Vakit tamam olduğunda teferruat anlamsızlaşır. Bugün, Türkiye için yaşananların özeti bundan ibarettir. Takvimlerde geriye gitmenin, dün içerisinde bugünün ışığını aramanın bir manası yok. Kim bilir belki de tarih tekerrür ediyor. Kim bilir belki de tarih bize emaneti geri veriyor. Sözün bittiği yer ile eylemin başladığı yerdeyiz. Uluların tarih yazdığı ve akabinde o tarihte kendilerini okuttukları, işittikleri, gördükleri ve belki de günümüzde görmek istemediklerini yüzyıllar önce kaleme aldıkları bir zaman dilimindeyiz. Sonuç ne olursa olsun biz yine buradayız, Bursa’dayız. Tıpkı yüzyıllar önce olduğu ve yüzyıllar sonra olacağı gibi…
İsmail Hakkı Bursevî kimdir diye Google amcaya sorduğunuzda;, Ekim 1653'te bugün Bulgaristan sınırları içinde bulunan Aydos'ta doğan, uzun süre Bursa'da yaşadığı için Bursevî, bir süre Üsküdar'da ikamet ettiğinden Üsküdârî, Celvetiyye tarikatına mensup olduğu için Celvetî nisbelerini kullanmış, özellikle Bursevî nisbesiyle meşhur olmuş müfessir, şair filozof, tarihçi, sosyolog ve daha nice unvanları olan bir değer cevabını alırsınız…
Ki, TRT 2’de yayınlanan "Bursevi'nin İzinde" belgeselini birkaç defa ailecek izlemenizi ve o belgeseli izlerken Bursa’dan Bosna’ya, Konya’dan Kosova’ya doğru gitmenizi ve sonrasında geriye dönüp Kafkaslara, bugünkü Ortadoğu’ya ve Asya’ya tarihte derin bir yolculuk yaparken Anadolu’yu anlamaya çalışmanızı tavsiye ederim. Bu belgeseli izlerken Üsküp ile Bursa arasında ne kadar kısa bir mesafe ve ne kadar büyük bir tarih olduğunu hissediyorsunuz… Çocuklarınız ile "Bursevi'nin İzinde" belgeselini mutlaka izleyin.
Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü ve TRT Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, tüm eleştirilerimizi elinin tersiyle geriye atacak ve aynı zamanda vizyonu ile hepimizi çağlar öncesinden çağlar ötesine taşıyacak yeni bir başarıya imza attı. Akademisyen olmanın doğasında mı vardır bilinmez ama Prof. Dr. Ferudun Yılmaz hoca tüm eleştirileri sinesinde göğüsleyebilen ve aynı zamanda yüce bir tevazu ile süreçleri pozitif bir noktaya taşıyan vasıfları ile değerine değer katmasını bilen bir adam. Mezunu olduğumuz Bursa Uludağ Üniversitesi’nin Prof. Dr. M. Mete Cengiz Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen belgesel gösterimi aynı anda TRT 2’de canlı yayınlandı. Sizlerinde TRT 2’de yayınlanan "Bursevi'nin İzinde" belgeselini mutlaka izleminizi önemle tavsiye ediyorum.
Elbette bu süreçte en büyük takdiri Bursa Valisi Erol Ayyıldız alıyor. Şehre geldiği günden beri varlığı ile topluma değer katan Vali Erol Ayyıldız; kültür, sanat, tarih, eğitim, turizm, ticaret ve ahilik gibi kadim alanlarda Bursa’yı öne çıkarmayı başardı. Bursa’nın maddeden değil manadan beslendiğini şehirde hayata geçirdiği tüm çalışmalar ile hem Türkiye’ye hem de Dünya’ya duyuran Vali Erol Ayyıldız, susarken konuşan büyük bir şehri yönetiyor…
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TRT 2 tarafından hayata geçirilen "Bursevi'nin İzinde" belgeselinde Kültür ve Turizm İl Müdürü Dr. Kamil Özer’in büyük emeklerini de unutmamak gerekiyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yetki alanındaki en başarılı yönetilen şehirlerinden biri olan Bursa, Kamil Özer ile birlikte çok yönlü ve köklü değişimler kazandı. Kurumsallaşma ile birlikte kurumları bütünleştiren sosyal karşılığı yüksek projelere imza atan Dr. Kamil Özer, Bursa’nın; Kültür, Turizm, Tarih, Sanat ve İnanç şehri olduğunu hayata geçirdiği başarılı projeler ile herkese bir kere daha hatırlattı.
Bursa’dan bahsederken İsmail Hakkı Bursevi ile birlikte bugüne kadar kaleme aldığımız bazı hususlara da değinmekte “Milli Şuur” ve “Ulusal Güvenlik” açısından faydalar görüyorum. Yakın gelecekte gençlerle hayata geçirilecek projelerde mutlaka bilgeliğinden ve tevazusu ile cesaretinden faydalanılması gereken Prof. Dr. Mustafa Kara, öğrencilerinin de ifade ettiği şekli ile derin bir okyanus… Böyle bir okyanus içerisinde kaybolmamak adeta imkansız.
TRT 2’de yayınlanan "Bursevi'nin İzinde" belgeselinin galasını Bursa’da Uludağ Üniversitesi’nde izlerken, gidip geldiğim asırları ve ulaştığım ufuk ile o anki manevi ve zihinsel hazzı sanırım hiçbir kelime ile izah edemem. Çok yoğun gündemler içerisinde memleket meselelerinin ötesinde küresel çapta insanlık namına önemli hamleler yapan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın "Bursevi'nin İzinde" belgeselini izlemesini önemle tavsiye ediyorum. Ki; bahse konu belgeseli şehrin birçok noktasına taşımak lazım.
