Ekonomi Haber Girişi: 26.09.2021 - 11:03, Güncelleme: 26.09.2021 - 11:03

Aytac: yeşil enerjiyi önemsiyoruz

 

Aytac: yeşil enerjiyi önemsiyoruz

Limak Enerji Uludağ Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac; enerji sektörü, karbon enerji sistemleri ve yenilebilir enerji ile pandemine sürecine ilişkin olarak Ekosektör Gazetesi'nin sorularını yanıtladı.
Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan Yeşil Mutabakat Eylem Planı ile de artık enerji dahil tüm sektörlerde karbon nötr anlayışının yaygınlaşacağını gördüklerini ifade eden Limak Enerji Uludağ Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac; "yeşil enerji yatırımları ve karbon konusundaki tüm çalışmaları değerli buluyor ve önemsiyoruz. Bu yöne yapılan yatırımları hem ticari sermaye hem de müşteri nezdinde yaygınlaştıracak adımlar ilerleyen süreçte mutlaka atılacaktır. Elbette bizde tüm enerji yatırımlarında üzerimize düşeni yapmaya kararlıyız" dedi.   Bursa başta olmak üzere Limak Enerji olarak hangi şehirlerde nasıl bir müşteri ağı ve potansiyeline hizmet veriyorsunuz?    Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova bölgesinde yaklaşık 5 milyon kişilik bir nüfusa hizmet sunuyoruz. Bölgemiz satış hacmi anlamında Türkiye’nin en büyük bölgelerinden bir tanesi. Müşterilerimizin hayatını kolaylaştırmak ve bilgiye daha kolay erişmelerini sağlamak amacıyla teknolojik yatırımlarımızı kesintisiz sürdürüyor, pek çok farklı kanal üzerinden müşterilerimizle iletişim kuruyoruz. 100’ü aşkın işlem merkezimiz ile abonelik, fatura süreçleri ve avantajlı tarifelerden yararlanma gibi birçok hizmeti vermenin yanı sıra pandemi sürecinde hayatımızda varlığını güçlü bir şekilde hissettiren temassız kanallar olan online işlem ve çağrı merkezimiz, mobil uygulamamız üzerinden elektrikle ilgili tüm işlemlerin yapılmasına olanak sağlıyoruz. Sadece hizmet bölgemize değil, Türkiye’nin tüm illerine enerji satışı gerçekleştiriyoruz. Şu an Türkiye’de en fazla serbest tüketiciye sahip olan şirketlerden biriyiz, 81 ilde de müşterimiz var. Limak Enerji olarak pandemi sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?    Tüm dünyada ve ülkemizde olduğu gibi 2020’nin ve 2021’in ana konusu pandemi oldu. Bu sağlık sorunu kısa sürede ekonomik ve sosyal bir değişime yol açtı. Elektrik piyasasında arz talep dengesinde değişmeler oldu, enerji tüketim alışkanlıkları değişti. Abonelerin kuşaklarının da değişmesiyle müşteri deneyimi fiziksel kanallardan dijital kanallara evrildi. Şirket olarak bizler de bu değişimi yakından takip ederek, hızlıca aksiyon alıyor ve çeşitli iletişim faaliyetleri yürütüyoruz. Dönemin koşullarına, değişen dünya ve müşteri beklentilerine uygun projeleri hızla hayata geçiriyoruz. Halihazırda 2020 yılında devreye aldığımız yeni projelerimizin dışında, dijital yatırımlarımızı uzun yıllar önce hayata geçirmeye başlamıştık ve 2015 yılında online işlem merkezimizi devreye almıştık. Online işlem merkezimiz üzerinden müşterilerimiz, işlemlerini dakikalar içinde internet üzerinden tamamlayabiliyorlar. İşlemlerin uzaktan yapılabilmesi sadece müşterilere kolaylık sağlaması adına değil zaman ve maliyet tasarrufunu hem şirket hem müşteri nezdinde sağlaması açısından önemli. Tüm müşterilerimize fiziki olarak en yakın lokasyonlarda, online olarak ise bulundukları