Nuh Muaz Kapan
Köşe Yazarı
Nuh Muaz Kapan
 

Türkiye Ekonomisinin Güç Merkezi Bursa

Bursa, Osmanlı’dan bugüne yalnızca bir üretim merkezi değil; ticari aklın, girişimci refleksin ve kurumsal sürekliliğin en berrak biçimde gözlemlenebildiği şehirlerden biri olmuştur. Bugün Bursa’yı önemli kılan şey, geçmişteki sanayi birikimi değil; bu birikimin nasıl dönüştürüldüğü, hangi vizyonla yeniden kurgulandığı ve hangi kurumsal akılla geleceğe taşındığıdır. Türkiye ekonomisini anlamak isteyen herkes için Bursa artık bir “örnek vaka” değil, doğrudan bir “model”dir. Bu dönüşümün son on yıldaki en belirgin aktörlerinden biri, kuşkusuz İbrahim Burkay liderliğindeki Bursa iş dünyasıdır. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın klasik oda faaliyetlerinin çok ötesine geçen bu yaklaşımı, ticaret ile sanayiyi aynı çerçevede ele alan; fakat asıl önemlisi sanayiyi yeniden tanımlayan bir stratejik akla dayanmaktadır. Bursa’da yaşanan şey, ticaretten sanayiye geçiş değil; sanayiden yüksek katma değerli, teknoloji temelli ve stratejik üretime doğru bilinçli bir sıçramadır. Bu sıçramanın en sembolik ve en görünür adımı hiç şüphesiz TOGG’dur. TOGG, yalnızca bir otomobil üretim projesi değil; Bursa’nın elektrikli araçlar, yazılım, batarya teknolojileri ve yan sanayi üzerinden yeni bir sanayi ekosistemine geçişinin adıdır. Bu proje ile birlikte Bursa, “Türkiye’nin otomotiv üssü” olmanın ötesine geçerek, mobilite teknolojilerinin geliştirildiği bir merkez olma iddiasını ortaya koymuştur. Bu iddia, klasik sanayi şehirlerinin çok azının başarabileceği bir zihinsel dönüşümü ifade eder. Bu yeni sanayi anlayışının mekânsal ve kurumsal karşılığı ise TEKNOSAB’dır. TEKNOSAB, Türkiye’de organize sanayi bölgeleri anlayışının artık değişmesi gerektiğini gösteren en somut örneklerden biridir. Yeşil dönüşümle uyumlu, dijital üretimi merkeze alan, enerji ve lojistiği entegre düşünen, savunma sanayi ve ileri teknoloji yatırımlarına açık bu yapı, sanayi alanlarının artık yalnızca üretim sahası değil, stratejik planlama alanları olduğunu ortaya koymaktadır. Bu yönüyle TEKNOSAB, Ankara’nın dikkatle incelemesi gereken bir yerel kalkınma modelidir. Sanayi dönüşümünün sürdürülebilirliği ise yalnızca fabrika ve teknolojiyle değil, insan kaynağıyla mümkündür. Bu noktada GUHEM, Bursa’nın dönüşüm hikâyesinde kritik bir rol üstlenmektedir. GUHEM, uzay ve havacılığı belirli bir elit kesimin ilgi alanı olmaktan çıkararak, gençler ve çocuklar için erişilebilir bir ufka dönüştürmektedir. Savunma sanayi ve havacılık gibi alanlarda uzun vadeli başarı, ancak bu tür zihinsel ve toplumsal altyapılarla mümkündür. Bursa’nın geleneksel gücü olan tekstil sektörü ise BUTEKOM ile bambaşka bir yöne evrilmiştir. Artık mesele ne kadar üretildiği değil, ne kadar teknik, ne kadar akıllı ve ne kadar stratejik üretildiğidir. Teknik tekstiller, savunma sanayine yönelik kumaşlar, medikal ve kompozit tekstil uygulamaları; Bursa’nın “klasik tekstil kenti” algısını köklü biçimde dönüştürmektedir. Bu dönüşüm, sanayinin kendi geçmişini inkâr etmeden geleceğini kurabileceğini göstermesi açısından son derece kıymetlidir. Bursa’nın ticaret anlayışı da aynı şekilde değişmektedir. İhracat artık yalnızca ürünün yurt dışına gönderilmesiyle sınırlı değildir. KFA Fuarcılık üzerinden geliştirilen fuarcılık vizyonu, alıcıyı üreticinin ayağına getiren, ticareti şehirle bütünleştiren ve “ihracat turizmi” olarak adlandırılabilecek yeni bir yaklaşımı hayata geçirmiştir. Bu model, klasik Ankara merkezli ihracat politikalarına yerelden üretilmiş, sahaya temas eden ve sonuç odaklı bir alternatif sunmaktadır. Bugün Bursa’da yaşanan dönüşüm, yerel bir başarı hikâyesi olmanın çok ötesindedir. Bursa’da yaşanan bu dönüşüm, Türkiye’nin sanayi ve ticaret geleceğine dair bir prototip niteliği taşımaktadır. İbrahim Burkay’ın temsil ettiği anlayış, oda başkanlığını idari bir görev olmaktan çıkarıp stratejik liderliğe dönüştürmüştür. Türkiye ekonomisi üzerine düşünürken, Bursa’yı merkeze almak Türkiye’nin yeni yol haritalarında kaçınılmaz bir gerçeklik olmuştur.
Ekleme Tarihi: 27 Şubat 2026 -Cuma
Nuh Muaz Kapan

Türkiye Ekonomisinin Güç Merkezi Bursa

Bursa, Osmanlı’dan bugüne yalnızca bir üretim merkezi değil; ticari aklın, girişimci refleksin ve kurumsal sürekliliğin en berrak biçimde gözlemlenebildiği şehirlerden biri olmuştur. Bugün Bursa’yı önemli kılan şey, geçmişteki sanayi birikimi değil; bu birikimin nasıl dönüştürüldüğü, hangi vizyonla yeniden kurgulandığı ve hangi kurumsal akılla geleceğe taşındığıdır. Türkiye ekonomisini anlamak isteyen herkes için Bursa artık bir “örnek vaka” değil, doğrudan bir “model”dir.

