Abdulkadir Albayrak
Köşe Yazarı
Abdulkadir Albayrak
 

Sel mi? Sistem mi?

Geçen gün pazara çıktım, biberin kilosu 200 lira, salatalık 150 liraydı. Dayanamadım sordum; Abi hayırdır ne oldu bu fiyatlara böyle? Antalya’da sel oldu abi. Hiç mi haberlere bakmıyorsun? Cevap kısa ve netti. Ama benim için düşündürücüydü. Yine aynı tarihlerde İzmir’de etkili olan sağanak yağış, sel ve su baskınlarıyla kenti felçetti. Dört vatandaşımız hayatını kaybetti. Aynı günlerde Antalya Serik’te seralar su altında kaldı. Antalya’da üretici bir yıllık emeğini, İzmir’de 4 vatandaşımız hayatını kaybetti. Sonuç farklı ama sebep aynı. Yağmur doğal bir olaydır. Burada asıl sorun yağmurun afete dönüşmesidir! İzmir’de yollar dereye döndü, evleri su bastı. Antalya’da tarım alanları günlerce su altında kaldı. Biraz araştırma yapayım dedim baktım hemen hemen her yoğun yağışta benzer görüntüler yaşanmış bu bölgelerde. Demek ki mesele sadece meteoroloji yağmur değil. Sorun, yıllardır devam eden aynı eksikliklerde. Yağmur suyu altyapısı yeterince güçlendirilmemişse, dere yatakları düzenlenmemişse, tarım alanlarının çevresinde güçlü tahliye sistemleri kurulmamışsa yağan her yoğun yağmur afete dönüşebilir. Sonra bir yağmur gelir ve sistemi kilitler. Evet iklim değişikliği gerçeği var. Yağış durumu değişti, yağmur daha kısa sürede daha yoğun yağıyor. Ancak altyapı aynı hızda güncellenmiyorsa ve sağlam alt yapı oluşturulamıyorsa risk büyüyor ve sonuç kaçınılmaz oluyor. Su yolunu bulamıyor ve sokaklar caddeler tarım arazileri su altında kalıyor. Antalya’daki seraların selden zarar görmesi fiyatlara yansıyor. Arz azalıyor ve fiyatlar artıyor. Bu ekonomik ve matematiksel bir sonuç. Ancak asıl soru şu: Bu üretim alanları afetlere karşı ne kadar korunuyor veya korumak için ne yapmak gerekiyor. İnanıyorum ki ilgili kurumlar bu alanları korumak için çalışmalar yürütüyordur. Ancak şunu da sormadan geçemiyoruz; yapılanlar yeteli mi, yoksa yeni bir plan, yaklaşım mı gerekiyor! Bir sera su altında kaldığında yalnızca çiftçi zarar etmiyor. O zarar zincirleme şekilde pazara, markete ve mutfağa doğal olarak ülke ekonomisine ve vatandaş ile devlete yansıyor. İzmir’de hayatını kaybeden vatandaşlarımız da aynı gerçeği gösteriyor. Su tahliye edilemiyorsa, alt yapı kapasitesi yetersizse, bodrum katlar ve alt geçitler tuzak haline geliyorsa mutlaka çözülmesi gereken bir sebep vardır. Sonu itibariyle hayatlar sel olup gidiyor... Afet çoğu zaman hazırlıksızlığın sonucudur! Gereken çalışmalar yapılmayıp önlemler alınmazsa, planlar değişmezse, doğal suyolları korunmazsa, aynı tabloyu yaşamaya devam edeceğiz. Alt yapıyı daha çok konuşmak, yatırım önceliklerini değiştirmek ve riskleri azaltmak gerekiyor. Mesele yağmur değil, mesele insan hayatını ve emeği korumaktır. Sorun yağmurlar değil, yağmur sularını sel ve afet olmadan çözecek sistemlerin ısrarla hayata geçirilememesidir. Afetler korunmanın ilk adımı, riskli olan her alanda sistem ve sürdürülebilir çözümler üretmektir. Ez cümle; afet çoğu zaman hazırlıksızlığın sonucudur…
Ekleme Tarihi: 12 Şubat 2026 -Perşembe
Abdulkadir Albayrak

Sel mi? Sistem mi?