tüm ortamlarda hizmet verebilmek için çalışıyoruz. Müşterilerimizin sadece taleplerini almak yerine beklenti, istek ve ihtiyaçlarını önceden tahmin ederek, adımlarımızı ona göre atıyoruz. Müşterilerimizle dirsek teması kurmayı önemsiyoruz. Müşterilerimizin bizlere herhangi bir iletişim kanalından ilettiği talep, istek veya şikayetine aynı gün içerisinde dönüş sağlıyoruz. Artık yıl sonuna yaklaştığımız bu günlerde bir buçuk yılı aşkın bir pandemi sürecini geride bırakacağız. Bu sürecin başladığı ilk günden bugüne kadar çalışan ve müşteri sağlığını koruyacak her türlü hizmeti hayata geçirdik. Dezenfekte işlemleri ve sosyal mesafe uygulamaları gibi klasik tedbirlerin yanı sıra çok fazla temas edilen sıramatiklerimizi ayak pedallarıyla çalışır hale getirerek, teması azami düzeyde azaltmayı hedefledik. Ödemede yaşanabilecek aksaklıklar gibi noktalarda çok hızlı bir aksiyon aldık. Pandemi nedeniyle ödeme zorluğu yaşayan müşterilerimizin herhangi bir kredi kartına gerek olmadan, internet sitemiz ve çağrı merkezimiz üzerinden faturalarını taksitlendirerek ödeyebilecekleri 3 taksit uygulamamızı devreye almıştık. Bu yıl itibariyle 3 olan taksit sayısını 4’e çıkarttık. Bugüne kadar 45 milyon TL tutarındaki 49 bin adet faturayı yapılandırmaya gittik. Geçen yıl iş insanlarının başlattığı, bu yıl da belediyelerimizin sürdürdüğü ‘askıda fatura’ kampanyalarıyla müşterilerimizin sıkıntıları giderildi. İş insanları, 314 bin TL’lik bir bütçe ile ihtiyaç sahibi müşterilerimizin faturalarının bu bütçeden ödenmesine destek sağladılar. Bu yıl da önce Kestel, sonra Büyükşehir Belediyesi 3.8 milyon TL bütçeyle vatandaşlara destek oldu. Müşterilerimizin yaklaşık yüzde 50’sinin çeşitli iletişim çalışmaları ve teşvik edici uygulamalar sayesinde elektronik faturayı tercih etmesini sağladık. Şirket olarak elektronik faturaya geçen müşterilerimizi çeşitli hediyelerle ödüllendirdik, doğa dostu müşteri temsilcisi teşvikiyle çalışanlarımızın da bu uygulamaya karşı farkındalığını artırdık. Ayrıca “Yeşil Dönüşüm Ormanları” projemiz ile fatura ve abonelik işlemlerinde kullanılan kağıtlara karşılık tüketileni dengelemek için her yıl bin fidan dikiyoruz.   Enerji sektöründe 2021 hedeflerini yerli ve milli sermaye ile yakalamak mümkün mü? Yenilebilir enerji ve karbon enerji sistemleri hususunda görüşleriniz nelerdir?    Bizler Limak Enerji olarak, hidroelektrik santralleri alanında en büyük enerji gruplarından biriyiz ve bu anlamda Türkiye’de ilk üç enerji şirketinin içerisinde yer alıyoruz. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı anlamında şirketimiz önemli yatırımlara imza atarak, temiz enerji üretimi sağlamaya devam ediyor. Yenilenebilir enerjinin yanı sıra yine milli bir kaynağımız olan kömürden üretim yapan bir portföye sahibiz. Hidroelektrik, jeotermal ve güneş santrallerimiz dışında doğal gaz ve kömür santrallerimiz dahil 3 bin MW'lık bir portföyü yönetiyoruz. Çevre konusunda oldukça hassas bir şirketiz. Milli Enerji ve Maden Politikamız da yerli ve yenilenebilir enerji konusunda güçlü bir vizyon sunuyor. Enerji alanında gerçekleştirilen yatırımlar ve sürdürülen politikalar ile birlikte Türkiye’nin hem iletim hem de dağıtım altyapısı oldukça gelişti. Ülkemizdeki konjonktüre baktığımızda devletimizin yenilenebilir enerji kaynaklarını teşvik mekanizmaları, YETA, YEK-G gibi özendirici uygulamalar da bu konularda ciddi yol alınmasını sağladı. 