Ömer Küçükkaya
Köşe Yazarı
Ömer Küçükkaya
 

Yeni süper güç Türkiye…

Değişen sınırlar, gelişen teknoloji ve artan nüfus eğilimleri bize gösteriyor ki; Türkiye, dünyanın yeni süper gücüdür. Elbette şuanda biz bunu bir 10 yıl daha “yükselen süper güç Türkiye” olarak hissedeceğiz ancak 2037 yılı ile birlikte Türkiye, önündeki 25 yılı süper güç formatında yaşayacaktır. Bugün gelinen noktada AK Parti; misyonunu tamamlamış, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ülke için tüm paradigmalarda kendisine atfedilen görevleri başarı ile bitirmiştir. Türkiye’nin yeni sürecinde daha milli, daha yerli ve daha fazla çok unsurlu bir siyaset akımı ile yönetileceğimiz aşikâr olmuştur. Türkiye’nin, dünyanın dört bir yanında uzun yıllardır yetiştirdiği evlatlarının kademeli olarak ülkeye gelmesi ile birlikte modernize edilecek yeni siyasi ve bürokrasi süreci aslında daha temiz, daha güçlü, daha adil ve daha yüksek teknolojili bir dönem olarak büyümeye ve güçlenmeye devam edeceğimiz bir yükseliş formatı olacaktır. Yeni süper güç Türkiye’nin yükselen mottoları; adalet, üretim, insan, tohum, su, yenilebilir enerji, nanoteknoloji, Türkçe yazılım veritabanları, Türk markaları, yaygın Türkçe kullanımı ve geniş coğrafyalarda ekonomi ve finans üsleri inşa etmek olacaktır… Yabancı diller ve kültürler; savaşların etkisi ile asimile olurken, Türkiye var olduğu coğrafyalarda çok uzun yıllardır hayata geçirdiği “Türkçe” ve “Türk kültür mozaiği” ile var olmayı başarmış kadim bir medeniyettir. Türkçe; 20’den fazla aktif kullanılan lehçesi ile Avrupa’dan Çin’e 250 milyondan fazla insanın ana dili olarak kullandığı bir dil olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkçe; yalnızca Türkiye’nin değil, Orta Asya’dan Balkanlar’a, Ortadoğu’dan Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyanın ortak dilidir. Bu yaygınlık ve kültürel etki nedeniyle, Türkçeyi dünya dili olarak tanımlamak mecburidir. Dili ve kültürü ile dünyaca bilinen bir ülke elbette dünyanın yeni süper gücü olmayı başarmış demektir. Türkiye; Türkçe ve Türk kavramları ile kökünü kazıdıkça ve burada bulduğu izlerle tüm coğrafyalarda diplomatik, askeri ve ticari bağlarını güçlendirdikçe hızla büyümeye ve yükselmeye devam edecektir. Türkiye’nin yeni rotasında, ekonomik büyüme ve Türk Lirasını yaygınlaştırmak vardır. Türkiye’nin; yeni sancağı Türk Bayrağı dikilen coğrafyalardır. Türk Bayrağı’nın yeni yeri ise; milli teknolojiler, milli yazılımlar, milli tarım ve gıda ürünleri, milli sporcular, milli insan gücü, milli üretim ile milli sanayi gibi birçok milli marka ve argümandır. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin hem ismi hem de ülkeye kattıkları ile mottosunu tamamladığı bir süreçten yeni bir sürece evrimle geçme vakti gelmiştir. Bu misyon çerçevesinde Türkiye’nin yeni bir Milli Ufuk Hareketi’ne ihtiyacı vardır. Türkiye’nin süper güç yolculuğunda siyasi kök anlamında “Adalet” ana tema olacak olsa bile “Gelecek” kavramı daha pragmadik bir bakış ve güç katmaktadır. Her ne kadar Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ismi siyasi anlamda yeni lider figürü olarak güç kazanıyor olsa bile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tüm tecrübelerini genetik olarak bünyesinde barındıran ve son 25 yıllık Türkiye ile Milli Görüş felsefesine tamamen tanıklık etmiş hatta yaşamış Bilal Erdoğan liderliğini ülkenin yarınları için çok uzak bir ihtimal olarak değerlendirmemeliyiz. Türkiye’nin değişim değil dönüşüm sürecinde olduğunu kabullenmeli ve ülkenin yol haritasını çıkışlara değil, yükselişlere odaklı olarak inşa etmeliyiz. Devlet Aklı’nın hâkim olması gerekliliğini ve gençlerin kadim Türk töresi ile güçlenip Türk İslam motifi ile yetiştirilmesi gerektiği fikrini her platformda ifade eden Bilal Erdoğan’ın bir mirası değil, yeni bir yükselişi temsil ettiğini kabul etmeliyiz. Kök ile yarın arasındaki bağı inşa etmeliyiz! Ve görmekteyiz ki; çok fazla uzun olmayan bir gelecekte Bilal Erdoğan liderliğinde yeni bir siyasi hareket, yeni bir siyasi güç ve oluşum AK Parti başta olmak üzere tüm diğer partilerin içerisinden doğarak Bilal Erdoğan liderliğinde oluşacaktır. Kader, Türkiye için yeni bir yükseliş takvimi ve rotası belirlemiştir. Er doğan bir gençlik ile Türkiye, köklerinden yeniden doğacak ve tüm coğrafyalara başarı ile yayılacaktır…
Ekleme Tarihi: 21 Şubat 2026 -Cumartesi
Ömer Küçükkaya

