google.com, pub-1942201289571920, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Sektörel Haber Girişi: 04.11.2021 - 12:05, Güncelleme: 04.11.2021 - 12:05

ASO Başkan Yardımcısı Seyit Ardıç, Glasgow'da konuştu

 

ASO Başkan Yardımcısı Seyit Ardıç, Glasgow'da konuştu

Ardıç, Glasgow daki COP26 İklim Zirvesi’nde ASO 2. OSB nin Yeşil Dönüşüm Çalışmalarını Anlattı
Ankara Sanayi Odası Başkan Yardımcısı ve ASO 2. OSB Başkanı Seyit Ardıç, İskoçya’nın Glasgow şehrinde yapılan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı (COP26) etkinlikleri kapsamında düzenlenen “İklim Değişikliğine Sektörel Yaklaşımlar” panelinde ASO 2. OSB’nin yeşil dönüşüm ve çevre ile ilgili çalışmaları hakkında bilgi verdi. Moderatörlüğünü İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği Başkanı Dr. Baran Bozoğlu’nun yaptığı panelde ayrıca Ankara Ticaret Odası Başkan Yardımcısı ve Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz ve Akademi Çevre AŞ. İklim ve Çevre Müdürü Piraye Gök de birer konuşma yaptılar.  ASO 2. OSB’nin konuyla ilgili yaptığı çalışmalarını anlatan Ardıç’ın konuşması şöyle:  “Günümüzde büyük bir iklim kriziyle karşı karşıyayız. İklim değişikliği, insanlığın geleceğini tehdit eden ve küresel ekonomiyi temelden etkileyen en önemli ekolojik sorundur.  Bu yıl Ağustos ayında yayımlanan IPCC Kırmızı kodlu iklim raporu, şimdiye kadarki en güçlü terimlerle küresel sıcaklığın arttığını, okyanusların ısındığını, buzulların geri çekildiğini, aşırı hava koşullarının daha da yoğunlaştığını ve küresel deniz seviyesinin yükseldiğini tespit ediyor.  Rapora göre bunun arkasında kesinlikle insan faaliyeti var.  Dünya 2020'lerde emisyonları önemli ölçüde azaltabilse ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşabilse bile, sıcaklık artışı hala ancak 1,5 C ile sınırlanabilecek. Yaşam tarzımızın, üretim ve tüketim kalıplarımızın yeniden tanımlandığı bu dönemde yalnızca azaltım stratejilerine odaklanmak yeterli olmayacak. Yarın tüm fosil yakıtlara son versek bile, iklim değişikliğinin birçok sonucu şimdiden bizimle ve gelecekte de bizimle olmaya devam edecek.  İklim değişikliği ile mücadelede, Sanayide enerji tüketimini ve proses emisyonlarını azaltacak yeni teknolojilerin geliştirilmesi, yenilenebilir kaynak kullanımının arttırılması, negatif emisyon teknolojilerinin geliştirilmesi gerekiyor. Hammadde tüketiminde verimliliğin arttırılması için Sanayide çevreye duyarlı üretim modelleri ile geri dönüşüm ve sıfır atık yöntemlerinin kullanılması, döngüsel ekonomi yaklaşımının benimsenmesi oldukça önemli.  Bununla birlikte, Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımının bir parçası olan düşük karbon ekonomisine geçiş sürecinde, Türk Sanayicisinin rekabet gücünün korunması gerekiyor. Türk sanayisi olarak riskleri yönetmek ve kaçınmak noktasında performansımızı geliştirmek ve geçiş dönemi fırsatlarını yakalamak üzere hazırlıklı olmalıyız. Bu kapsamda risk değerlendirmelerimizin iklim risklerini de kapsaması ve finansal olmayan değerlemelerinin yapılması sürdürülebilir kalkınma ve rekabetçilik için bir koşul haline gelmiştir.  ASO 2.OSB olarak, üyelerimize yönelik faaliyetlerimizi bu bilinçle şekillendiriyoruz. “Organize Sanayi Bölgesi” modelinin “Çevre odaklı sürdürülebilir ekonomik büyüme” yolunda, sanayicilerin önemli bir destekçisi olduğunu düşünüyoruz.  Çünkü OSB’ler, sanayi tesislerinin tek başına üstlenemeyecekleri su, elektrik ve kanalizasyon altyapısı, arıtma tesisi gibi yatırım ve işletme maliyeti yüksek hizmetleri sunarak çevre kirliliğinin önlenmesine çok önemli bir katkıda bulunuyor. Yaklaşık 600 hektar alanda 307 sanayi parseli bulunan ASO 2. Organize Sanayi Bölgesi olarak, 130 aktif olarak üretim sanayi tesisine hizmet veriyoruz. Bu tesisler cam sektöründen makine sektörüne, tıbbi ürünler sektöründen tekstil sektörüne birçok alanda faaliyet gösteriyor ve binlerce kişiye istihdam sağlıyor. Bölgemizde katı atık yönetimi, atıksu arıtımı, yağmur suyu altyapısı ve içme suyu altyapısı hizmetlerini merkezi olarak sağlıyoruz.  