Türkiye’nin Türkiye’den ibaret olmadığını bilmek gibi Bursa’nın da Bursa’dan ibaret olmadığını bilmek zorundayız. Selçuklu’dan Osmanlı’ya geçiş sürecinde Payitaht olan Bursa, Milli Mücadele döneminin Balkanlara ve Anadolu’ya açılan kapısı olmuştur. Sırların ve surların şehirlerini buluşturan Marmara Denizi’nin tanıklığında, Bursa ve İstanbul her daim birbirini omuzlayan ve her daim birbirini gizleyen iki şehir, iki medeniyet ve iki devlettir…
Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı ve Birlik Vakfı tarafından İstanbul’da düzenlenen iftar programına bizde davet üzere icabet ettik. Devletin sırrına, siyasetin ötesine, dünden bugüne ve geleceğe dair hassas bir ruh ile aklın varlığına tanıklık etmek son derece mükemmeldi.

Türkiye’nin gücünün vakıf kültürü ile perçinlendiğini ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün toplum açısından ne kadar değerli olduğunu fark edemeyen bir nesil yetişti. Turizmin öne çıktığı Türkiye’de, kültür ve inanç kavramlarını uzun zamandır bir köşeye atıyoruz. Turizm gelirlerini konuşurken, kültür ve inanç değerlerimiz ile var ettiğimiz tarihimizi anlatmaktan imtina ediyoruz. Birlik Vakfı Kurucular Kurulu Mütevelli Heyeti Başkanı İsmail Kahraman’ın ifade ettiği şekli ile “deri ile elbiseyi birbirine karıştırıyoruz.”

Marifetin iltifata tabi olduğunu unuturken, makam sahiplerini en ufacık hatalarında veyahut kusurlarında yer ile yeksan etmekten vazgeçmiyoruz. İsimleri bizde saklı kalan ancak görünen fotoğrafların ötesinde buluşan devlet aklını gördüğüm iftar yemeğinde, halkın her kesiminden insana kucak açan bir vakfiyeyi dolaşmak değerli idi. Sultanahmet ile Ayasofya camileri arasında dolaşırken, Cihan İmparatorluğu’nun yeniden kuruluyor oluşuna şahitlik edeceğimiz bir geceyi yaşadığımdan habersiz olduğumu ikrar etmek zorundayım.
Birilerinin halen daha İslam dinini ve Müslümanları azınlıkta göstermeye çalıştığı Türkiye’de, hem İslam hem de Müslümanlar artık ayağa kalkmalı ve “biz buradayız” diyebilme özgürlüğüne kavuşmalıdır. Elbette gecenin değerli konukları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili Celal Adan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan ve nice çok kıymetli isimler vardı.

Birlik Vakfı'nın Çemberlitaş'taki genel merkezinde düzenlenen iftar programında aslında beden ile ruhun, yağmur ile toprağın, tarih ile neslin, kültür ile inancın harmanlandığı bir gece yaşadık. Bilginin ötesine geçerken sırlara vakıf olduk. Ve sırlara vakıf olurken, yeni ufuklara açıldı zihnimiz. Türkiye için birlik olman ve 1985 yılından bugüne 40 yılı aşan bir mücadelede kimlerin hangi emeklere, akıl terlerine ve alın terlerine sahip olduğunu bir kerede yakından tanıklık ettik. İslamiyet’i ve Müslümanları sürekli sanık sandalyesine oturtmaya çalışan Siyonist aklın ve küresel çetelerin karşısında aciz, çaresiz ve hazırlıksız olmadığımızı görmek çok değerli idi.
Elbette bu değerli iftar programına ve akabinde ki istişare toplantısına yansıyan kareler ve insanlar bu kadar değil. Oraya gönlünü, zihnini, ülkeye dair hayallerini alan insanlar katılmıştı. Tek gayesi İ'lâ-yi kelimetullah ve Türkiye olan insanlar ile yürek yüreğe, omuz omuza olmanın verdi hazzı hiçbir cümle ile ifade edemem.
Elbette ki katılımcıları kadar konuşmaları da hafızalarımıza kazınan Birlik Vakfı iftarının aklımızı başımızdan alan, kalbimizi yerinden oynatan ve bizi aslımız ile buluşturan cümleleri ile mest olduk. Birlik Vakfı Kurucular Kurulu Mütevelli Heyeti Başkanı İsmail Kahraman’ın çok değerli ifadeleri eşliğinde Bursa’ya selam ve dualarını sizlere getirmekte ayrıca bir değer bizim için…

Ülkenin yarınlarına dair önemli hizmetleri bulunan önceki dönem Milli Savunma Bakanımız AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’ın İsmail Kahraman’ın konuşması esnasında Milli Eğitim Bakanımız Prof. Dr. Yusuf Tekin ile bizleri buluşturan telefon sürprizi çok değerli bir atak oldu. İnancın, kültürün, samimiyetin buluştuğu yerde eğitime dair gerçekleşen telefon buluşması aslında mesafelerin hiçbir zaman ayırıcı olmadığını gösterdi. Elbette teknolojinin hayatımıza ve gecemize kattığı renk ahengi içerisinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın genç yaşına rağmen mütevazı ve saygın kişiliği ile de mest olduk. Kendisini bilen ve genç yaşına rağmen bulunduğu makamın hayati öneminin farkında olan Bakan Mehmet Fatih Kacır ile bir kere daha gururlandık…
“Sözün ustası sözü kısa söyleyendir” minvali her daim net dokunuşlara imza atan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Celal Adan’ın varlığı sözleri kadar kıymetli oldu. Milletin, devletin, birlik ve beraberliğin buluştuğu iftar programında edilen dualar kadar dinlediğimiz sohbetinde tadı hem damağımızda hem ruhumuzda günlerce kalacaktır. Ve inanıyorum ki; Türkiye birlik oldukça, Türkiye için birileri tüm makamlarından vazgeçerek ötekileştirmeden birlik ve beraberlik içinde oldukça, biz daha nice asırları bu topraklarda Türk Bayrağı ve İslam Sancağı altında Ezan-ı Muhammed-i eşliğinde huzurla yaşarız.
Cenabı Allah başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devletimize ve milletimize hizmet edenlere sağlık, sıhhat, şifa, bereket ve zihin açıklığı versin. Hâsılı bir kere daha şahit olduk ve gördük ki; derdi millet olanların kurduğu devlet, tüm badirelere rağmen yüzlerce yıldır dimdik ayakta ve ayakta kalmaya devam edecektir…