2020 içerisindeki yeni yatırımların tamamına yakınının yenilenebilir enerji kaynaklı olduğunu görmekteyiz. Pandemi ve diğer olumsuz koşullara rağmen kurulu güç 2020’de geçen yıla oranla yüzde 5 civarında büyüyerek yaklaşık 96.000 MW’a yükseldi. 2021’de tamamlanması beklenen projelerle birlikte kurulu gücün bu yıl sonunda yüzde 4’lere varan artışla 100.000 MW seviyelerine çıkması öngörülüyor. 2021 yılı Ağustos sonu itibariyle Türkiye’nin toplam kurulu gücüne 2.586 MW yenilenebilir enerji kaynağı eklendi. Bu durum yenilenebilir enerji kaynaklarına verilen önemin artarak devam ettiğini gösteriyor. Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA)’larla başlayan yenilenebilir enerji dönüşümünde yerli AR-GE ve yerli kaynaklarla üretilen güneş paneli ve rüzgâr türbini ve bunu takip edecek mini YEKA yatırımları 2021 ve sonrasında da yenilenebilir enerji yatırımlarında yerli teknolojilerin payının artmasını sağlayacak. Yıl içerisindeki YEKDEM başvuruları da uzatılarak, işletmeye geçebilecek üretim tesislerine daha uzun bir süre tanındı ve gelecek seneye sisteme katılma hakkı tanınmış oldu. Yine nükleer teknoloji ve başarılı bir şekilde yürütülen petrol ve doğal gaz arama çalışmaları yerlileşme ve millileşme anlamında en önemli stratejilerden oldu. Bu senenin en önemli gelişmelerinden bir tanesi de doğal gaz tarafındaki keşifler oldu.   Bu çalışmalar, cari açığın düşürülerek dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlarken, güçlü bir ekonominin de göstergesi oldular. Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan Yeşil Mutabakat Eylem Planı ile de artık enerji dahil tüm sektörlerde karbon nötr anlayışının yaygınlaşacağını görüyoruz. Bizler de şirket alarak bu mutabakatın sektörümüz nezdindeki çalışmalarına katkı sağlıyor, çalışma gruplarında yer alarak, hedeflerin yakalanmasında üzerimize düşen sorumluluğu yerine getiriyoruz. TBMM’de İklim Değişikliği Araştırma Komisyonu’nun kurulacak olması gibi göstergeler de bizlere gelecek 5 yılda sektörlerin nereye doğru yol alacağını gösteriyor. Sadece elektrik üretiminde değil tüketiminde sağlanacak tasarruf ve verimlilik ile de karbon salınımının düşürülmesine herkes bireysel olarak katkı koyabilecek.   Şehirlerde yeşil enerji mümkün mü?   Yukarıda da bahsettiğimiz gibi zaten ülkenin gündeminde yer alan yenilenebilir, doğa dostu enerji tüm şehirlerimizdeki bu yöne yapılan yatırımları hem ticari sermaye hem de müşteri nezdinde yaygınlaştıracak. Hizmet bölgemiz içerisinde yer alan Balıkesir ve Çanakkale, rüzgar türbinlerinin ülkedeki en yoğun olduğu bölgelerden biri. YETA, YEK-G oluşumlarıyla zaten son kullanıcı tarafında yeşil kaynaklardan elektrik tedariki dönemi başlamış oldu. Çatı tipi GES uygulamaları ile beraber güneş enerjisinin yerinde üretimdeki payının artacağını düşünüyoruz. Mevzuatta sağlanan kolaylıklarla beraber müşteriler artık bir yandan tüketirken diğer yandan üretim yapabiliyorlar. Portföyümüzde bulunan yerinde üretim yapan müşteri sayımız ise 500’e yaklaştı.
Limak Enerji Uludağ Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac; enerji sektörü, karbon enerji sistemleri ve yenilebilir enerji ile pandemine sürecine ilişkin olarak Ekosektör Gazetesi'nin sorularını yanıtladı.

Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan Yeşil Mutabakat Eylem Planı ile de artık enerji dahil tüm sektörlerde karbon nötr anlayışının yaygınlaşacağını gördüklerini ifade eden Limak Enerji " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank"> Limak Enerji Uludağ Elektrik " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank"> Uludağ Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac; "yeşil enerji yatırımları ve karbon konusundaki tüm çalışmaları değerli buluyor ve önemsiyoruz. Bu yöne yapılan yatırımları hem ticari sermaye hem de müşteri nezdinde yaygınlaştıracak adımlar ilerleyen süreçte mutlaka atılacaktır. Elbette bizde tüm enerji yatırımlarında üzerimize düşeni yapmaya kararlıyız" dedi.

 

Bursa başta olmak üzere Limak Enerji " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank"> Limak Enerji olarak hangi şehirlerde nasıl bir müşteri ağı ve potansiyeline hizmet veriyorsunuz? 

 

Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova bölgesinde yaklaşık 5 milyon kişilik bir nüfusa hizmet sunuyoruz. Bölgemiz satış hacmi anlamında Türkiye’nin en büyük bölgelerinden bir tanesi. Müşterilerimizin hayatını kolaylaştırmak ve bilgiye daha kolay erişmelerini sağlamak amacıyla teknolojik yatırımlarımızı kesintisiz sürdürüyor, pek çok farklı kanal üzerinden müşterilerimizle iletişim kuruyoruz. 100’ü aşkın işlem merkezimiz ile abonelik, fatura süreçleri ve avantajlı tarifelerden yararlanma gibi birçok hizmeti vermenin yanı sıra pandemi sürecinde hayatımızda varlığını güçlü bir şekilde hissettiren temassız kanallar olan online işlem ve çağrı merkezimiz, mobil uygulamamız üzerinden elektrikle ilgili tüm işlemlerin yapılmasına olanak sağlıyoruz. Sadece hizmet bölgemize değil, Türkiye’nin tüm illerine enerji satışı gerçekleştiriyoruz. Şu an Türkiye’de en fazla serbest tüketiciye sahip olan şirketlerden biriyiz, 81 ilde de müşterimiz var.

Limak Enerji " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank"> Limak Enerji olarak pandemi sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

 

Tüm dünyada ve ülkemizde olduğu gibi 2020’nin ve 2021’in ana konusu pandemi oldu. Bu sağlık sorunu kısa sürede ekonomik ve sosyal bir değişime yol açtı. Elektrik piyasasında arz talep dengesinde değişmeler oldu, enerji tüketim alışkanlıkları değişti. Abonelerin kuşaklarının da değişmesiyle müşteri deneyimi fiziksel kanallardan dijital kanallara evrildi. Şirket olarak bizler de bu değişimi yakından takip ederek, hızlıca aksiyon alıyor ve çeşitli iletişim faaliyetleri yürütüyoruz. Dönemin koşullarına, değişen dünya ve müşteri beklentilerine uygun projeleri hızla hayata geçiriyoruz. Halihazırda 2020 yılında devreye aldığımız yeni projelerimizin dışında, dijital yatırımlarımızı uzun yıllar önce hayata geçirmeye başlamıştık ve 2015 yılında online işlem merkezimizi devreye almıştık. Online işlem merkezimiz üzerinden müşterilerimiz, işlemlerini dakikalar içinde internet üzerinden tamamlayabiliyorlar. İşlemlerin uzaktan yapılabilmesi sadece müşterilere kolaylık sağlaması adına değil zaman ve maliyet tasarrufunu hem şirket hem müşteri nezdinde sağlaması açısından önemli. Tüm müşterilerimize fiziki olarak en yakın lokasyonlarda, online olarak ise bulundukları tüm ortamlarda hizmet verebilmek için çalışıyoruz. Müşterilerimizin sadece taleplerini almak yerine beklenti, istek ve ihtiyaçlarını önceden tahmin ederek, adımlarımızı ona göre atıyoruz. Müşterilerimizle dirsek teması kurmayı önemsiyoruz. Müşterilerimizin bizlere herhangi bir iletişim kanalından ilettiği talep, istek veya şikayetine aynı gün içerisinde dönüş sağlıyoruz.

