Haber Girişi: 18.08.2021 - 08:10, Güncelleme: 18.08.2021 - 08:10

Andıç; Kentsel dönüşüm Milli Güvenlik Sorunudur!

 

Andıç; Kentsel dönüşüm Milli Güvenlik Sorunudur!

İMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Andıç, büyük can ve mal kayıplarına yol açan 17 Ağustos depreminin 22. yıldönümü sebebiyle açıklama yaptı.
İMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Andıç açıklamasında;   “Bir deprem ülkesi olan ülkemizi bekleyen depremin büyüklüğü tartışmalı olsa da gerçekleşme olasılığı bile hepimizi haklı olarak endişeye sevk etmektedir” diyen Başkan Andıç, orman yangınları ve sel felaketlerinin yaşandığı bugünlerde tüm doğal afetlere hazır bir Türkiye için herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini vurguladı.   Yangın ve sel afetlerinde hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına baş sağlığı dileyen Başkan Andıç, “Ülkemizi etkileyen her doğal afetin istisnasız önlenmesi özel önem ister. Bu yangın ve sel faciası, doğal afetler konusundaki sicilimize eklenmiş son haneler olsa da, ülkemizi etkilemiş önceki doğal afetlerle birlikte değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Şöyle ki, yangınlarda ve sellerde toplum olarak yaşadığımız üzüntü ve endişe hafızamızda tazeliğini korumaktadır. Bir de 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşadığımız deprem afetini hatırlamanızı isterim. Yerleşim yerlerinde gerçekleşen bu deprem, binlerce evi yıkmış, binlerce yuvadan sevdiklerini koparmıştır. Bir deprem ülkesi olan ülkemizi bekleyen depremin büyüklüğü tartışmalı olsa da gerçekleşme olasılığı bile hepimizi haklı olarak endişeye sevk etmektedir. O yüzden orman yangınlarını ve sel afetini tartışıyorken, tüm doğal afetlere hazır bir Türkiye için hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız” dedi.   Dayanıklı yapı vurgusu   Bursa’nın deprem riski altında olduğunu hatırlatan Andıç, “Kuzey Anadolu Fayı’nın aktif kolları ile sarıldığı belirtilen Bursa’mız, deprem dayanımı düşük yapılaşma nedeniyle deprem tehlikesine daha da açıktır. Burada olası bir depremin Bursa’da büyüklüğü ve yaratabileceği hasarı hesaplamak mümkün olsa da aslında deprem dayanımı yüksek bir yapılaşma ile artık ülkemiz ve Bursa’mızda depremde yıkılma tehlikesi yaşanmayacak bir yapılaşma için neler yapmalıyız sorusu büyük önem taşımaktadır. Deprem ve doğal afetlere karşı dayanıklı yapı kalitesine ulaşmak için henüz yolun başında olduğumuz kesinse de, kat ettiğimiz olumlu mesafenin de dikkatlerden kaçmamasını rica ediyorum. İMSİAD Üyelerimiz her biri resmi izinler çerçevesinde güncel mevzuata uyan yapılaşmalarıyla, Bursa’mızda kaliteli yapılaşma çıtasını gün geçtikçe daha yukarılara çıkarma gayretindedirler. Ülkemiz ve Bursa’mız için daima iyinin iyisini isteyen bizler, bu çıtanın daha yukarılara çıkarılması için devletimizin kentsel dönüşüme gerek maddi, gerekse insan kaynağı olarak muhakkak kaynak ayırmasını özellikle önemli görüyoruz” diye konuştu.   “Daha aktif rol almak istiyoruz”   “Kentsel dönüşümün bir milli güvenlik sorunudur    diyen Başkan Andıç, şöyle devam etti: “Depreme hazır bir Türkiye ve Bursa için kentsel dönüşüm konusunda, her şeyi devletten bekleme lüksümüzün olmadığının da bilinciyle, devletimizin öncülüğünde daha aktif rol almak istiyoruz. Bunun içinde özel sektör olarak bizlerin de artık parsel ya da ada bazında değil de çok daha büyük alanlarda yaşayan halkımızı güvenli konutlara kavuşturabilmemiz için, TOKİ’ye sağlanan olanaklarının aynı büyüklüklerde iş yapacak olan özel sektöre de yapı denetim kontrolleri çerçevesinde sağlanmasının, kentsel dönüşümde devletimizin yükünü biraz olsun azaltabileceğine inanmaktayız. Yoksa ülkemizde ve Bursa’mızda kentsel dönüşüm gerektiren alanlar ile hâlihazırda dönüşümü tamamlanmış alanlar arasındaki makasın ne zaman kapanacağı, bu esnada olası bir depremin olabilir mi gibi sorular yanıt beklemektedir.”   “Yasadaki bazı yerler fiiliyatta da uygulanmalı”   Tabi burada 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un kentsel dönüşüm yaparak, kat maliklerini depreme karşı güvenli konutlara kavuşturacak olan müteahhitlere ve dolayısıyla hak sahiplerine sağladığı bazı hak ve muafiyetler yasada yerleri olmasına rağmen, fiiliyatta uygulanmamaktadır. Ülkemizde özlenen kentsel dönüşüme 1999’dan bu yana bir türlü ulaşmamamızın nedenlerinden biri budur. Bu nedenle, kentsel dönüşüm yasasının müteahhitlere ve vatandaşlara sağladığı hak ve muafiyetlerin fiiliyata geçmesi, ülkemizi özlenen yapı kalitesine biraz daha yaklaştırabilecektir.     Başkan Andıç, sözlerini şöyle tamamladı: “Yine ülkemizde özlenen yapı kalitesine ulaşmak için İMSİAD olarak, AR-GE Komisyonumuz bünyesinde, ülkemizde deprem bölgesi olan illerimizdeki 100 yatak ve üzeri olan hastanelerde zorunlu olan sismik izolatörlü güvenli yapılaşmanın, başta okullar olmak üzere yaygınlaştırılması için Deprem İzolasyon çalıştayı gerçekleştirdik. İthal ikame sağlayabilmek için yerli sanayimizin de bu ileri teknoloji ürünü geliştirmeye sevk edilmeleri gerektiğini belirttik. Ayrıca art germeli bina yapım teknolojisini üreten yerli firmaların fuar stantlarını gezdik, onları İMSİAD’da misafir ederek dinledik. Ancak bu tür yapı kalitesini yükseltecek unsurların vatandaşlarımızın satın alma tercihlerinde yeterince üst sıralarda olmaması nedeniyle özel sektörde kullanımları sınırlı kalmaktadır. Burada devletimizin bu tür yapı kalitesini oldukça arttıran ürünlerin kullanılması durumunda, toplumsal hazır oluşluk sağlanana kadar da olsa, müteahhitlerimize ve vatandaşlarımıza ilave destekler vermesi tek çıkış yoludur” dedi.
İMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Andıç, büyük can ve mal kayıplarına yol açan 17 Ağustos depreminin 22. yıldönümü sebebiyle açıklama yaptı.

İMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Andıç açıklamasında;

 

“Bir deprem ülkesi olan ülkemizi bekleyen depremin büyüklüğü tartışmalı olsa da gerçekleşme olasılığı bile hepimizi haklı olarak endişeye sevk etmektedir” diyen Başkan Andıç, orman yangınları ve sel felaketlerinin yaşandığı bugünlerde tüm doğal afetlere hazır bir Türkiye için herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini vurguladı.

 

Yangın ve sel afetlerinde hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına baş sağlığı dileyen Başkan Andıç, “Ülkemizi etkileyen her doğal afetin istisnasız önlenmesi özel önem ister. Bu yangın ve sel faciası, doğal afetler konusundaki sicilimize eklenmiş son haneler olsa da, ülkemizi etkilemiş önceki doğal afetlerle birlikte değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Şöyle ki, yangınlarda ve sellerde toplum olarak yaşadığımız üzüntü ve endişe hafızamızda tazeliğini korumaktadır. Bir de 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşadığımız deprem afetini hatırlamanızı isterim. Yerleşim yerlerinde gerçekleşen bu deprem, binlerce evi yıkmış, binlerce yuvadan sevdiklerini koparmıştır. Bir deprem ülkesi olan ülkemizi bekleyen depremin büyüklüğü tartışmalı olsa da gerçekleşme olasılığı bile hepimizi haklı olarak endişeye sevk etmektedir. O yüzden orman yangınlarını ve sel afetini tartışıyorken, tüm doğal afetlere hazır bir Türkiye için hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız” dedi.

