun bilincinde. Bursa’da, yerel yönetimler açısından sahaya indiğimizde üç isim ile karşılaşıyoruz; Mustafa Bozbey, Erkan Aydın ve Oktay Yılmaz. Ne CHP’li Mustafa Bozbey ve Erkan Aydın için AK Parti ve diğer partilerin herhangi bir adayı var, ne de AK Partili Oktay Yılmaz için CHP ve diğer partilerin bir adayı var. Yerelde gözümüze çarpan bu çıkmaz aynı şekilde Türkiye’nin de çıkmaz sokağı diyebiliriz. Ve Milletvekilleri konusu! Orada da durum pek farksız değil aslında… İçi boş olarak yayınlanan kararname bize gösterdi ki; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya güvenmiyor ve aynı eksende büyük şehirleri mevcut Valiler ile yönetmekte ısrarcı bir politika sergiliyor. Ancak çoğu şehrin Valisinin yetersiz olduğunu hatta şovmen olarak sosyal medya fenomeni gibi davrandıklarını kabul etmeliyiz. Yalova Valisi’ni merkeze almak ile 3 Şehit geri gelmiyor! Yine canlarımızı kaybettik, yine hesap sorulmadı, yine ölen öldü ve olan oldu. Peki, böyle nereye kadar devam edecek? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ötesinde Milletvekili ve Bakanların hatta İl ve İlçe Başkan ve yönetimlerinin bile sahada olmadığı bir AK Parti ne kadar iktidar kalabilecek? Ne kadar daha erken seçim yok diyebilecek? Ve CHP, bahar ile birlikte meydanlara daha çok sahip çıkmayacak mı? Cumhur İttifakı neden kol kola değil, büyük şehirlerde… Kabul etmeliyiz ki; Dünya değişti! Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlıklarında süre gelen seçimlere bakıyoruz ve görüyoruz ki; bin hatta iki bin üyesi olan esnaf odalarında katılım oranları 300-400 kişilere düşmüş. Esnaf Oda Başkanı olmak için 150-200 oy yetiyor. Ancak yönetilen kitle, bütçe ve gücü düşündüğünüzde ortaya korkunç bir manzara çıkıyor. Peki, tüm bunlar olurken Ticaret Bakanlığı ve İl Ticaret Müdürleri ne yapıyor? Herkes tıkırında, herkes uykusunda, lakin kimse anlamak ve görmek istemiyor olabilecekleri. Oysa gün gelir; Suriye gibi Irak gibi Libya gibi çekerler yorganı üzerimizden diye düşünmekte lazım… Yeşil Beyaz Bursa’nın renkleri son dönemde nasıl gri olduysa ülkemiz vatandaşlarının ruhlarına baktığımızda da benzer tablolar ile karşılaşıyoruz. Hava kirliliğinin üst düzeyde arttığı Bursa’da, sanayinin ve iş dünyasının patronları BTSO Başkanı kim olacak yarışına girdiler. Bursaspor, hızla yükselirken birileri “Süper Lig kupasını biz kaldırmalıyız” projelerine çoktan başladı bile… Tüm bu detayların arasında yeni liderler ve yeni partiler sürecine hızla ilerliyoruz. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in ne AK Parti içerisinde ne CHP içerisinde bir alternatifi olmamasına rağmen Bozbey’in kurduğu ekip ona büyük zararlar vermeye devam ediyor. Nilüfer’den getirdiği taşıma kadro Bozbey ile hem toplum hem de medya arasında dev uçurumlar açarken, Şadi Özdemir’in de kurduğu ekibin kendilerine göre ekipleşmeleri nedeniyle Bursa’da Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir ivme kaybetti. AK Parti’nin siyasal anlamda zayıfladığı bir süreçte AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ekibinin yerine kim geçecek sorusu artık parti içi ve dışında açıkça konuşulmaya başlandı. Oysa Erdoğan, 2030 yılına kadar iktidarda olmalı! Tüm bu ana detaylar ışığında görmekteyiz ki; AK Parti’nin sağlıklı bir kabine revizyonu yapması beklenemez. Zorlama yapılan Valiler Kararnamesi ile İçişleri Bakanlığı’nda ipleri tamamen Milliyetçi Hareket Partisi’ne bırakan Adalet ve Kalkınma Partisi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanlış politikaları yüzünden toplum ile arasına derin uçurumlar açtı. Vatandaşın AK Parti’ye güveni hızla düşerken son umut halen Recep Tayyip Erdoğan… Yüksek vergilerin ötesinde vergi borcundan bile faiz ödenen bir döneme geldiğimiz Türkiye’de, ülkenin yakın geleceğinde Libya ve Kaddafi senaryolarının gerçekleşmesi için birileri çok güçlü saha çalışmaları yürütüyor. Ankara’nın Beştepe ve Çankaya arasında ev hapsi yaşadığı bir dönemde, İstanbul’u Üsküdar’dan, Türkiye’yi Beştepe’den yönetmek artık imkânsız diyebiliriz. İktidarın meydanlara inmesi artık hayati bir ihtiyaç… Yeşil Beyaz Bursa’nın artık Uludağ’dan yönetilemediği gibi Türkiye’nin de Ankara’dan yönetilemediğini görme vaktimiz geldi. Küresel dev bir güç haline dönüşen Türkiye’nin İstanbul’dan yönetilme zamanı gelip geçerken, yarın İstanbul Büyükşehir Belediye seçimleri olsa seçimleri yine Cumhuriyet Halk Partisi’nin kazanacağını görmekteyiz. Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de ve Bursa’da Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuklarında Cumhuriyet Halk Partisi oturduğu sürece AK Parti’nin hiçbir şartta “Yeni Anayasa” sürecinde başarılı olamayacağı aşikârdır. Toplum “Anayasa” değil, “Refah” istiyor… Elbette Bursa’nın da artık Yeşil Beyaz olmadığını hatta Gri’nin ötesinde Mavi Beyaz renkler ile temsil edildiğini görmekteyiz. Kestel ve Yıldırım Belediyelerinde artan Mavi Beyaz tonlu renk cümbüşünün şehrin genelindeki kamu atamalarına yansıdığını da toplum içerisinde yükselen bir ses olarak iletmek isterim. Sonuç itibariyle bizim rengimiz; ya Yeşil Beyaz, ya Kırmızı Beyaz’dır…
Ekleme Tarihi: 11 Ocak 2026 -Pazar
Ömer Küçükkaya