Artık yıl sonuna yaklaştığımız bu günlerde bir buçuk yılı aşkın bir pandemi sürecini geride bırakacağız. Bu sürecin başladığı ilk günden bugüne kadar çalışan ve müşteri sağlığını koruyacak her türlü hizmeti hayata geçirdik. Dezenfekte işlemleri ve sosyal mesafe uygulamaları gibi klasik tedbirlerin yanı sıra çok fazla temas edilen sıramatiklerimizi ayak pedallarıyla çalışır hale getirerek, teması azami düzeyde azaltmayı hedefledik. Ödemede yaşanabilecek aksaklıklar gibi noktalarda çok hızlı bir aksiyon aldık. Pandemi nedeniyle ödeme zorluğu yaşayan müşterilerimizin herhangi bir kredi kartına gerek olmadan, internet sitemiz ve çağrı merkezimiz üzerinden faturalarını taksitlendirerek ödeyebilecekleri 3 taksit uygulamamızı devreye almıştık. Bu yıl itibariyle 3 olan taksit sayısını 4’e çıkarttık. Bugüne kadar 45 milyon TL tutarındaki 49 bin adet faturayı yapılandırmaya gittik. Geçen yıl iş insanlarının başlattığı, bu yıl da belediyelerimizin sürdürdüğü ‘askıda fatura’ kampanyalarıyla müşterilerimizin sıkıntıları giderildi. İş insanları, 314 bin TL’lik bir bütçe ile ihtiyaç sahibi müşterilerimizin faturalarının bu bütçeden ödenmesine destek sağladılar. Bu yıl da önce Kestel, sonra Büyükşehir Belediyesi 3.8 milyon TL bütçeyle vatandaşlara destek oldu.

Müşterilerimizin yaklaşık yüzde 50’sinin çeşitli iletişim çalışmaları ve teşvik edici uygulamalar sayesinde elektronik faturayı tercih etmesini sağladık. Şirket olarak elektronik faturaya geçen müşterilerimizi çeşitli hediyelerle ödüllendirdik, doğa dostu müşteri temsilcisi teşvikiyle çalışanlarımızın da bu uygulamaya karşı farkındalığını artırdık. Ayrıca “Yeşil Dönüşüm Ormanları” projemiz ile fatura ve abonelik işlemlerinde kullanılan kağıtlara karşılık tüketileni dengelemek için her yıl bin fidan dikiyoruz.

 

Enerji sektöründe 2021 hedeflerini yerli ve milli sermaye ile yakalamak mümkün mü? Yenilebilir enerji ve karbon enerji sistemleri hususunda görüşleriniz nelerdir? 

 

