Av. Güzel Eryürek
Köşe Yazarı
Av. Güzel Eryürek
 

Kamu Yönetiminde Görünmeyen Sorun: “Sözleşme Yapmak Kolay, Yönetmek Zor”

Kamu yönetiminde ihale süreçleri uzun yıllardır yoğun biçimde tartışılıyor. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun getirdiği düzenlemeler, şeffaflık ilkesi ve rekabet koşulları kamuoyunun dikkatini çoğu zaman ihale aşamasına yöneltiyor. Uygulamada ise kamu projelerinde ortaya çıkan birçok sorun ihale aşamasında değil, ihale sonrasında imzalanan sözleşmenin yönetimi sürecinde ortaya çıkmaktadır. Başka bir ifadeyle, kamu yönetiminde çoğu zaman ihale süreci ayrıntılı biçimde düzenlenmiş olsa da sözleşmenin uygulanması ve denetlenmesi aynı ölçüde sistematik bir şekilde ele alınmamaktadır. Sayıştay tarafından yayımlanan belediye denetim raporları incelendiğinde, 2023 yılı denetim raporlarında bazı büyükşehir belediyelerinde tahakkuk etmiş kamu alacaklarının etkin biçimde takip edilmediği ve önemli miktarda vadesi geçmiş alacağın tahsil edilemediği tespit edilmiştir. Denetim bulgularında emlak vergisi, kira gelirleri ve çeşitli belediye alacaklarının zamanında tahsil edilmemesi nedeniyle kamu gelirlerinin etkin şekilde yönetilemediği vurgulanmıştır. Yine aynı şekilde 2024 yılı Sayıştay belediye denetim raporlarında “belediyelere ait taşınmazların kira bedellerinin piyasa rayiçlerine göre güncellenmediği, bazı kira sözleşmelerinin uzun süre düşük bedellerle devam ettiği ve sözleşmelerde yer alan artış mekanizmalarının etkin şekilde uygulanmadığı yönünde bulgular yer almıştır.” Bu tespitler kamu taşınmazlarının yönetiminde sözleşme hükümlerinin düzenli biçimde izlenmemesinin doğrudan kamu gelir kaybına yol açabileceğini gösteriyor. 2025 yılına ilişkin yayımlanmaya başlayan denetim raporlarında da dikkat çekmektedir. Bu raporlarda bazı idarelerde kira sözleşmeleri, ecri misil işlemleri ve çeşitli gelir kalemlerinin tahsilinde sistematik takip mekanizmalarının yeterince kurulmadığı; sözleşmelerde yer alan gecikme cezaları, teminat hükümleri ve tahsil süreçlerinin etkin biçimde işletilmediği belirtilmiş. Sayıştay raporlarında özellikle sözleşmelerin imzalanmasından sonraki uygulama aşamasına dikkat çekilmekte ve kamu idarelerinin yalnızca ihale sürecine değil, sözleşmenin uygulanması ve denetlenmesi sürecine de kurumsal bir yönetim yaklaşımı geliştirmesi gerektiği vurgulanmıştır. Nitekim bu bulgular, kamu yönetiminde karşılaşılan birçok mali kaybın mevzuat eksikliğinden değil; sözleşmelerin uygulanması, gelirlerin takibi ve idari denetim mekanizmalarının yeterince sistematik şekilde işletilmemesinden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Bu gibi sebeplerle sözleşme yönetimi, modern kamu yönetiminde giderek daha fazla önem kazanan bir yönetsel ve hukuki alan olarak öne çıkıyor. Kamu ihale sisteminin temel çerçevesi 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile çizilmiş olmakla birlikte, sözleşmelerin uygulanmasına ilişkin temel düzenleme 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nda yer almaktadır. Nitekim Kanun’un 4. Maddesinde ”sözleşmelerin uygulanmasında tarafların hak ve yükümlülüklerinin sözleşme hükümleri ve ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüleceği açıkça belirtilmiştir. Aynı Kanun’un 20. maddesi, yüklenicinin taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun şekilde yerine getirmemesi durumunda sözleşmenin feshedilebileceğini”düzenlemektedir. Bununla birlikte uygulamada sözleşmenin feshi, cezai şartların uygulanması veya teminatların irat kaydedilmesi gibi yetkilerin çoğu zaman etkin şekilde kullanılmadığı görülmektedir. Sözleşme yönetiminde en sık karşılaşılan sorunlardan biri süre uzatımları ve gecikmelerin denetimi konusudur. Kamu ihale sözleşmelerinde yüklenicinin işi sözleşmede belirlenen süre içinde tamamlaması esastır. Ancak çeşitli nedenlerle süre uzatımı talepleri gündeme gelmektedir. Bu noktada idarenin takdir yetkisi bulunmakla birlikte bu yetkinin objektif ölçütlere dayalı olarak kullanılması gerekir. Nitekim 4735 sayılı Kanun’un 10. maddesi sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin kusurundan kaynaklanan gecikmelerde gecikme cezası uygulanabileceğini öngörüyor. Buna rağmen bazı uygulamalarda gecikme cezalarının zamanında uygulanmadığı veya takip edilmediği görülüyor.. Sözleşme yönetimindeki bir diğer önemli alan teminatların kullanımıdır. Kamu ihale sisteminde teminatlar idare açısından önemli bir güvence mekanizmasıdır. 4735 sayılı Kanun’un 13. maddesi, yüklenicinin sözleşmeye aykırı davranması durumunda kesin teminatın irat kaydedilebileceğini düzenlemektedir. Ancak uygulamada bazı durumlarda teminatların zamanında irat kaydedilmemesi veya hukuki süreçlerin geç başlatılması nedeniyle idarelerin önemli mali kayıplar yaşadığı görülmektedir. Bu noktada sözleşme yönetimi yalnızca hukuki bir mesele olarak değil, aynı zamanda kurumsal yönetim ve risk yönetimi meselesi olarak ele alınmalıdır. Kamu kurumlarının çoğunda ihale süreci için ayrıntılı prosedürler bulunurken, sözleşmenin uygulanmasına ilişkin kurumsal takip mekanizmalarının yeterince gelişmediği görülüyor. Oysa büyük ölçekli kamu projelerinde sözleşme yönetimi başlı başına uzmanlık gerektiren bir alan haline gelmiştir. Kamu yönetiminde etkin bir sözleşme yönetimi için öncelikle sözleşmelerin sistematik şekilde izlenmesini sağlayan kurumsal mekanizmaların kurulması gerekmektedir. Sözleşme sürelerinin, cezai şartların, teminatların ve yüklenici yükümlülüklerinin düzenli olarak takip edilmesi hem kamu zararının önlenmesine hem de projelerin zamanında tamamlanmasına katkı sağlar. Ayrıca sözleşmelerin belirli periyotlarla hukuki ve idari açıdan değerlendirilmesi, ortaya çıkabilecek risklerin erken aşamada tespit edilmesine imkân tanıyacaktır. Netice olarak, kamu yönetiminde başarı yalnızca doğru ihale yapmakla ölçülemez. Asıl mesele, imzalanan sözleşmelerin etkin biçimde yönetilmesidir. Sözleşmenin imzalandığı gün kamu projesi bitmiş sayılmaz; aksine asıl süreç o noktadan sonra başlar. Kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve kamu hizmetlerinin zamanında sunulması açısından sözleşme yönetimi, ihale süreci kadar dikkatle ele alınması gereken bir alandır. Kamu idarelerinin bu alanda geliştireceği kurumsal kapasite, hem mali kayıpların önlenmesine hem de kamu yönetiminde güvenin güçlenmesine önemli katkı sağlar.
Ekleme Tarihi: 14 Mart 2026 -Cumartesi
Av. Güzel Eryürek