Yeni süper güç Türkiye…

Değişen sınırlar, gelişen teknoloji ve artan nüfus eğilimleri bize gösteriyor ki; Türkiye, dünyanın yeni süper gücüdür. Elbette şuanda biz bunu bir 10 yıl daha “yükselen süper güç Türkiye” olarak hissedeceğiz ancak 2037 yılı ile birlikte Türkiye, önündeki 25 yılı süper güç formatında yaşayacaktır. Bugün gelinen noktada AK Parti; misyonunu tamamlamış, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ülke için tüm paradigmalarda kendisine atfedilen görevleri başarı ile bitirmiştir. Türkiye’nin yeni sürecinde daha milli, daha yerli ve daha fazla çok unsurlu bir siyaset akımı ile yönetileceğimiz aşikâr olmuştur. Türkiye’nin, dünyanın dört bir yanında uzun yıllardır yetiştirdiği evlatlarının kademeli olarak ülkeye gelmesi ile birlikte modernize edilecek yeni siyasi ve bürokrasi süreci aslında daha temiz, daha güçlü, daha adil ve daha yüksek teknolojili bir dönem olarak büyümeye ve güçlenmeye devam edeceğimiz bir yükseliş formatı olacaktır. Yeni süper güç Türkiye’nin yükselen mottoları; adalet, üretim, insan, tohum, su, yenilebilir enerji, nanoteknoloji, Türkçe yazılım veritabanları, Türk markaları, yaygın Türkçe kullanımı ve geniş coğrafyalarda ekonomi ve finans üsleri inşa etmek olacaktır…

Yabancı diller ve kültürler; savaşların etkisi ile asimile olurken, Türkiye var olduğu coğrafyalarda çok uzun yıllardır hayata geçirdiği “Türkçe” ve “Türk kültür mozaiği” ile var olmayı başarmış kadim bir medeniyettir. Türkçe; 20’den fazla aktif kullanılan lehçesi ile Avrupa’dan Çin’e 250 milyondan fazla insanın ana dili olarak kullandığı bir dil olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkçe; yalnızca Türkiye’nin değil, Orta Asya’dan Balkanlar’a, Ortadoğu’dan Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyanın ortak dilidir. Bu yaygınlık ve kültürel etki nedeniyle, Türkçeyi dünya dili olarak tanımlamak mecburidir. Dili ve kültürü ile dünyaca bilinen bir ülke elbette dünyanın yeni süper gücü olmayı başarmış demektir. Türkiye; Türkçe ve Türk kavramları ile kökünü kazıdıkça ve burada bulduğu izlerle tüm coğrafyalarda diplomatik, askeri ve ticari bağlarını güçlendirdikçe hızla büyümeye ve yükselmeye devam edecektir. Türkiye’nin yeni rotasında, ekonomik büyüme ve Türk Lirasını yaygınlaştırmak vardır.

Türkiye’nin; yeni sancağı Türk Bayrağı dikilen coğrafyalardır. Türk Bayrağı’nın yeni yeri ise; milli teknolojiler, milli yazılımlar, milli tarım ve gıda ürünleri, milli sporcular, milli insan gücü, milli üretim ile milli sanayi gibi birçok milli marka ve argümandır.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin hem ismi hem de ülkeye kattıkları ile mottosunu tamamladığı bir süreçten yeni bir sürece evrimle geçme vakti gelmiştir. Bu misyon çerçevesinde Türkiye’nin yeni bir Milli Ufuk Hareketi’ne ihtiyacı vardır. Türkiye’nin süper güç yolculuğunda siyasi kök anlamında “Adalet” ana tema olacak olsa bile “Gelecek” kavramı daha pragmadik bir bakış ve güç katmaktadır. Her ne kadar Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ismi siyasi anlamda yeni lider figürü olarak güç kazanıyor olsa bile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tüm tecrübelerini genetik olarak bünyesinde barındıran ve son 25 yıllık Türkiye ile Milli Görüş felsefesine tamamen tanıklık etmiş hatta yaşamış Bilal Erdoğan liderliğini ülkenin yarınları için çok uzak bir ihtimal olarak değerlendirmemeliyiz.

Türkiye’nin değişim değil dönüşüm sürecinde olduğunu kabullenmeli ve ülkenin yol haritasını çıkışlara değil, yükselişlere odaklı olarak inşa etmeliyiz. Devlet Aklı’nın hâkim olması gerekliliğini ve gençlerin kadim Türk töresi ile güçlenip Türk İslam motifi ile yetiştirilmesi gerektiği fikrini her platformda ifade eden Bilal Erdoğan’ın bir mirası değil, yeni bir yükselişi temsil ettiğini kabul etmeliyiz. Kök ile yarın arasındaki bağı inşa etmeliyiz!

Ve görmekteyiz ki; çok fazla uzun olmayan bir gelecekte Bilal Erdoğan liderliğinde yeni bir siyasi hareket, yeni bir siyasi güç ve oluşum AK Parti başta olmak üzere tüm diğer partilerin içerisinden doğarak Bilal Erdoğan liderliğinde oluşacaktır. Kader, Türkiye için yeni bir yükseliş takvimi ve rotası belirlemiştir. Er doğan bir gençlik ile Türkiye, köklerinden yeniden doğacak ve tüm coğrafyalara başarı ile yayılacaktır…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ekosektor.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Cuma
(21.02.2026 09:58 - #364)
Ağzına sağlık
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ekosektor.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.