Afetler hayatımızın dışında kalan olağanüstü olaylar değildir. Depremler, yangınlar, sel olayları, endüstriyel kazalar ülkemizin ve dünyanın birçok yerinde ciddi risk oluşturmaya davam ediyor. Son zamanlarda yaşanan büyük afetler, olayın önemini tekrar tekrar bizlere hatırlatıyor. Afetler kaçınılmaz olabilir, ancak oluşturacağı kayıpları azaltmak büyük ölçüde hazırlığa bağlıdır.
Afet yönetimi denildiğinde birçok kişinin aklına ilk olarak müdahale süreci geliyor. Oysa modern afet yönetimi olay anındaki müdahaleden ibaret değildir. Asıl önemli olan, afet yaşanmadan önce riskleri doğru analiz etmek ve buna uygun bir hazırlık sistemi kurabilmektir. Yani afet anında ortaya çıkan tablo, çoğu zaman afet öncesinde yapılan hazırlığın sonucudur. Daha net bir ifade ile afet durumlarında “hayat kurtarmak için” afet öncesinden her duruma ve her koşula hazır ve hazırlıklı olmalıyız…
Hazırlıklı olmayan toplumlarda küçük çaplı olaylar bile büyük krizlere dönüşebilir. İletişim eksikliği, plansızlık, koordinasyon sorunları ve bilgi yetersizliği afetlerin etkisini daha da artırır. Buna karşılık risklerini önceden belirleyen, senaryolar üzerinde çalışan ve toplumun afet bilincini geliştiren yapılar krizleri daha kontrollü yönetebilir.
Afet yönetimi birçok alanla doğrudan ilişkilidir. İletişim sistemlerinden altyapıya,eğitimden lojistiğe kadar birçok unsur afetlere karşı dayanaklılığı belirler. Özellikle büyük ölçekli afetlerde profesyonel ekiplerin her noktaya aynı anda ulaşması mümkün olmayabilir. Bu nedenle toplumun temel afet bilincine sahip olması büyük önem taşır
Kriz yönetmek yetmez
Afetlere hazırlıklı toplumlar kriz anında daha kontrollü hareket eder. İnsanlar ne yapacağını bilir, panik azalır ve koordinasyon daha sağlıklı olur. Bu nedenle afet bilinci yalnızca kurumların değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğudur.
Bugün ihtiyaç duyulan şey yalnızca daha fazla ekipman veya personel değil, güçlü ve hazırlıklı toplum oluşturmaktır. Eğitimlerin yaygınlaşması, farkındalığın artırılması ve insanların günlük yaşamlarında afet gerçeğini göz ardı etmeden hareket etmesi artık bir zorunluluktur.
Sonuç olarak afet yönetiminde başarı yalnızca kriz anındaki müdahale ile ölçülemez.
Gerçek başarı, afet yaşanmadan önce kurulan hazırlık sistemiyle ortaya çıkar. Çünkü güçlü topluluklar afet olmadan önce yapılan doğru planlama ve hazırlıklar sayesinde ayakta kalır.