Bu dönüşümün son on yıldaki en belirgin aktörlerinden biri, kuşkusuz İbrahim Burkay liderliğindeki Bursa iş dünyasıdır. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın klasik oda faaliyetlerinin çok ötesine geçen bu yaklaşımı, ticaret ile sanayiyi aynı çerçevede ele alan; fakat asıl önemlisi sanayiyi yeniden tanımlayan bir stratejik akla dayanmaktadır. Bursa’da yaşanan şey, ticaretten sanayiye geçiş değil; sanayiden yüksek katma değerli, teknoloji temelli ve stratejik üretime doğru bilinçli bir sıçramadır.

Bu sıçramanın en sembolik ve en görünür adımı hiç şüphesiz TOGG’dur. TOGG, yalnızca bir otomobil üretim projesi değil; Bursa’nın elektrikli araçlar, yazılım, batarya teknolojileri ve yan sanayi üzerinden yeni bir sanayi ekosistemine geçişinin adıdır. Bu proje ile birlikte Bursa, “Türkiye’nin otomotiv üssü” olmanın ötesine geçerek, mobilite teknolojilerinin geliştirildiği bir merkez olma iddiasını ortaya koymuştur. Bu iddia, klasik sanayi şehirlerinin çok azının başarabileceği bir zihinsel dönüşümü ifade eder.

Bu yeni sanayi anlayışının mekânsal ve kurumsal karşılığı ise TEKNOSAB’dır. TEKNOSAB, Türkiye’de organize sanayi bölgeleri anlayışının artık değişmesi gerektiğini gösteren en somut örneklerden biridir. Yeşil dönüşümle uyumlu, dijital üretimi merkeze alan, enerji ve lojistiği entegre düşünen, savunma sanayi ve ileri teknoloji yatırımlarına açık bu yapı, sanayi alanlarının artık yalnızca üretim sahası değil, stratejik planlama alanları olduğunu ortaya koymaktadır. Bu yönüyle TEKNOSAB, Ankara’nın dikkatle incelemesi gereken bir yerel kalkınma modelidir.

Sanayi dönüşümünün sürdürülebilirliği ise yalnızca fabrika ve teknolojiyle değil, insan kaynağıyla mümkündür. Bu noktada GUHEM, Bursa’nın dönüşüm hikâyesinde kritik bir rol üstlenmektedir. GUHEM, uzay ve havacılığı belirli bir elit kesimin ilgi alanı olmaktan çıkararak, gençler ve çocuklar için erişilebilir bir ufka dönüştürmektedir. Savunma sanayi ve havacılık gibi alanlarda uzun vadeli başarı, ancak bu tür zihinsel ve toplumsal altyapılarla mümkündür.

Bursa’nın geleneksel gücü olan tekstil sektörü ise BUTEKOM ile bambaşka bir yöne evrilmiştir. Artık mesele ne kadar üretildiği değil, ne kadar teknik, ne kadar akıllı ve ne kadar stratejik üretildiğidir. Teknik tekstiller, savunma sanayine yönelik kumaşlar, medikal ve kompozit tekstil uygulamaları; Bursa’nın “klasik tekstil kenti” algısını köklü biçimde dönüştürmektedir. Bu dönüşüm, sanayinin kendi geçmişini inkâr etmeden geleceğini kurabileceğini göstermesi açısından son derece kıymetlidir.

Bursa’nın ticaret anlayışı da aynı şekilde değişmektedir. İhracat artık yalnızca ürünün yurt dışına gönderilmesiyle sınırlı değildir. KFA Fuarcılık üzerinden geliştirilen fuarcılık vizyonu, alıcıyı üreticinin ayağına getiren, ticareti şehirle bütünleştiren ve “ihracat turizmi” olarak adlandırılabilecek yeni bir yaklaşımı hayata geçirmiştir. Bu model, klasik Ankara merkezli ihracat politikalarına yerelden üretilmiş, sahaya temas eden ve sonuç odaklı bir alternatif sunmaktadır.

Bugün Bursa’da yaşanan dönüşüm, yerel bir başarı hikâyesi olmanın çok ötesindedir. Bursa’da yaşanan bu dönüşüm, Türkiye’nin sanayi ve ticaret geleceğine dair bir prototip niteliği taşımaktadır. İbrahim Burkay’ın temsil ettiği anlayış, oda başkanlığını idari bir görev olmaktan çıkarıp stratejik liderliğe dönüştürmüştür. Türkiye ekonomisi üzerine düşünürken, Bursa’yı merkeze almak Türkiye’nin yeni yol haritalarında kaçınılmaz bir gerçeklik olmuştur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ekosektor.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.