 

Dayanıklı yapı vurgusu

 

Bursa’nın deprem riski altında olduğunu hatırlatan Andıç, “Kuzey Anadolu Fayı’nın aktif kolları ile sarıldığı belirtilen Bursa’mız, deprem dayanımı düşük yapılaşma nedeniyle deprem tehlikesine daha da açıktır. Burada olası bir depremin Bursa’da büyüklüğü ve yaratabileceği hasarı hesaplamak mümkün olsa da aslında deprem dayanımı yüksek bir yapılaşma ile artık ülkemiz ve Bursa’mızda depremde yıkılma tehlikesi yaşanmayacak bir yapılaşma için neler yapmalıyız sorusu büyük önem taşımaktadır. Deprem ve doğal afetlere karşı dayanıklı yapı kalitesine ulaşmak için henüz yolun başında olduğumuz kesinse de, kat ettiğimiz olumlu mesafenin de dikkatlerden kaçmamasını rica ediyorum. İMSİAD Üyelerimiz her biri resmi izinler çerçevesinde güncel mevzuata uyan yapılaşmalarıyla, Bursa’mızda kaliteli yapılaşma çıtasını gün geçtikçe daha yukarılara çıkarma gayretindedirler. Ülkemiz ve Bursa’mız için daima iyinin iyisini isteyen bizler, bu çıtanın daha yukarılara çıkarılması için devletimizin kentsel dönüşüme gerek maddi, gerekse insan kaynağı olarak muhakkak kaynak ayırmasını özellikle önemli görüyoruz” diye konuştu.

 

“Daha aktif rol almak istiyoruz”

 

“Kentsel dönüşümün bir milli güvenlik sorunudur    diyen Başkan Andıç, şöyle devam etti: “Depreme hazır bir Türkiye ve Bursa için kentsel dönüşüm konusunda, her şeyi devletten bekleme lüksümüzün olmadığının da bilinciyle, devletimizin öncülüğünde daha aktif rol almak istiyoruz. Bunun içinde özel sektör olarak bizlerin de artık parsel ya da ada bazında değil de çok daha büyük alanlarda yaşayan halkımızı güvenli konutlara kavuşturabilmemiz için, TOKİ’ye sağlanan olanaklarının aynı büyüklüklerde iş yapacak olan özel sektöre de yapı denetim kontrolleri çerçevesinde sağlanmasının, kentsel dönüşümde devletimizin yükünü biraz olsun azaltabileceğine inanmaktayız. Yoksa ülkemizde ve Bursa’mızda kentsel dönüşüm gerektiren alanlar ile hâlihazırda dönüşümü tamamlanmış alanlar arasındaki makasın ne zaman kapanacağı, bu esnada olası bir depremin olabilir mi gibi sorular yanıt beklemektedir.”

 

“Yasadaki bazı yerler fiiliyatta da uygulanmalı”

 

Tabi burada 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un kentsel dönüşüm yaparak, kat maliklerini depreme karşı güvenli konutlara kavuşturacak olan müteahhitlere ve dolayısıyla hak sahiplerine sağladığı bazı hak ve muafiyetler yasada yerleri olmasına rağmen, fiiliyatta uygulanmamaktadır. Ülkemizde özlenen kentsel dönüşüme 1999’dan bu yana bir türlü ulaşmamamızın nedenlerinden biri budur. Bu nedenle, kentsel dönüşüm yasasının müteahhitlere ve vatandaşlara sağladığı hak ve muafiyetlerin fiiliyata geçmesi, ülkemizi özlenen yapı kalitesine biraz daha yaklaştırabilecektir.

 

 

Başkan Andıç, sözlerini şöyle tamamladı: “Yine ülkemizde özlenen yapı kalitesine ulaşmak için İMSİAD olarak, AR-GE Komisyonumuz bünyesinde, ülkemizde deprem bölgesi olan illerimizdeki 100 yatak ve üzeri olan hastanelerde zorunlu olan sismik izolatörlü güvenli yapılaşmanın, başta okullar olmak üzere yaygınlaştırılması için Deprem İzolasyon çalıştayı gerçekleştirdik. İthal ikame sağlayabilmek için yerli sanayimizin de bu ileri teknoloji ürünü geliştirmeye sevk edilmeleri gerektiğini belirttik. Ayrıca art germeli bina yapım teknolojisini üreten yerli firmaların fuar stantlarını gezdik, onları İMSİAD’da misafir ederek dinledik. Ancak bu tür yapı kalitesini yükseltecek unsurların vatandaşlarımızın satın alma tercihlerinde yeterince üst sıralarda olmaması nedeniyle özel sektörde kullanımları sınırlı kalmaktadır. Burada devletimizin bu tür yapı kalitesini oldukça arttıran ürünlerin kullanılması durumunda, toplumsal hazır oluşluk sağlanana kadar da olsa, müteahhitlerimize ve vatandaşlarımıza ilave destekler vermesi tek çıkış yoludur” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ekosektor.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.