Tüm sanayicilerimizin üretim konuları çerçevesinde üretimden kaynaklanan emisyon, atıksu ve atıklarını üzere takip ediyor, bunların çevreye olan etkilerini kontrol edip değerlendiriyoruz.  Aynı zamanda bünyemizde çevre konusunda analizler yapan bir laboratuvar tarafımızca kuruldu ve milli akreditasyon kurumumuz TÜRKAK’tan akredite oldu. ASOB-ÇEV Laboratuvarımızda Sanayicimizin su ve atıksuyu ile ilgili analizleri uluslararası standartlar temelinde yürütüyoruz. Sanayiden kaynaklanan çevresel risklerin azaltılması amacıyla çalışan 20’den fazla yeşil yakalı personelimiz ile Sanayicilerimize hizmet veriyoruz. Yatırımcılarımızı vizyoner bir hedef doğrultusunda yönlendirerek Bölgemizde Ekolojik Sanayi Kültürü oluşturmayı planlıyoruz. Biliyoruz ki; günümüzde, şirketlerin sürdürülebilir başarı elde edebilmesi için finansal performansları yeterli değil. Artık şirketlerin toplum ve çevre için yarattıkları finansal olmayan değerlerini de ortaya koymaları ve sürdürülebilirlik risklerini doğru şekilde yönetmeleri gerekiyor. Yeşil yönetim bilinciyle; ekonomik, çevresel ve sosyal gelişmelerin getirdiği riskleri iyi yönetip, fırsatları doğru değerlendirerek Sanayicilerimize uzun vadeli fayda sağlamaya çalışıyoruz. Bu bağlamda, Avrupa Yeşil Mutabakatının açıklanmasıyla birlikte, bu konudaki gelişme ve düzenlemeleri yakından takip ediyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında Bölgemizdeki sanayicilerin ihtiyaçlarını tespit etmek ve onlara destek sunmak için “Sanayinin Yeşil Rotası Projesi” ni başlattık. Projemiz doğrultusunda sürdürülebilirlik, çevre ve doğal kaynaklar hakkında farkındalığın arttırılması sürekli eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri sürdürüyoruz. İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği ile protokol yaptık ve tüm paydaşlarımızın ihtiyaçlarını ve çözümlerini belirlemeye yönelik birlikte rutin çalışmalar yürütmekteyiz. Şu anda bölgemizdeki sanayicilerin; hammadde kullanımı, atık yönetimi, emisyon, su ve atıksu yönetimi konularında ulusal ve uluslararası düzenlemelere göre değerlendirmelerini içeren çevresel durum raporlarını hazırlıyoruz. Bu raporlar karbon ve su ayakizi hesaplamalarını ve tesislerin yeşil dönüşüm için yatırım ihtiyaçlarını da içerecek şekilde hazırlanıyor. Projemiz ile sanayicilerimizin bilime dayalı hedefler belirlemelerini sağlayarak düşük karbon ekonomisine geçişte önemli bir rekabet avantajı elde etmelerini hedefliyoruz. Projemizin bir diğer hedefi; enerji verimliliği, yeşil alt yapı, gelişmiş su döngüselliği, endüstriyel simbiyoz gibi  uygulamaları hayata geçirerek ASO 2 OSB’nin Yeşil OSB’ye dönüşümünün sağlanmasıdır. Bu kapsamda atıksuyun geri kazanılması, yağmursuyu toplama sistemleri, atıklardan biyogaz eldesi ve güneş enerjisi sistemlerinin kurulumuna yönelik teknik fizibilite çalışmalarını ayrıca yürütüyoruz. Sanayinin yeşil rotası projemizin ülkemizdeki diğer organize sanayi bölgelerine öncülük edeceğine ve yeşil dönüşüm yolunda Organize sanayi bölgelerinin önemini vurgulayacağına inanıyoruz.  OSB’lerin iklim krizinde mücadele sürecinde bir paydaş olarak kabul edilmesi, finansal ve teknolojik transfer olanaklarının arttırılması, uluslararası işbirliği çerçevesinin güçlendirilmesi konusunda gerekli girişimlerde bulunmaya devam edeceğiz. Uzun vadeli hedeflere odaklanan, topluma faydayı gözeten, ekosistem hizmetlerini sorumlu tüketen ve bilim temelli hedefler ile azaltım çalışmalarını yapılandıran bir sanayi için tüm paydaşlarımızla eş güdümle ve iş birliği içerisinde çalışmak için ASO 2.OSB olarak hazırız.” 
Ardıç, Glasgow daki COP26 İklim Zirvesi’nde ASO 2. OSB nin Yeşil Dönüşüm Çalışmalarını Anlattı