Kamu Yönetiminde Görünmeyen Sorun: “Sözleşme Yapmak Kolay, Yönetmek Zor”

Kamu yönetiminde ihale süreçleri uzun yıllardır yoğun biçimde tartışılıyor. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun getirdiği düzenlemeler, şeffaflık ilkesi ve rekabet koşulları kamuoyunun dikkatini çoğu zaman ihale aşamasına yöneltiyor. Uygulamada ise kamu projelerinde ortaya çıkan birçok sorun ihale aşamasında değil, ihale sonrasında imzalanan sözleşmenin yönetimi sürecinde ortaya çıkmaktadır. Başka bir ifadeyle, kamu yönetiminde çoğu zaman ihale süreci ayrıntılı biçimde düzenlenmiş olsa da sözleşmenin uygulanması ve denetlenmesi aynı ölçüde sistematik bir şekilde ele alınmamaktadır.

Sayıştay tarafından yayımlanan belediye denetim raporları incelendiğinde, 2023 yılı denetim raporlarında bazı büyükşehir belediyelerinde tahakkuk etmiş kamu alacaklarının etkin biçimde takip edilmediği ve önemli miktarda vadesi geçmiş alacağın tahsil edilemediği tespit edilmiştir. Denetim bulgularında emlak vergisi, kira gelirleri ve çeşitli belediye alacaklarının zamanında tahsil edilmemesi nedeniyle kamu gelirlerinin etkin şekilde yönetilemediği vurgulanmıştır. Yine aynı şekilde 2024 yılı Sayıştay belediye denetim raporlarında belediyelere ait taşınmazların kira bedellerinin piyasa rayiçlerine göre güncellenmediği, bazı kira sözleşmelerinin uzun süre düşük bedellerle devam ettiği ve sözleşmelerde yer alan artış mekanizmalarının etkin şekilde uygulanmadığı yönünde bulgular yer almıştır.” Bu tespitler kamu taşınmazlarının yönetiminde sözleşme hükümlerinin düzenli biçimde izlenmemesinin doğrudan kamu gelir kaybına yol açabileceğini gösteriyor.