Yeşil Beyaz Gri Bursa…

Türkiye’nin her yeni yılı, bir önceki yeni yıldan daha zor ve kötü koşullar içerisinde geçiyor. Sanki bir bilgisayar oyununda oynarken her geçtiğiniz seviyenin bir öncekinden daha zor olması gibi bir durum ile karşı karşıyayız. Hem Türkiye hem de Bursa, bu oyuna ve seviyelerine alıştı. Artık bu oyundan da sıkıldı diyebiliriz. Türkiye’nin ve Bursa’nın yeni oyunlara, yeni oyun kuruculara ve yeni oyun kuralları ile oyun sahalarına ihtiyacı olduğunu kabul etmeliyiz. Bursa; Türkiye Süper Ligi’nde var olmak isterken, Türkiye’nin artık Avrupa lideri olduğunu ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’ye söz geçiremediğini görmek zorundayız. Türkiye gibi Bursa’da artık sınırlarını aştı. Şimdi sıra yeni oyun kurucuları, yeni oyuncuları ve yeni kuralları yeni oyun sahalarında sahaya sürmekte. Peki; hem Türkiye hem de Bursa bunu başarabilecek mi? Türkiye ve Bursa antrenörleri ile sponsorlarını değiştirebilecek mi?

Bursa’da erken seçim süreci, hem iktidar kanadında hem muhalefet kanadında başladı. Kabul etmeliyiz ki; önümüzdeki erken seçim sürecinde bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde olan dört siyasi partinin de ciddi oy kayıpları yaşayacakları bir süreç ile karşılaşacağız. Adalet ve Kalkınma Partisi; emeklilerden dolayı mevcut potansiyelinden yüzde 30’a varan bir güç kaybı ile karşı karşıya diyebiliriz. Ve bununla birlikte asgari ücretliler ile kamu çalışanlarını unutmamamız gerekiyor. Kamu çalışanlarının özlük ve maaş haklarının ötesinde mobing, kötü çalışma koşulları, liyakatsiz idareciler ve devlete güven konusunda ciddi sorunları ve ikilemleri ile iktidara güven kaybı içerisinde oldukları bir süreci gözlemliyoruz.

