Abdulkadir Albayrak
Köşe Yazarı
Abdulkadir Albayrak
 

6 Şubat’ın Ardından

6 Şubat 2023… O gece 11 ilde sadece binalar yıkılmadı. Işıklar söndü, binlerce hayat yarım kaldı. Anneler babalar evlatsız, çocuklar annesiz babasız kardeşsiz kaldı. 6 Şubat, hepimizin kalbine kazınan derin bir acı olarak hafızalarımıza yerleşti. Bu tarih artık takvimde sıradan bir gün değildir. Telafisi mümkün olmayan kayıpların yaşandığı, unutulması mümkün olmayan acı bir derstir. Asrın felaketidir. 6 Şubat bize çok net bir gerçeği gösterdi. Afetler mazeret dinlemez. Hazırlıksız yakalananlar için doğa acımasızdır. Ve ne yazık ki bedeli ağır olur. Afet olduktan sonra üzülmek yetmez. Öncesinde hazırlıklı olmak zorundayız. Evet, afet öncesinde tedbir almak zordur. Ama almamanın bedeli çok daha ağırdır. İşte tam da bu nedenle, 6 Şubat haftasında Bursa’da düzenlenen Bursa İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) 2027–2032 Çalıştayı ayrı bir anlam taşımaktadır. Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde ve Bursa İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü iş birliğiyle yapılan bu iki günlük çalıştay, “afet olursa ne yaparız?” sorusundan çok daha hayati bir soruya odaklanmıştır: “Bir daha aynı acıları yaşamamak için bugün ne yapmalıyız?” Çalıştayda konuşan Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanımız Sayın Oktay Yılmaz, daha güvenli yaşam alanları oluşturmayı, can ve mal kayıplarını en aza indirmeyi ve afet bilincini toplumun her kesimine yaymayı hedeflediklerini vurgulamıştır. Yıldırım ilçesinde bugüne kadar yürütülen çalışmalarla yaklaşık 7 bin 500 bağımsız birimin kentsel dönüşümle yenilendiğini, 2029 yılına kadar ise 30 bin bağımsız birimin ilçeye kazandırılmasının hedeflendiğini ifade etmiştir. Bu rakamlar kâğıt üzerinde sayı gibi görünebilir.Ama gerçekte her biri bir hayat, bir aile, bir umut demektir.Daha sağlam binalar, daha fazla güvenli hayat demektir. Çalıştayda söz alan Bursa AFAD İl Müdürü Mehmet Buldan’da İRAP’ın ertelenemez bir kamu sorumluluğu olduğunu vurgulayarak, Bursa’da 2021 yılında 122 eylemden oluşan ilk İl Afet Risk Azaltma Planı’nın hazırlandığını ve uygulamaya alındığını belirtmiştir. Bu sürecin hem kurumların hazırlığını artırdığını hem de toplumda afet farkındalığını güçlendirdiğini ifade etmiştir. Bu çalıştayın en kıymetli yönlerinden biri de şudur. Türkiye’de ilk kez ilçe bazında hazırlanan risk azaltma planları, Yıldırım ilçesinde hayata geçirilerek uygulanmaya başlanmıştır. Artık çok iyi biliyoruz ki afet yönetimi yalnızca enkaz kaldırmak değildir. Asıl mesele, enkaz hiç oluşmadan önce doğru adımları atmaktır. Bu yüzden kentsel dönüşüm, yalnızca binaları yenilemek değildir. İnsanların korkuyla değil, huzurla yaşayabilmesini sağlamaktır. Yıldırım’da 2025 yılında Nisan ayında meclisten geçen ve yeni yapılacak 50 bağımsız bölüm ve üzeri binalarda afet ve acil durum konteyneri zorunluluğu getiren karar da bu anlayışın önemli bir parçasıdır ve diğer belediyelere örnek niteliğindedir. Afet sonrası ilk saatlerde vatandaşın kendi kendine yetebilmesi, bazen bir hayat ile ölüm arasındaki farktır. 6 Şubat bize çok ağır bir bedelle şunu öğretti: Afeti sadece anmak yetmez, afetten ders almak gerekir. Bugün alınan her doğru karar, yarın bir canın kurtulması demektir. Bugün attığımız hangi adım, yarın bizim ya da sevdiklerimizin hayatını kurtarabilir? Allah, tüm depremzede şehitlerimize rahmet eylesin. Geride kalanlara sabır versin. Bu millete bir daha böyle acılar yaşatmasın. Rabbim ülkemizi, şehirlerimizi ve insanımızı her türlü afetten muhafaza eylesin.
Ekleme Tarihi: 06 Şubat 2026 -Cuma
Abdulkadir Albayrak

6 Şubat’ın Ardından

6 Şubat 2023…

O gece 11 ilde sadece binalar yıkılmadı.
Işıklar söndü, binlerce hayat yarım kaldı.
Anneler babalar evlatsız, çocuklar annesiz babasız kardeşsiz kaldı.
6 Şubat, hepimizin kalbine kazınan derin bir acı olarak hafızalarımıza yerleşti.