Vefatının 300’ncü yılında tanıma, buluşma ve anma fırsatı yakaladığımız İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri, belki de yapay zekâ ile boğuşan veyahut boğulan çocuklarımız ile gençlerimiz içinde bir imdat fırsatıdır. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nın büyük emekleri olan "Bursevi'nin İzinde" belgeseli aslında Bursa’da ki Yazma Eserler konusuna da ne kadar uzak kaldığımızı bizlere hatırlattı. Bursa Valiliği ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu iş birliğiyle düzenlenen "Balkanlardan Bursa’ya Hatt-ı İrşad: İsmâil Hakkı Bursevî Yazma Eser Sergisi" İnebey Yazma Eser Kütüphanesi’nin açılışına katılmak bize de nasip olmuştu. Vali Erol Ayyıldız’ın büyük hassasiyet gösterdiği “Yazma Eserler” hususunun dünden bugüne ve yarına dair önemi "Bursevi'nin İzinde" belgeselinde daha net anlaşılıyor ve ifade ediliyor. Yazılan tarihimizi okumayı en az yüz yıl ertelemişiz…
Yüzlerce yıl kadim medeniyetleri yöneten Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluklarının geçiş ve yükseliş ile tükeniş süreçlerinin izlerini bugünlere taşıyan kadim bilgelerin durağı, evi, istirahat hanesi olan Bursa; Ulucami ile Uludağ ile ve nice Uluları ile Ulu bir Şehir olduğunu bir kere daha bizlere hatırlattı. Neden unuttuğumuz şehri yeniden hatırlamak için gezmiyoruz?
"Bursevi'nin İzinde" belgeselinde; Prof. Dr. Ali Namlı, Prof. Dr. Bilal Kemikli, Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Hayrettin Eldemir, Prof. Dr. Mehmet Öncel, Prof. Dr. Metin İzeti, Doç. Dr. Murat Yurtsever, Prof. Dr. Mustafa Kara, Nurdan Şahin ve Prof. Dr. Süleyman Baki'nin değerlendirmeleri ile yeni bir boyuta geçiyorsunuz. Yapay Zekâ’nın sıkıştırdığı günümüzü ve gençlerimizi aklın ötesinde ruh ve mana ile özetleyen "Bursevi'nin İzinde" belgeseli, belki de bugün aramakta olduğumuz tüm gerçekliklere dair ipuçlarını bizlere sunuyor.
Şimdi bir belgeselden Türkiye Yüzyılı yazısı nasıl çıkarıyoruz kısmına gelelim! Kıymetli okurlarım; “her kader vaktinin esiridir” sözünü defalarca yaşamak yormuyor diyemem. Kocaeli Valimiz Sayın İlhami Aktaş’ı makamında ziyaret etmek üzere yola çıkacağım için bu yazımı bugüne ertelemiştim. Ki, Yalova’da 3 vatan evladının Şehit olması haberi ile yandı yüreğimiz. İslam dini başta Amerika olmak üzere İsrail ve birçok devlet ile inanç merkezinin büyük mücadeleleri ile şiddet dini olarak algılatılmak isteniyor. İslamafobi’nin 11 Eylül saldırıları sonrasında yaygınlaştığı Dünya’da, kendisini Müslüman kisvesi altında göstererek terör olaylarına karışanları affetmeyi doğru bulmuyorum. Türkiye’yi sürekli Yalova benzeri süreçlerin içerisine sürüklemek isteyenlerin “Terörsüz Türkiye” ile Anadolu’nun sınırlarını Balkanlara, Ortadoğu, Asya ve Kafkasya’ya hatta Avrupa’ya taşıyacağını görenlerin ahlaksız, vahşi ve hain oyunlarına hiçbir zaman gelmedik gelmeyeceğiz. Biz, Şahadet için doğduk…
Türkiye Yüzyılı, Terörsüz Türkiye ile daha güçlü bir devlet ve daha zengin bir millet olmamızı sağlayacak. Elbette bizleri federasyon devlet olmaya sürüklemeye çalışanları görmüyor değiliz. Unutulmamalıdır ki; Türkiye, imparatorluklar kuran ve imparatorluklar yıkan kadim bir medeniyetin çocukları tarafından kurulmuştur. İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri başta olmak üzere tüm manevi liderleri ile Bursa, Bursevi’nin İzinde Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmeye muktedirdir. Bursa; Uluların duası ile İmparatorluklar kurmuş bir şehir olduğu kadar İmparatorluklar yıkmış bir şehirdir.
Bursa’da görmemiz gereken birçok noktayı "Bursevi'nin İzinde" belgeselinde gözlerimizin önüne serilmiş olarak bulmaktayız. Görmekteyiz ki; İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri halktan uzak değil, halkın içinde yaşamıştır. Ömrünün 40 yılını Bursa’ya vakfe etmiş İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri’nin mana çizgisinde şehrin tüm ulularını, gazilerini, şehitlerini hatırlamak zorundayız. Unutmamalıyız ki; Bursa, Osmangazi Gazi ve Orhan Gazi ile Emir Sultan Hazretleri’nin de evidir. Bursa’da sadece ilim ehli değil, kılıç ehli de vardır…