Evet; Amerika, Türkiye’de Maduro kurgusunu uygulayamaz ama Türkiye’nin Libya olma süreci hız kazandı diyebiliriz. İktidarın içerisinde; güçten ve yetkiden, gayri resmi veyahut illegal olarak beslenenlerin yaşadıkları korku ve panik sosyal medyanın ötesinde sokağa yansımış durumda. Toplum sokağa inmek için bir kıvılcım beklerken, şehirleri gezen ve meydanları boş bırakmamakta ısrarcı olan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “erken seçim istiyoruz”, “sandık halkın önüne gelsin” çıkışları toplumda ciddi oranda karşılık buluyor. Kabul etmeliyiz ki; bir arabanın mazotunun 2 Bin TL’ye dolmadığı Türkiye’de, emeklilere verilen 2 Bin TL zam bardağı taşırdı. Çok yakın bir gelecekte emekli vatandaşların anormal ve bireysel veyahut mini kitleler halinde gerçekleştirecekleri sokak eylemlerine ne kadar hazırız? Sosyologlar toplumun tepkisizleştiği konusunda yanılıyor. Toplum çıldırmış durumda ve her an en vahşi sokak olayları ile yüzleşebiliriz. Dikkatli ve tedbirli olmak zorundayız!

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in AK Parti’ye geçme konusunda son yaptığı açıklamaları değerlendirdiğimizde görmekteyiz ki; Bozbey, iktidarın gücünün Bursa’da çok fazla eridiğinin farkında ve yine CHP içerisinde alternatifi olmadığı gibi sokakta çok ciddi bir oy karşılığı olduğunun bilincinde. Bursa’da, yerel yönetimler açısından sahaya indiğimizde üç isim ile karşılaşıyoruz; Mustafa Bozbey, Erkan Aydın ve Oktay Yılmaz. Ne CHP’li Mustafa Bozbey ve Erkan Aydın için AK Parti ve diğer partilerin herhangi bir adayı var, ne de AK Partili Oktay Yılmaz için CHP ve diğer partilerin bir adayı var. Yerelde gözümüze çarpan bu çıkmaz aynı şekilde Türkiye’nin de çıkmaz sokağı diyebiliriz. Ve Milletvekilleri konusu! Orada da durum pek farksız değil aslında…

İçi boş olarak yayınlanan kararname bize gösterdi ki; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya güvenmiyor ve aynı eksende büyük şehirleri mevcut Valiler ile yönetmekte ısrarcı bir politika sergiliyor. Ancak çoğu şehrin Valisinin yetersiz olduğunu hatta şovmen olarak sosyal medya fenomeni gibi davrandıklarını kabul etmeliyiz. Yalova Valisi’ni merkeze almak ile 3 Şehit geri gelmiyor! Yine canlarımızı kaybettik, yine hesap sorulmadı, yine ölen öldü ve olan oldu. Peki, böyle nereye kadar devam edecek? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ötesinde Milletvekili ve Bakanların hatta İl ve İlçe Başkan ve yönetimlerinin bile sahada olmadığı bir AK Parti ne kadar iktidar kalabilecek? Ne kadar daha erken seçim yok diyebilecek? Ve CHP, bahar ile birlikte meydanlara daha çok sahip çıkmayacak mı? Cumhur İttifakı neden kol kola değil, büyük şehirlerde…

Kabul etmeliyiz ki; Dünya değişti! Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlıklarında süre gelen seçimlere bakıyoruz ve görüyoruz ki; bin hatta iki bin üyesi olan esnaf odalarında katılım oranları 300-400 kişilere düşmüş. Esnaf Oda Başkanı olmak için 150-200 oy yetiyor. Ancak yönetilen kitle, bütçe ve gücü düşündüğünüzde ortaya korkunç bir manzara çıkıyor. Peki, tüm bunlar olurken Ticaret Bakanlığı ve İl Ticaret Müdürleri ne yapıyor? Herkes tıkırında, herkes uykusunda, lakin kimse anlamak ve görmek istemiyor olabilecekleri. Oysa gün gelir; Suriye gibi Irak gibi Libya gibi çekerler yorganı üzerimizden diye düşünmekte lazım…