Geçen gün pazara çıktım, biberin kilosu 200 lira, salatalık 150 liraydı.

Dayanamadım sordum;

Abi hayırdır ne oldu bu fiyatlara böyle?

Antalya’da sel oldu abi. Hiç mi haberlere bakmıyorsun?

Cevap kısa ve netti. Ama benim için düşündürücüydü.

Yine aynı tarihlerde İzmir’de etkili olan sağanak yağış, sel ve su baskınlarıyla kenti felçetti. Dört vatandaşımız hayatını kaybetti. Aynı günlerde Antalya Serik’te seralar su altında kaldı. Antalya’da üretici bir yıllık emeğini, İzmir’de 4 vatandaşımız hayatını kaybetti.

Sonuç farklı ama sebep aynı.

Yağmur doğal bir olaydır. Burada asıl sorun yağmurun afete dönüşmesidir!

İzmir’de yollar dereye döndü, evleri su bastı. Antalya’da tarım alanları günlerce su altında kaldı. Biraz araştırma yapayım dedim baktım hemen hemen her yoğun yağışta benzer görüntüler yaşanmış bu bölgelerde.

Demek ki mesele sadece meteoroloji yağmur değil. Sorun, yıllardır devam eden aynı eksikliklerde.

Yağmur suyu altyapısı yeterince güçlendirilmemişse, dere yatakları düzenlenmemişse, tarım alanlarının çevresinde güçlü tahliye sistemleri kurulmamışsa yağan her yoğun yağmur afete dönüşebilir.

Sonra bir yağmur gelir ve sistemi kilitler.

Evet iklim değişikliği gerçeği var. Yağış durumu değişti, yağmur daha kısa sürede daha yoğun yağıyor. Ancak altyapı aynı hızda güncellenmiyorsa ve sağlam alt yapı oluşturulamıyorsa risk büyüyor ve sonuç kaçınılmaz oluyor. Su yolunu bulamıyor ve sokaklar caddeler tarım arazileri su altında kalıyor.

Antalya’daki seraların selden zarar görmesi fiyatlara yansıyor. Arz azalıyor ve fiyatlar artıyor. Bu ekonomik ve matematiksel bir sonuç.

Ancak asıl soru şu:

Bu üretim alanları afetlere karşı ne kadar korunuyor veya korumak için ne yapmak gerekiyor. İnanıyorum ki ilgili kurumlar bu alanları korumak için çalışmalar yürütüyordur. Ancak şunu da sormadan geçemiyoruz; yapılanlar yeteli mi, yoksa yeni bir plan, yaklaşım mı gerekiyor! Bir sera su altında kaldığında yalnızca çiftçi zarar etmiyor. O zarar zincirleme şekilde pazara, markete ve mutfağa doğal olarak ülke ekonomisine ve vatandaş ile devlete yansıyor.

İzmir’de hayatını kaybeden vatandaşlarımız da aynı gerçeği gösteriyor. Su tahliye edilemiyorsa, alt yapı kapasitesi yetersizse, bodrum katlar ve alt geçitler tuzak haline geliyorsa mutlaka çözülmesi gereken bir sebep vardır. Sonu itibariyle hayatlar sel olup gidiyor...

Afet çoğu zaman hazırlıksızlığın sonucudur!

Gereken çalışmalar yapılmayıp önlemler alınmazsa, planlar değişmezse, doğal suyolları korunmazsa, aynı tabloyu yaşamaya devam edeceğiz.

Alt yapıyı daha çok konuşmak, yatırım önceliklerini değiştirmek ve riskleri azaltmak gerekiyor.

Mesele yağmur değil, mesele insan hayatını ve emeği korumaktır. Sorun yağmurlar değil, yağmur sularını sel ve afet olmadan çözecek sistemlerin ısrarla hayata geçirilememesidir. Afetler korunmanın ilk adımı, riskli olan her alanda sistem ve sürdürülebilir çözümler üretmektir. Ez cümle; afet çoğu zaman hazırlıksızlığın sonucudur…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ekosektor.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.