Asrın felaketi, afet yönetimi kapasitesini ve gönüllülük anlayışını tarihin en ağır sınavından geçirdi. Afetlerde iyi niyet son derece kıymetlidir, ancak tek başına yeterli değildir. Cesaret takdire şayandır, ancak tek başına bir çözüm üretemez. Asıl belirleyici ve hayat kurtarıcı olan, kurulan "sistem"dir. AFAD Akreditasyon Sistemi, tam da bu hayati ihtiyacın bir ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır.
Duygusal Refleksten Operasyonel Disipline Geçiş
Afet sahası, plansız ve kendiliğinden gelişen hareketlerin güvenle sürdürülebileceği bir alan değildir. Enkaz başında atılan her adım, bütünüyle teknik bir karardır. Yanlış kullanılan bir ekipman yalnızca zaman kaybettirmekle kalmaz, telafisi imkânsız hayat kayıplarına yol açabilir. Koordinasyonsuz bir girişim, ne kadar iyi niyetli olursa olsun, sahada yeni riskler üretir. Bu nedenle afet yönetimi bir organizasyon işidir; akreditasyon ise bu devasa organizasyonun güvenlik çerçevesidir.
Küresel Ölçekte Profesyonel Gönüllülük Modelleri
Hiçbir gelişmiş sistem, gönüllülüğü başıboş bırakmaz. Japonya’da vatandaş "planın ayrılmaz bir parçası" olarak konumlandırılırken; Almanya’da THW (Federal Teknik Yardım Kurumu), gönüllüleri yarı profesyonel bir disiplinle sisteme dahil eder. ABD’de FEMA (Federal Acil Durum Yönetim Kurumu) bünyesindeki CERT (Toplum Acil Müdahale Ekibi) modeli sertifikasyon olmaksızın operasyonel göreve izin vermez. BM (Birleşmiş Milletler) bünyesindeki INSARAG (Uluslararası Arama Kurtarma Danışma Grubu) standartları ise küresel bir referans çizer. Artık dünyanın ortak tecrübesi şudur; ‘Gönüllülük çok değerlidir; ama sistemsiz bir gönüllülük sürdürülebilir değildir.’
Vicdan ve Bilimin Buluşma Noktası Akreditasyon
Modern afet yönetiminin temel şartı, vicdani kültürü bilimsel disiplinle buluşturmaktır. “AFAD Akreditasyon Sistemi”; arama kurtarma ekiplerini seviyelendiren; eğitim, ekipman ve personel yeterliliğini objektif kriterlerle ölçen kapsamlı bir mekanizmadır. TAMP (Türkiye Afet Müdahale Planı) şemsiyesi altındaki bu sistem, sahada "kalabalık oluşturmak" yerine nitelikli "kapasite üretmeyi" hedefler. Akreditasyon, sahada güvenli ve etkin müdahalenin ta kendisidir.
Eğitimli Ekiplerin Sahadaki Hayat Kurtarıcı Etkisi
Bin 175 gönüllünün katıldığı kapsamlı saha analiz çalışması, eğitimli ve sisteme entegre edilmiş ekiplerin çok daha etkin olduğunu kanıtlamıştır. Afet anında ilk saatler yalnızca zamanla değil, "düzenle" de yarışır. Akredite edilmiş ve komuta zincirine dahil olmuş ekipler hızla organize olarak müdahaleye kurtarıcı bir katkı sunarken; sistem dışı yapılar sahaya uyum sağlamakta zorluk yaşamaktadır. Belirsizlik zaman kaybettirir; zaman ise afet anında doğrudan "hayat" demektir.
Kamu ve Sivil Toplum Ortaklığında Gelecek Vizyonu
Türkiye’nin afet yönetimindeki bu hayati dönüşümünün merkezinde, devletin kurumsal gücünün yanında Sivil Toplum Kuruluşları ve özel sektör temelli devasa bir "gönüllü gücü" yer almaktadır. AFAD Akreditasyon Sistemi, kamu gücüne omuz veren bu gönüllü potansiyelini bütüncül bir vizyonla sisteme dahil eder. Lojistikten haberleşmeye kadar her alan akreditasyon sürecine dahil edilmiştir. Bu yapı, kamunun imkânlarıyla STK ve özel sektör gönüllülerinin emeğini ortak standartlarda buluşturarak geleceğe aktarılan en güçlü kamu-gönüllü dayanışmasıdır.