Yeşil Beyaz Bursa’nın renkleri son dönemde nasıl gri olduysa ülkemiz vatandaşlarının ruhlarına baktığımızda da benzer tablolar ile karşılaşıyoruz. Hava kirliliğinin üst düzeyde arttığı Bursa’da, sanayinin ve iş dünyasının patronları BTSO Başkanı kim olacak yarışına girdiler. Bursaspor, hızla yükselirken birileri “Süper Lig kupasını biz kaldırmalıyız” projelerine çoktan başladı bile…

Tüm bu detayların arasında yeni liderler ve yeni partiler sürecine hızla ilerliyoruz. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in ne AK Parti içerisinde ne CHP içerisinde bir alternatifi olmamasına rağmen Bozbey’in kurduğu ekip ona büyük zararlar vermeye devam ediyor. Nilüfer’den getirdiği taşıma kadro Bozbey ile hem toplum hem de medya arasında dev uçurumlar açarken, Şadi Özdemir’in de kurduğu ekibin kendilerine göre ekipleşmeleri nedeniyle Bursa’da Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir ivme kaybetti. AK Parti’nin siyasal anlamda zayıfladığı bir süreçte AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ekibinin yerine kim geçecek sorusu artık parti içi ve dışında açıkça konuşulmaya başlandı. Oysa Erdoğan, 2030 yılına kadar iktidarda olmalı!

Tüm bu ana detaylar ışığında görmekteyiz ki; AK Parti’nin sağlıklı bir kabine revizyonu yapması beklenemez. Zorlama yapılan Valiler Kararnamesi ile İçişleri Bakanlığı’nda ipleri tamamen Milliyetçi Hareket Partisi’ne bırakan Adalet ve Kalkınma Partisi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanlış politikaları yüzünden toplum ile arasına derin uçurumlar açtı. Vatandaşın AK Parti’ye güveni hızla düşerken son umut halen Recep Tayyip Erdoğan…

Yüksek vergilerin ötesinde vergi borcundan bile faiz ödenen bir döneme geldiğimiz Türkiye’de, ülkenin yakın geleceğinde Libya ve Kaddafi senaryolarının gerçekleşmesi için birileri çok güçlü saha çalışmaları yürütüyor. Ankara’nın Beştepe ve Çankaya arasında ev hapsi yaşadığı bir dönemde, İstanbul’u Üsküdar’dan, Türkiye’yi Beştepe’den yönetmek artık imkânsız diyebiliriz. İktidarın meydanlara inmesi artık hayati bir ihtiyaç…

Yeşil Beyaz Bursa’nın artık Uludağ’dan yönetilemediği gibi Türkiye’nin de Ankara’dan yönetilemediğini görme vaktimiz geldi. Küresel dev bir güç haline dönüşen Türkiye’nin İstanbul’dan yönetilme zamanı gelip geçerken, yarın İstanbul Büyükşehir Belediye seçimleri olsa seçimleri yine Cumhuriyet Halk Partisi’nin kazanacağını görmekteyiz. Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de ve Bursa’da Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuklarında Cumhuriyet Halk Partisi oturduğu sürece AK Parti’nin hiçbir şartta “Yeni Anayasa” sürecinde başarılı olamayacağı aşikârdır. Toplum “Anayasa” değil, “Refah” istiyor…

Elbette Bursa’nın da artık Yeşil Beyaz olmadığını hatta Gri’nin ötesinde Mavi Beyaz renkler ile temsil edildiğini görmekteyiz. Kestel ve Yıldırım Belediyelerinde artan Mavi Beyaz tonlu renk cümbüşünün şehrin genelindeki kamu atamalarına yansıdığını da toplum içerisinde yükselen bir ses olarak iletmek isterim. Sonuç itibariyle bizim rengimiz; ya Yeşil Beyaz, ya Kırmızı Beyaz’dır…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ekosektor.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.