Bir hata yaptığında içinden yükselen ilk ses; nasıl!
“Nasıl böyle yaparsın?”
“Yine beceremedin.”
“Zaten senden ne beklenir ki…”
Çoğumuzun içinde hiç susmayan bir iç eleştirmen var. Bizi daha iyi olmaya zorladığını, hatalardan koruduğunu, disipline ettiğini düşünürüz. Hatta bazen kendimize sert davranmayı “gelişmenin şartı” sanırız. Oysa fark etmediğimiz bir şey vardır: Sürekli eleştirilmek nasıl insanı küçültüyorsa, insanın kendini sürekli eleştirmesi de aynı etkiyi yaratır. Sağlıklı öz değerlendirme ile acımasız öz eleştiri arasında ince ama önemli bir fark vardır. Sağlıklı değerlendirme hatayı görür, sorumluluk alır ve çözüm arar. Acımasız öz eleştiri ise hatayı kimliğe dönüştürür. “Yanlış yaptım” demek yerine “Ben zaten yetersizim” demeye başlarız. İşte tam bu noktada gelişim durur. Çünkü insan kendini değersiz hissettiği bir yerden büyüyemez.
Sürekli kendini eleştiren kişi, aslında çoğu zaman mükemmel olmaya çalışır. Hata yapmaktan, onaylanmamaktan, yetersiz görünmekten korkar. İç sesinin sertliği, çoğu zaman geçmiş deneyimlerin bir yansımasıdır. Belki çocuklukta duyulan eleştirel cümleler, belki yüksek beklentiler… Zamanla o dış ses içselleşir ve kişi kendi kendinin en acımasız yargıcı hâline gelir. Ancak sürekli eleştiri zihni savunmaya geçirir. İnsan risk almaktan kaçınır, denemekten korkar, potansiyelini ertelemeye başlar. Çünkü başarısızlık ihtimali, içerdeki o sert sese yeni malzeme verecektir. Böylece gelişim için gerekli olan cesaret, yerini geri çekilmeye bırakır.
Oysa gelişim güvenli bir psikolojik zeminde filizlenir. Hata yapma hakkının olduğu, eksik olmanın insan olmanın parçası sayıldığı bir zeminde… Kendine şefkat göstermek, hataları görmezden gelmek değildir. Aksine, hataya rağmen kendinle kalabilmektir. “Evet, olmadı ama bu benim tamamen yetersiz olduğum anlamına gelmez” diyebilmektir.
Belki de asıl soru şudur:
Bir arkadaşın aynı hatayı yapsaydı ona nasıl konuşurdun? Çoğumuz başkasına gösterdiğimiz anlayışı kendimize göstermeyiz. Oysa insan en uzun yolculuğunu kendiyle yapar. Bu yolculukta yanında destekleyici bir ses mi olmalı, yoksa sürekli suçlayan bir yargıç mı?
Kendini sürekli eleştirmek, sandığımız gibi gelişimi hızlandırmaz. Aksine, özgüveni zedeler, motivasyonu düşürür ve içsel gücü törpüler. Gerçek gelişim; farkındalık, sorumluluk ve şefkatin birlikte olduğu yerde başlar. Belki bugün kendine daha yumuşak bir cümle kurarak başlayabilirsin. Çünkü insan, en çok kendine alan tanıdığında büyür.