Bu tarih artık takvimde sıradan bir gün değildir. Telafisi mümkün olmayan kayıpların yaşandığı, unutulması mümkün olmayan acı bir derstir. Asrın felaketidir. 6 Şubat bize çok net bir gerçeği gösterdi.
Afetler mazeret dinlemez.
Hazırlıksız yakalananlar için doğa acımasızdır.
Ve ne yazık ki bedeli ağır olur.

Afet olduktan sonra üzülmek yetmez. Öncesinde hazırlıklı olmak zorundayız.
Evet, afet öncesinde tedbir almak zordur.
Ama almamanın bedeli çok daha ağırdır.

İşte tam da bu nedenle, 6 Şubat haftasında Bursa’da düzenlenen Bursa İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) 2027–2032 Çalıştayı ayrı bir anlam taşımaktadır. Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde ve Bursa İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü iş birliğiyle yapılan bu iki günlük çalıştay, “afet olursa ne yaparız?” sorusundan çok daha hayati bir soruya odaklanmıştır:
“Bir daha aynı acıları yaşamamak için bugün ne yapmalıyız?”

Çalıştayda konuşan Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanımız Sayın Oktay Yılmaz, daha güvenli yaşam alanları oluşturmayı, can ve mal kayıplarını en aza indirmeyi ve afet bilincini toplumun her kesimine yaymayı hedeflediklerini vurgulamıştır. Yıldırım ilçesinde bugüne kadar yürütülen çalışmalarla yaklaşık 7 bin 500 bağımsız birimin kentsel dönüşümle yenilendiğini, 2029 yılına kadar ise 30 bin bağımsız birimin ilçeye kazandırılmasının hedeflendiğini ifade etmiştir.

Bu rakamlar kâğıt üzerinde sayı gibi görünebilir.Ama gerçekte her biri bir hayat, bir aile, bir umut demektir.Daha sağlam binalar, daha fazla güvenli hayat demektir.

Çalıştayda söz alan Bursa AFAD İl Müdürü Mehmet Buldan’da İRAP’ın ertelenemez bir kamu sorumluluğu olduğunu vurgulayarak, Bursa’da 2021 yılında 122 eylemden oluşan ilk İl Afet Risk Azaltma Planı’nın hazırlandığını ve uygulamaya alındığını belirtmiştir. Bu sürecin hem kurumların hazırlığını artırdığını hem de toplumda afet farkındalığını güçlendirdiğini ifade etmiştir.

Bu çalıştayın en kıymetli yönlerinden biri de şudur. Türkiye’de ilk kez ilçe bazında hazırlanan risk azaltma planları, Yıldırım ilçesinde hayata geçirilerek uygulanmaya başlanmıştır.

Artık çok iyi biliyoruz ki afet yönetimi yalnızca enkaz kaldırmak değildir.
Asıl mesele, enkaz hiç oluşmadan önce doğru adımları atmaktır.

Bu yüzden kentsel dönüşüm, yalnızca binaları yenilemek değildir.
İnsanların korkuyla değil, huzurla yaşayabilmesini sağlamaktır.

Yıldırım’da 2025 yılında Nisan ayında meclisten geçen ve yeni yapılacak 50 bağımsız bölüm ve üzeri binalarda afet ve acil durum konteyneri zorunluluğu getiren karar da bu anlayışın önemli bir parçasıdır ve diğer belediyelere örnek niteliğindedir. Afet sonrası ilk saatlerde vatandaşın kendi kendine yetebilmesi, bazen bir hayat ile ölüm arasındaki farktır.

6 Şubat bize çok ağır bir bedelle şunu öğretti:
Afeti sadece anmak yetmez, afetten ders almak gerekir.

Bugün alınan her doğru karar, yarın bir canın kurtulması demektir.
Bugün attığımız hangi adım, yarın bizim ya da sevdiklerimizin hayatını kurtarabilir?

Allah, tüm depremzede şehitlerimize rahmet eylesin.
Geride kalanlara sabır versin. Bu millete bir daha böyle acılar yaşatmasın. Rabbim ülkemizi, şehirlerimizi ve insanımızı her türlü afetten muhafaza eylesin.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ekosektor.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.