Bizler Limak Enerji " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank"> Limak Enerji olarak, hidro elektrik santralleri alanında en büyük enerji gruplarından biriyiz ve bu anlamda Türkiye’de ilk üç enerji şirketinin içerisinde yer alıyoruz. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı anlamında şirketimiz önemli yatırımlara imza atarak, temiz enerji üretimi sağlamaya devam ediyor. Yenilenebilir enerjinin yanı sıra yine milli bir kaynağımız olan kömürden üretim yapan bir portföye sahibiz. Hidroelektrik, jeotermal ve güneş santrallerimiz dışında doğal gaz ve kömür santrallerimiz dahil 3 bin MW'lık bir portföyü yönetiyoruz. Çevre konusunda oldukça hassas bir şirketiz. Milli Enerji ve Maden Politikamız da yerli ve yenilenebilir enerji konusunda güçlü bir vizyon sunuyor. Enerji alanında gerçekleştirilen yatırımlar ve sürdürülen politikalar ile birlikte Türkiye’nin hem iletim hem de dağıtım altyapısı oldukça gelişti. Ülkemizdeki konjonktüre baktığımızda devletimizin yenilenebilir enerji kaynaklarını teşvik mekanizmaları, YETA, YEK-G gibi özendirici uygulamalar da bu konularda ciddi yol alınmasını sağladı. 2020 içerisindeki yeni yatırımların tamamına yakınının yenilenebilir enerji kaynaklı olduğunu görmekteyiz. Pandemi ve diğer olumsuz koşullara rağmen kurulu güç 2020’de geçen yıla oranla yüzde 5 civarında büyüyerek yaklaşık 96.000 MW’a yükseldi. 2021’de tamamlanması beklenen projelerle birlikte kurulu gücün bu yıl sonunda yüzde 4’lere varan artışla 100.000 MW seviyelerine çıkması öngörülüyor. 2021 yılı Ağustos sonu itibariyle Türkiye’nin toplam kurulu gücüne 2.586 MW yenilenebilir enerji kaynağı eklendi. Bu durum yenilenebilir enerji kaynaklarına verilen önemin artarak devam ettiğini gösteriyor. Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA)’larla başlayan yenilenebilir enerji dönüşümünde yerli AR-GE ve yerli kaynaklarla üretilen güneş paneli ve rüzgâr türbini ve bunu takip edecek mini YEKA yatırımları 2021 ve sonrasında da yenilenebilir enerji yatırımlarında yerli teknolojilerin payının artmasını sağlayacak. Yıl içerisindeki YEKDEM başvuruları da uzatılarak, işletmeye geçebilecek üretim tesislerine daha uzun bir süre tanındı ve gelecek seneye sisteme katılma hakkı tanınmış oldu. Yine nükleer teknoloji ve başarılı bir şekilde yürütülen petrol ve doğal gaz arama çalışmaları yerlileşme ve millileşme anlamında en önemli stratejilerden oldu. Bu senenin en önemli gelişmelerinden bir tanesi de doğal gaz tarafındaki keşifler oldu.

 

Bu çalışmalar, cari açığın düşürülerek dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlarken, güçlü bir ekonominin de göstergesi oldular. Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan Yeşil Mutabakat Eylem Planı ile de artık enerji dahil tüm sektörlerde karbon nötr anlayışının yaygınlaşacağını görüyoruz. Bizler de şirket alarak bu mutabakatın sektörümüz nezdindeki çalışmalarına katkı sağlıyor, çalışma gruplarında yer alarak, hedeflerin yakalanmasında üzerimize düşen sorumluluğu yerine getiriyoruz. TBMM’de İklim Değişikliği Araştırma Komisyonu’nun kurulacak olması gibi göstergeler de bizlere gelecek 5 yılda sektörlerin nereye doğru yol alacağını gösteriyor. Sadece elektrik üretiminde değil tüketiminde sağlanacak tasarruf ve verimlilik ile de karbon salınımının düşürülmesine herkes bireysel olarak katkı koyabilecek.

 

Şehirlerde yeşil enerji mümkün mü?

 

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi zaten ülkenin gündeminde yer alan yenilenebilir, doğa dostu enerji tüm şehirlerimizdeki bu yöne yapılan yatırımları hem ticari sermaye hem de müşteri nezdinde yaygınlaştıracak. Hizmet bölgemiz içerisinde yer alan Balıkesir ve Çanakkale, rüzgar türbinlerinin ülkedeki en yoğun olduğu bölgelerden biri. YETA, YEK-G oluşumlarıyla zaten son kullanıcı tarafında yeşil kaynaklardan elektrik tedariki dönemi başlamış oldu. Çatı tipi GES uygulamaları ile beraber güneş enerjisinin yerinde üretimdeki payının artacağını düşünüyoruz. Mevzuatta sağlanan kolaylıklarla beraber müşteriler artık bir yandan tüketirken diğer yandan üretim yapabiliyorlar. Portföyümüzde bulunan yerinde üretim yapan müşteri sayımız ise 500’e yaklaştı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ekosektor.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.