Ankara Sanayi Odası Başkan Yardımcısı ve ASO 2. OSB Başkanı Seyit Ardıç, İskoçya’nın Glasgow şehrinde yapılan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı (COP26) etkinlikleri kapsamında düzenlenen “İklim Değişikliğine Sektörel Yaklaşımlar” panelinde ASO 2. OSB’nin yeşil dönüşüm ve çevre ile ilgili çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Moderatörlüğünü İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği Başkanı Dr. Baran Bozoğlu’nun yaptığı panelde ayrıca Ankara Ticaret Odası Başkan Yardımcısı ve Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz ve Akademi Çevre AŞ. İklim ve Çevre Müdürü Piraye Gök de birer konuşma yaptılar. 

ASO 2. OSB’nin konuyla ilgili yaptığı çalışmalarını anlatan Ardıç’ın konuşması şöyle: 

“Günümüzde büyük bir iklim kriziyle karşı karşıyayız. İklim değişikliği, insanlığın geleceğini tehdit eden ve küresel ekonomiyi temelden etkileyen en önemli ekolojik sorundur. 
Bu yıl Ağustos ayında yayımlanan IPCC Kırmızı kodlu iklim raporu, şimdiye kadarki en güçlü terimlerle küresel sıcaklığın arttığını, okyanusların ısındığını, buzulların geri çekildiğini, aşırı hava koşullarının daha da yoğunlaştığını ve küresel deniz seviyesinin yükseldiğini tespit ediyor. 
Rapora göre bunun arkasında kesinlikle insan faaliyeti var. 

Dünya 2020'lerde emisyonları önemli ölçüde azaltabilse ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşabilse bile, sıcaklık artışı hala ancak 1,5 C ile sınırlanabilecek.
Yaşam tarzımızın, üretim ve tüketim kalıplarımızın yeniden tanımlandığı bu dönemde yalnızca azaltım stratejilerine odaklanmak yeterli olmayacak. Yarın tüm fosil yakıtlara son versek bile, iklim değişikliğinin birçok sonucu şimdiden bizimle ve gelecekte de bizimle olmaya devam edecek. 
İklim değişikliği ile mücadelede, Sanayide enerji tüketimini ve proses emisyonlarını azaltacak yeni teknolojilerin geliştirilmesi, yenilenebilir kaynak kullanımının arttırılması, negatif emisyon teknolojilerinin geliştirilmesi gerekiyor.

Hammadde tüketiminde verimliliğin arttırılması için Sanayide çevreye duyarlı üretim modelleri ile geri dönüşüm ve sıfır atık yöntemlerinin kullanılması, döngüsel ekonomi yaklaşımının benimsenmesi oldukça önemli. 
Bununla birlikte, Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımının bir parçası olan düşük karbon ekonomisine geçiş sürecinde, Türk Sanayicisinin rekabet gücünün korunması gerekiyor.
Türk sanayisi olarak riskleri yönetmek ve kaçınmak noktasında performansımızı geliştirmek ve geçiş dönemi fırsatlarını yakalamak üzere hazırlıklı olmalıyız.
Bu kapsamda risk değerlendirmelerimizin iklim risklerini de kapsaması ve finansal olmayan değerlemelerinin yapılması sürdürülebilir kalkınma ve rekabetçilik için bir koşul haline gelmiştir. 
ASO 2. OSB olarak, üyelerimize yönelik faaliyetlerimizi bu bilinçle şekillendiriyoruz.
“Organize Sanayi Bölgesi” modelinin “Çevre odaklı sürdürülebilir ekonomik büyüme” yolunda, sanayicilerin önemli bir destekçisi olduğunu düşünüyoruz. 
Çünkü OSB’ler, sanayi tesislerinin tek başına üstlenemeyecekleri su, elektrik ve kanalizasyon altyapısı, arıtma tesisi gibi yatırım ve işletme maliyeti yüksek hizmetleri sunarak çevre kirliliğinin önlenmesine çok önemli bir katkıda bulunuyor.