2025 yılına ilişkin yayımlanmaya başlayan denetim raporlarında da dikkat çekmektedir. Bu raporlarda bazı idarelerde kira sözleşmeleri, ecri misil işlemleri ve çeşitli gelir kalemlerinin tahsilinde sistematik takip mekanizmalarının yeterince kurulmadığı; sözleşmelerde yer alan gecikme cezaları, teminat hükümleri ve tahsil süreçlerinin etkin biçimde işletilmediği belirtilmiş. Sayıştay raporlarında özellikle sözleşmelerin imzalanmasından sonraki uygulama aşamasına dikkat çekilmekte ve kamu idarelerinin yalnızca ihale sürecine değil, sözleşmenin uygulanması ve denetlenmesi sürecine de kurumsal bir yönetim yaklaşımı geliştirmesi gerektiği vurgulanmıştır. Nitekim bu bulgular, kamu yönetiminde karşılaşılan birçok mali kaybın mevzuat eksikliğinden değil; sözleşmelerin uygulanması, gelirlerin takibi ve idari denetim mekanizmalarının yeterince sistematik şekilde işletilmemesinden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Bu gibi sebeplerle sözleşme yönetimi, modern kamu yönetiminde giderek daha fazla önem kazanan bir yönetsel ve hukuki alan olarak öne çıkıyor.

Kamu ihale sisteminin temel çerçevesi 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile çizilmiş olmakla birlikte, sözleşmelerin uygulanmasına ilişkin temel düzenleme 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nda yer almaktadır. Nitekim Kanun’un 4. Maddesinde ”sözleşmelerin uygulanmasında tarafların hak ve yükümlülüklerinin sözleşme hükümleri ve ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüleceği açıkça belirtilmiştir. Aynı Kanun’un 20. maddesi, yüklenicinin taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun şekilde yerine getirmemesi durumunda sözleşmenin feshedilebileceğini”düzenlemektedir. Bununla birlikte uygulamada sözleşmenin feshi, cezai şartların uygulanması veya teminatların irat kaydedilmesi gibi yetkilerin çoğu zaman etkin şekilde kullanılmadığı görülmektedir.

Sözleşme yönetiminde en sık karşılaşılan sorunlardan biri süre uzatımları ve gecikmelerin denetimi konusudur. Kamu ihale sözleşmelerinde yüklenicinin işi sözleşmede belirlenen süre içinde tamamlaması esastır. Ancak çeşitli nedenlerle süre uzatımı talepleri gündeme gelmektedir. Bu noktada idarenin takdir yetkisi bulunmakla birlikte bu yetkinin objektif ölçütlere dayalı olarak kullanılması gerekir. Nitekim 4735 sayılı Kanun’un 10. maddesi sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin kusurundan kaynaklanan gecikmelerde gecikme cezası uygulanabileceğini öngörüyor. Buna rağmen bazı uygulamalarda gecikme cezalarının zamanında uygulanmadığı veya takip edilmediği görülüyor..

Sözleşme yönetimindeki bir diğer önemli alan teminatların kullanımıdır. Kamu ihale sisteminde teminatlar idare açısından önemli bir güvence mekanizmasıdır. 4735 sayılı Kanun’un 13. maddesi, yüklenicinin sözleşmeye aykırı davranması durumunda kesin teminatın irat kaydedilebileceğini düzenlemektedir. Ancak uygulamada bazı durumlarda teminatların zamanında irat kaydedilmemesi veya hukuki süreçlerin geç başlatılması nedeniyle idarelerin önemli mali kayıplar yaşadığı görülmektedir.

Bu noktada sözleşme yönetimi yalnızca hukuki bir mesele olarak değil, aynı zamanda kurumsal yönetim ve risk yönetimi meselesi olarak ele alınmalıdır. Kamu kurumlarının çoğunda ihale süreci için ayrıntılı prosedürler bulunurken, sözleşmenin uygulanmasına ilişkin kurumsal takip mekanizmalarının yeterince gelişmediği görülüyor. Oysa büyük ölçekli kamu projelerinde sözleşme yönetimi başlı başına uzmanlık gerektiren bir alan haline gelmiştir.

Kamu yönetiminde etkin bir sözleşme yönetimi için öncelikle sözleşmelerin sistematik şekilde izlenmesini sağlayan kurumsal mekanizmaların kurulması gerekmektedir. Sözleşme sürelerinin, cezai şartların, teminatların ve yüklenici yükümlülüklerinin düzenli olarak takip edilmesi hem kamu zararının önlenmesine hem de projelerin zamanında tamamlanmasına katkı sağlar. Ayrıca sözleşmelerin belirli periyotlarla hukuki ve idari açıdan değerlendirilmesi, ortaya çıkabilecek risklerin erken aşamada tespit edilmesine imkân tanıyacaktır. Netice olarak, kamu yönetiminde başarı yalnızca doğru ihale yapmakla ölçülemez. Asıl mesele, imzalanan sözleşmelerin etkin biçimde yönetilmesidir. Sözleşmenin imzalandığı gün kamu projesi bitmiş sayılmaz; aksine asıl süreç o noktadan sonra başlar. Kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve kamu hizmetlerinin zamanında sunulması açısından sözleşme yönetimi, ihale süreci kadar dikkatle ele alınması gereken bir alandır. Kamu idarelerinin bu alanda geliştireceği kurumsal kapasite, hem mali kayıpların önlenmesine hem de kamu yönetiminde güvenin güçlenmesine önemli katkı sağlar.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ekosektor.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.