Yaklaşık 600 hektar alanda 307 sanayi parseli bulunan ASO 2. Organize Sanayi Bölgesi olarak, 130 aktif olarak üretim sanayi tesisine hizmet veriyoruz.
Bu tesisler cam sektöründen makine sektörüne, tıbbi ürünler sektöründen tekstil sektörüne birçok alanda faaliyet gösteriyor ve binlerce kişiye istihdam sağlıyor.
Bölgemizde katı atık yönetimi, atıksu arıtımı, yağmur suyu altyapısı ve içme suyu altyapısı hizmetlerini merkezi olarak sağlıyoruz. 
Tüm sanayicilerimizin üretim konuları çerçevesinde üretimden kaynaklanan emisyon, atıksu ve atıklarını üzere takip ediyor, bunların çevreye olan etkilerini kontrol edip değerlendiriyoruz. 
Aynı zamanda bünyemizde çevre konusunda analizler yapan bir laboratuvar tarafımızca kuruldu ve milli akreditasyon kurumumuz TÜRKAK’tan akredite oldu.
ASOB-ÇEV Laboratuvarımızda Sanayicimizin su ve atıksuyu ile ilgili analizleri uluslararası standartlar temelinde yürütüyoruz.
Sanayiden kaynaklanan çevresel risklerin azaltılması amacıyla çalışan 20’den fazla yeşil yakalı personelimiz ile Sanayicilerimize hizmet veriyoruz.
Yatırımcılarımızı vizyoner bir hedef doğrultusunda yönlendirerek Bölgemizde Ekolojik Sanayi Kültürü oluşturmayı planlıyoruz.
Biliyoruz ki; günümüzde, şirketlerin sürdürülebilir başarı elde edebilmesi için finansal performansları yeterli değil.
Artık şirketlerin toplum ve çevre için yarattıkları finansal olmayan değerlerini de ortaya koymaları ve sürdürülebilirlik risklerini doğru şekilde yönetmeleri gerekiyor.
Yeşil yönetim bilinciyle; ekonomik, çevresel ve sosyal gelişmelerin getirdiği riskleri iyi yönetip, fırsatları doğru değerlendirerek Sanayicilerimize uzun vadeli fayda sağlamaya çalışıyoruz.
Bu bağlamda, Avrupa Yeşil Mutabakatının açıklanmasıyla birlikte, bu konudaki gelişme ve düzenlemeleri yakından takip ediyoruz.
Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında Bölgemizdeki sanayicilerin ihtiyaçlarını tespit etmek ve onlara destek sunmak için “Sanayinin Yeşil Rotası Projesi” ni başlattık.
Projemiz doğrultusunda sürdürülebilirlik, çevre ve doğal kaynaklar hakkında farkındalığın arttırılması sürekli eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri sürdürüyoruz.
İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği ile protokol yaptık ve tüm paydaşlarımızın ihtiyaçlarını ve çözümlerini belirlemeye yönelik birlikte rutin çalışmalar yürütmekteyiz.
Şu anda bölgemizdeki sanayicilerin; hammadde kullanımı, atık yönetimi, emisyon, su ve atıksu yönetimi konularında ulusal ve uluslararası düzenlemelere göre değerlendirmelerini içeren çevresel durum raporlarını hazırlıyoruz.

Bu raporlar karbon ve su ayakizi hesaplamalarını ve tesislerin yeşil dönüşüm için yatırım ihtiyaçlarını da içerecek şekilde hazırlanıyor.
Projemiz ile sanayicilerimizin bilime dayalı hedefler belirlemelerini sağlayarak düşük karbon ekonomisine geçişte önemli bir rekabet avantajı elde etmelerini hedefliyoruz.
Projemizin bir diğer hedefi; enerji verimliliği, yeşil alt yapı, gelişmiş su döngüselliği, endüstriyel simbiyoz gibi  uygulamaları hayata geçirerek ASO 2 OSB’nin Yeşil OSB’ye dönüşümünün sağlanmasıdır.
Bu kapsamda atıksuyun geri kazanılması, yağmursuyu toplama sistemleri, atıklardan biyogaz eldesi ve güneş enerjisi sistemlerinin kurulumuna yönelik teknik fizibilite çalışmalarını ayrıca yürütüyoruz.
Sanayinin yeşil rotası projemizin ülkemizdeki diğer organize sanayi bölgelerine öncülük edeceğine ve yeşil dönüşüm yolunda Organize sanayi bölgelerinin önemini vurgulayacağına inanıyoruz. 
OSB’lerin iklim krizinde mücadele sürecinde bir paydaş olarak kabul edilmesi, finansal ve teknolojik transfer olanaklarının arttırılması, uluslararası işbirliği çerçevesinin güçlendirilmesi konusunda gerekli girişimlerde bulunmaya devam edeceğiz.

Uzun vadeli hedeflere odaklanan, topluma faydayı gözeten, ekosistem hizmetlerini sorumlu tüketen ve bilim temelli hedefler ile azaltım çalışmalarını yapılandıran bir sanayi için tüm paydaşlarımızla eş güdümle ve iş birliği içerisinde çalışmak için ASO 2. OSB olarak hazırız.” 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ekosektor.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.